Arşiv Makaleler Nosi

AR XLİPİ ÇAİ / BİR YUDUM ÇAY Yazdır E-posta
Özer Ertaş   
02.12.2007 I 00:42

Image

Günün ilk ışıklarıyla başlar, bir yudum çay keyfi için yapılan yolculuk. Nerede diye sormayın! Tabi ki Doğu Karadeniz’in o yemyeşil çay bahçelerinde. Çaylıktan başlayıp, sıcak evimizde ince belli bardaktan bir yudum çay keyfi için yapılan yolculuk…

Günün ilk ışıkları demiştim. Gün nasıl olursa olsun fark etmez. Güneş, yağmur, çamur, yöre insanı hava nasıl olursa olsun çaylıktadır günün ilk ışıklarıyla.Toplaması bir dert, satması ayrı bir derttir çayın…
Image

Akşam üstü toplanan çaylar satılmak üzere alım yerlerine taşınmak zorundadır. Kimi yerde bu teleferiklerle, kimi yerde arabalarla, kimi yerde de insan gücüyle olur. Artık bedenler yorgundur ve biran önce çayı satıp evde dinlenmek ister. Eğer Çaykur’a verebilirseniz çayınızı ne âlâ… Özel sektörde çay satmak çay toplamaktan da zordur. Hem çayınızı bu zorluklarda satarsınız, hem de hakkınız olan, emeğinizin karşılığını alamazsınız. Ya size bugün git yarın gel politikası uygularlar yada çay karşılığı kuru çay verirler. Verilen çayda en kalitesiz çaydır. Günün sonunda tüm bu olumsuzluklar yorgunluğunuzu bir kat daha artırır.

Üç kez filiz verir çay. En kötü şartlarda dahi üç kez yeşerir inadına…Yine aynı nakarat… Tüm bu saydığım olumsuzluklar aynıdır, hiçbir şey değişmez.

Image

Bu yıl dördüncü kez yeşerdi çaylıklar… Belki bir şeylerin değişmesi umuduyla. Ne yazık ki umut yeşeremedi çay filizleri gibi. Bütün çaylıklar yalnız bugünlerde. Çay filizleri her zamanki gibi bekliyor insanları. Ama insanları o kadar yıldırdı ki son dönem çay politikaları, artık yeşeren çay filizleri bile umudu yeşertmeye yetmiyor. Çaykur çay almadığı için ve özel sektörde çay paralarını ödemediği için dördüncü kez yeşeren çay bahçeleri kendi kaderine terk edildi.

Image

Bir yudum çay keyfi… Çayınızı yudumlarken, bir de bu açıdan düşünün. Çay filizinin size gelinceye kadarki yolculuğuna bir de bu açıdan bakın. Çay tarımı yapan insanlar için hiçte kolay olmayan, aksine zorluklarla dolu olan bir yoldur bu. Arkanıza yaslanın ve yudumlayın çayınızı ama bu anın değerini iyi bilin. Bir yudum çay keyfi için yapılan yolculuğa bir kez de siz çıkın, çayınızı yudumlarken…

Özer Ertaş



Yorum (4)add comment

Otanusi said:

Çocukken çay sadece kahvaltıda bir bardak içimi ısıtan bir şeydi. Büyüyüpte çalışmaya başlayınca işyerlerimde yalnızlığımı paylaşan ve yine içimi ısıtan bir arkadaştı. Önce çayı sevmiyorum sırf sıcak olduğu için içiyorum diye kendimi kandırıyordum ama çok sonraları tamamen vazgeçilmez bir sıcaklık olduğunu fark ettim benim için. Bir tarafımız hep Karadeniz kökenli olsa da içmekten başka hiçbir şeyini bilmiyordum çayın. Birgün bir anlık esintiyle Karadeniz'e gitmeye karar verince bardağımı dolduran sıcak koyu kırmızı sıvının gerçek rengini de gördüm. Bir fotoğraflıkta olsa çay makasını elime aldım ve kestim, bu işlemin nasıl olduğunu gördüm. Toplamanın, satmanın, parasını almanın tüm zorluklarını gördüm ve öğrendim. Çay şimdi daha değerli, yudumlarken boğazımdan sıcak sıcak akan arkadaşımı daha da derine çekiyorum. Nereye giderseniz gidin ucuz olduğu için heryerde ücretsiz yada uygun fiyata satılan bir bardak çay aslında çok değerli ve pahalı. Ben biliyorum...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-12-04 17:49:38
Oylama: +0

belgin said:

O bir yudum çay öyle ısıtırki içimizi,yaprağı gibi yeşertir içimizde gizli kalan umutları.Umutları zehirleyenlerin inadına bizleri yarınlara taşır her yudumuyla.Varsın olsun bunca çile,yeterki dile getirilsin bir yudum çayın tadı.Eline,yüreğine sağlık kardeşim çok güzel bir yazı olmuş.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-12-04 10:40:52
Oylama: +0

Osman Şafak Büyüklü said:

Özer Cuma,

Keyifle içilen bir yudum çayın ne aşamalardan geçtiğini yöre insanları bilir. Çay emekçileri bilir. Sanılır ki bahçeden topla, fabrikalarda işle, keyifle iç.
Hiç de öyle değildir çayın keyifle içme durumuna gelişi.
Yazın sıcağında topla, yağmurlarda topla, taşı, kontenjan diye azar, azar saatlerce vermek için bekle, sonra da emeğinin karşılığını almak için aylarca bekle.
Ne yazık ki bütün emekçilerin kaderi de aynı.


 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-12-02 19:49:53
Oylama: +0

Kamil Aksoylu said:

21 yıl olmuş hiç çay toplamadığım. Bunu bile hesaplamamıştım hiç. O yeşil ıslaklıkla 1986 yılından sonra hiç buluşmadım. Yeşil umudumuzdan damlayan bir yudum çayı okurken sanki o anları yeniden yaşadım. O yeşil ıslaklığı üzerimde hisseder gibi oldum. Özer kardeşim yeşil umudun yeşil yaraya dönüşmesine kendine has üslubuyla parmak basmış. Kendisine teşekkür ederken umutların tekrar yeşermsini dilerim.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-12-02 11:13:37
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Videolar

Son Yorumlar

Karikaturepe
çok güzeller de ben anlamıyorum ama keşke açıklamalarını da yazsanız çok memnun oolucam......
Rize Fındıklı İlçesi Çağlayan ve Arılı D...
vvahh vahh benım memleketım .acırım ken dı halımıze .bazen ruya gorur sun de gun duz ...
3. Geleneksel Horon Günü
gelecekler parmak kaldıersınnn
Mu Oxenoni-Boret!
[b]Gerçekten cok güzel bir yazı olmuş teşekkürler öncelikle.... bu yazının altına yorum y...

Üye Girişi

Kimler Online

8 Misafir ve 2 Üye Online