Arşiv Kamil Aksoylu Mendra Gzalepe

Lazlarda Yer Adları / Toponymy Yazdır E-posta
Kamil Aksoylu   
13.11.2007 I 15:59

Yer adlarının, adbilim çalışmaları içinde geniş bir yeri olduğu söylenmekte. Dünyada bu alanda yapılan çalışmalarla dil, yerleşim ve etnik yapıya dair önemli izler sürülmektedir.

Lazlarda yer adları üzerine bilinen bir çalışma yoktur. Henüz tamamlanmamış çalışmalar sürmektedir. Görünen şu ki, bu alanda köklü bir bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır. Biz bu çalışmamızda yer adlarına adbilimsel bir metoda girmeden yüzeysel olarak değinip, bazı yer adlarının tahminimize göre veriliş biçimlerine birkaç örnekle bakarak inceledikten sonra, Lazona’da halen kullanılmakta olan yer adlarının bazılarını listeleyeceğiz. Zira detaylı bir yer adları çalışması için yer adları bilimi’nin (toponymy) yanı sıra, coğrafya adları bilimi, akarsu adları bilimi (hydronymy), dağ adları bilimi (oronymy) ve kişi adları bilimi (anthroponymy)  gibi alt alanlar arasındaki ilişkileri de bilmek gerekir. Bu alandaki geniş çalışmaları bilim insanlarının ilgisine bırakıp bilgi sahibi olmadığımız alanlarda fikir üretmeyi doğru bulmuyoruz.

Yer adları, üzerinde yaşayanların yaşadıkları topraklara, coğrafyasına ve iklimine göre kendi dillerinde verdikleri isimlerdir. Bu isimler incelenirken bölgedeki geçmiş dönem yaşamına ait önemli izlere de rastlanmaktadır. Geçmişte ve son yıllarda uygulanan isim değiştirme politikaları çok başarılı olmasa da başarı nispetinde tarihi izleri de yok etmektedir.

Yerleşim yerlerine ve yerleşim dışı bölgelere verilen adların konulmasındaki etkenlerin detayında ülkelere göre bazı özellikler olsa da, genel olarak dünyada bir ortak eğilime rastlanmaktadır. Bu ortak eğilimler Lazların yaşamış oldukları topraklara verdikleri yer adlarında da mevcuttur. Bu isimlerin kökeni (etymology) araştırılıp, neye göre hangi dilde verildiği saptanması gerekirken isimleri değiştirip kökten yok etmeye çalışıyoruz. Yaşadıkları topraklara atalarının verdikleri binlerce yıllık isimleri değiştirmenin kime ne yararı olur ki?
    

Yer Adlarında Ortak Özellikler

Adbilimcilere göre yer adlarının veriliş özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.

A – Yerleşim yerinin coğrafyasına, iklimine ve çevresine göre özellikler belirtilip verilen yer adları: Çok engebeli olan Laz coğrafyası akarsu, göl, yağmur, fırtına ve bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Yerleşim alanları dışındaki yer isimlerinin bazen çok geniş alanları kapsadığına rastlanmakla birlikte, çoğu zaman köy içindeki bir sülale hatta aile arazisine kadar inen küçük alanlar olduğu göze çarpmakta. Bu yer adlarının verilişine bakıldığında değişik coğrafi özelliklerin izleri gözlenmektedir. Yani Lazona’da coğrafi yapıdan dolayı çok kısa mesafelerde yerlerin özellikleri değişiyor. Hangi dilde olsa da yer adlarının belirlenmesinde bu değişikliklerin etkileri açık olarak belli oluyor.  Bu özelliklere göre Lazların yaşadıkları topraklara verdikleri isimleri, Türkçe verilen isimlerle karşılaştırarak birlikte  göz atarsak bu isimlerin veriliş yöntemini daha iyi anlayacağımızı umuyorum.

1 – Coğrafi konuma göre verilen adlar: Esentepe, Kıyıcık, Heybeliada, Tepeyurt, Dikyamaç, Karaburun, Beytepe vs.

Lazca: Geduza (düzlük), Didruba (büyük boğaz), T’obaşti (göl başı), Jinisina (üst-yukarı dağ, tepe), Rak’ani (tepe, tepecik).
2 Yerin ve çevrenin doğal yapısı ve doğal renkleri ile isimlendirmeler: Karaköy, Yeşilköy, Akyazı, Sazlık, Kayadibi vs.

