TÜRKİYE’DE BİR İLK
Halkların Dostluğu Girişimi adı altında bir
araya gelen aydın, sanatçı, dernek, sendikacılar, TV kanalları, radyolardan
oluşan katılımcılar girişimin duyurusunu ve çağrısını yapmak amacıyla 2 Aralık
Pazar günü Yeni Melek’te bir etkinlik düzenledi.

19 ayrı grup ve sanatçının yer aldığı
etkinlikte 100’den fazla sanatçı sahnede halkların kendi dillerinden
müziklerini seslendirdi. Karadeniz müziğinin önemli temsilcisi Birol Topaloğlu,
renkli grupları Helesa, Dalepe Nena, Kafkas Halklarının sesi Kafdağı Müzik
Topluluğu, Çerkesce parçalarıyla Hava Karadaş, Arap ezgileriyle Ali Nafile,
Grup Nidal ve dahapek çok sanatçının sahneye çıktığı etkinlikte, fotoğraf
sanatçısı Atila Durak’ın 6 yıllık bir emek sonucu ortaya çıkardığı “Ebruli”
sergisi fotoğraflarının sinevizyon gösterisi de ilgiyle izlendi. Dalepe Nena ve
Domane Dersim adlı grupların birlikte sahne alarak Kürtçe ve Lazca parçaları beraber
seslendirmeleri ve etkinliğin sonunda katılımcı sanatçıların hep birlikte şarkı
söylemeleri, günün ruhunun dorukta hissedildiği anlardandı.
Pek çok kişinin yer bulmakta güçlük çektiği
etkinlikte, ayrıca farklı halkların yemekleri, börek ve tatlılarının yer aldığı
stand da ilgi gördü, 14:00’te başlayıp 21:00’e kadar sürerken, 2 bin civarı izleyici katıldı.
Halkların Dostluğu Girişimi, hem girişim
olarak hem “Halkların Buluşması” etkinliği olarak Türkiye’de bir ilke imza
attı. Anadolu halklarının çok farklı renkleri sesleri ve hatta yemekleri bizzat
sanatçıların ve aydınların yoğun emeğiyle yürütülen girişim ve bugüne kadar
gerçekleştirilen etkinliklerdeki gibi bir kurum veya bir organizatörün değil,
sanatçılar tarafından organize edilen bir etkinlik olarak ilk olma özelliğinin
yanı sıra, halklar mozaiği olma yolunda sağlam bir ilk adım olarak da
değerlendiriliyor.
Yayınladıkları Deklerasyon
BÜTÜN HALKLAR KARDEŞTİR !
“Çok
gövdeli bir ağacın ortak meyvesiyim.”
Anadolu’da binlerce yıldır bir arada yaşayan halkların, barış içinde yaşaması
ortak özlemimizdir. Ayrı dillerde, ayrı ezgilerde hep aynı özlemi dile
getirdik.
Bizler farklılıklarımızla yanyana, kardeşçe,
barış içinde, insanca ve onurumuzla yaşamak isteyen “çoğunluğuz.”
Anadolu, halkların kardeşçe yaşadığı bir
cennet olabilecekken bizi cehennemde yaşamaya mahkûm etmek istiyorlar. Bunun
için önce halkların kardeşliğine, dostluğuna saldırıyorlar. Zenginliğimiz olan
farklılıklarımızı kullanarak aramıza kin ve nefret tohumları ekiyorlar. Yakın
tarihimizdeki kitle katliamları, faili meçhul cinayetler, infazlar, linç
girişimleri toplumsal hafızamızda onarılması güç izler bıraktı. Yanı başımızda
da; Bosna’da, Kafkasya’da, Ortadoğu’da halkları birbirine kırdıran emperyalizm,
çıkarları gereği halkların kardeşliğine karşıdır.
Kimi zaman halkları yok sayarak,
aşağılayarak, kimi zaman farklılıklarımızı kardeş kavgasına dönüştürerek
çıkarlarını korumak istiyorlar; ki onların çıkarları biz halkların felaketidir.
Bugün bir kez daha yaratılmaya çalışılan savaş ve şiddet ortamına karşı
çıkmanın tek yolunun barış ve kardeşlikten geçtiğine inanıyoruz.
Bizler bu ülkede yaftalanarak cehennemi
yaşayan, her gün aşağılanan insanlarız:
Örneğin, Çerkes olduğumuz için hain, Kürt
olduğumuz için bölücü ilan edildik. Laz olduğumuz için bizimle dalga geçildi,
Arap olduğumuz için pis, Türkmen olduğumuz için barbar olduk. Alevi olduğumuz
için en pervasız şekilde mum söndüren ilan edildik. Ermeni veya Rum olmak ise
küfürden sayıldı. Ve bunlar her gün farklı şekillerde karşımıza çıktı.
Kimimiz bunlara boyun eğdi, kültürünü,
tarihini unutmaya çalıştı. Kimimiz kendinden olmayanı aşağılayıp üste çıkmak
için çırpındı. Bizler boyun eğdikçe ufaldık, ufaldıkça yok sayıldık. Oysa
hepimiz bu toprakların zenginliğiyiz. Yeri gelir kemençe ile coşar, yeri gelir
kaval ile hüzünleniriz. Düğünlerde kolkola halay çeker, horon ederiz. Cenazelerde
aşımız kaynar, ağıtlarımız yakılır. Evlerde dillerimiz konuşulur. Tüm bu
zenginlikleri bizler yaşatıyoruz ama kaderimiz ortak, yok sayılıyoruz.
Biz de varız!
Farklı hakların bir arada iş yapma kültürünü
geliştirebilmesi, “birbirini tanımasının”, halkların birbirini tanıması
kardeşliğin ve dostluğun ilk adımıdır diyerek, bu toprakları halkların
kardeşlik bahçesine dönüştürmek için, halkların ortak mücadelesini geliştirmek
istiyoruz.
Bu barışçı çaba, gelecek nesillere
farklılıklarından arındırılmış bir ülke yerine, tarihi ve kültürüyle barışık
bir ülke bırakmanın sorumluluğuyla atılmış uzun soluklu bir adımdır.
Bu güzel topraklara rengini veren her halkı,
bizimle aynı özlemi paylaşan tüm kurumları, aydın ve sanatçıları bu süreçte
bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz.
“Ve karanlıklar senaryosunu parçaladığımızda
Bütün şarkılarda kendi dilinde
Şu nakarat dillenir
Bütün Halklar Kardeştir.” (Bekir Kilerci)
Halkların Dostluğu Girişimi
“Kardeşlikten Dostluğa”
ANADOLU KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ (AKA-DER),
ALİ NAFİLE, BİROL TOPALOĞLU, CHİVİYAZILARI YAYINEVİ, DALEPE NENA, ESAT KORKMAZ
(SERÇEŞME DERGİSİ Gen. Yay. Yön.), GOLA KÜLTÜR SANAT VE EKOLOJİ DERNEĞİ, GRUP
HELESA, JİNEPS GAZETESİ, NOR ZARTONK, TrabzonSport.com, VOVA.
Destekleyenler:
ADNAN GENÇ (YAZAR), AHMET TELLİ (ŞAİR), AVESTA YAYINEVİ, BELGE YAYINEVİ, ATİLLA
ERDEN (YAZAR), CAFER SOLGUN(YAZAR-YÜZLEŞME DERNEĞİ), DİPNOT YAYINEVİ, EĞİTİMSEN
ANK. 4 Nolu Şb., ERDAL DOĞAN (AVUKAT), GÖKHAN CENGİZHAN (EDEBİYATÇILAR Der.
Bşk.), HALDUN AÇIKSÖZLÜ (CAN ŞENLİĞİ TİYATROSU) , HALDUN ÖZKAN (EĞİTİM-SEN 8
Nolu Şb. Bşk.), HALİL İBRAHİM ÖZCAN (YAZAR), HASAN YAĞIZ (OLEYİS İç. Ana. Böl.
Sek.), İBRAHİM KARACA (ŞAİR), İKBAL KAYNAR (YAZAR), İLKNUR AÇIKDİLLİ (GRAFİK
TASARIMCI), İŞÇİEVLERİ DERNEĞİ, İŞÇİ GAZETESİ, LEVENT TÜZEL (AVUKAT-EMEP Gn.
Bşk.), MEHMET ATLI, MEHMET ÖZER (ŞAİR), METİN AYHAN (AVUKAT), MUAMMER
KETENCOĞLU, ORHAN GÖKDEMİR (YAZAR), PSAKD MAMAK ŞB., SELMA KOÇİVA (YAZAR),
SERDAR KESKİN, SEZAİ SARIOĞLU (YAZAR), SİBEL ÖZBUDUN (AKADEMİSYEN-YAZAR), SÜHA
TUĞTEPE(ŞAİR), Surmene.Net, ŞÜKRÜ ERBAŞ (ŞAİR-YAZAR), TEMEL DEMİRER
(ARAŞTIRMACI–YAZAR), TELOS YAYINEVİ, TEVFİK TAŞ (TÜRKİYE YAZAR. SEN. Gen.
Sek.), VECDİ ÇIRACIOĞLU (YAZAR), TV Kanalları: Dem Tv, Hayat TV, Su TV, 89.4
YAŞAM RADYO
|