Lazca: Kvamçiye (geniş taş), Kvamç’k’udi (yumuşak taş), Omjore (güneşli, güneşli alan), Let’amç’ita (kırmızı yer, kırmızı toprak) Meyaxvaloni (Yukarıdan aşağıya odun vs. atılan uçurumlu bölge) Kvanoğamisa (çevresinde süslü ve güzel taşların bulunduğu bölge. Gelin taşı)
3 – Bir yerin başka bir yere göre konumunu belirten adlar:

Ortacalar, Aşağı ayrancı, Eskişehir, Yolgeçen,
Lazca: Jilenona (yukarı tarla), Jinköyi (yukarı köy), Jilen Napşiti-3’alen Napşiti (Yukarı Napşit- Aşağı Napşit), Dolok’ut’ala (çukur alan)
4 – Çevredeki bitki örtüsü ve ekilen ürünlere göre verilen adlar: Çamlıca, Fındıklı, Kavak, Armutlu, Ağaçlı, Buğdaylı, Bostanlı, Cevizli, Laleli vs.
Lazca: Ntxerepuna (fındıklık), Nez’epuna (cevizlik), Sum3’ipuri (üç gürgenler), Limxanapuna (eğreltilik), Yemişluği (yemişlik), Ok’epe (kendir alanı).
5 – O yerde ve çevrede yaşayan hayvanlara göre verilen adlar: Tavşanlı, Sığırcık, Arılı, Balıklı, Kartalkaya,
Lazca: Coğoç’veyi (köpek yanan yer), Op’urmole (kuşların yoğun olduğu bölge), Noğeceni (domuz yatağı).
6 – Çevredeki yapılara göre verilen adlar: Anadolu Hisarı, Kız Kalesi, Saray, Çifteköprü, Kemerköprü, Kuyubaşı vs.
Lazca: Nokarmat’eni (değirmen alanı), Noxureni (ev alanı), Kvaxinci (taş köprü), Kamat’k’ala (değirmen yanı), nobağuleni (ambarlar, ambar yeri, ambar alanı), Ok’alave (kulübe yapılan yer,kulübe alanı)
7 – Akarsu ve göllere göre verilen adlar: Kalkandere, İkizdere, Pınarbaşı, Dereüstü, Derecik, Soğuksu vs.
Lazca: Maçxaşti (su başı, oluk başı) T’oba3’uk’ali (kazan göl) T’obaşti (göl başı), Meyaçxaloni (şelalenin olduğu bölge).

B – Dinsel inançlara ve kutsallığa göre verilen adlar: Her toplumda olduğu gibi Lazlarda da kutsal yerler ve kutsal yerlere verilen isimler yaygındır. Bunların ayrıntılarında Hıristiyanlıktan Müslümanlığa inanç izleri vardır.

Sofular, Hacılar Mahallesi, Namazgah, Camili vs.
Lazca: Oxvame, Noxvame (dua edilen yer), Mollarak’ani (molla tepesi), Hafizişi (Hafızın yeri)

C – Bazı şahıs, akraba, lakap ve soy isimlerine göre verilen adlar: İnsanlar uzun yıllar boyu yaşayıp sahiplendikleri yerlere bazen isimlerini vermektedirler.
Davutpaşa, Mahmutbey, Sultanahmet, Musazade, Yakuplu vs.

Lazca: Orç’ayişi (Orçayının), Vaidatişi (varidatlı olanlar), Mzuğuişi (Mzuğu’dan olanların), Badiş ona (İhtiyarın tarlası), Çebinaşi. (Çebinaların)      

D – Bazı meslekler ve alet edevata göre yapılan adlandırmalar: Belli mesleklerde öne çıkan bölgeler o mesleklerde adlandırılırlar. Bazen de o mesleklerde üretilen alet edevat ve kullanılan araçlarla anılan yerler de vardır.
Çıkrıkçılar, Manavlar, Kâtipler, Bakırcılar, Yorgancılar vs. Yoğğancepeşi (Yorgancıların). Bakircişi (Bakırcının), Ok’obale (Kepçe/kepçeler yapılan yer. Kepçe yapılan ağaçların bulunduğu yer), Nop’inare (düdük, düdüklü yer, düdük yeri gibi öten, öttürülen alan)

Lazlarda Bazı yer Adları

Bu çalışmada bizim yaptığımız hiçbir zaman gerçek bir etimoloji değildir. Zira etimoloji yapabilmek için dilbilimini bilmek gerektiği gibi geçmişten günümüze bölge ile ilgili dilleri de iyi bilmek gerekiyor. Bu çalışmada bizim yaptığımız bölgemizde var olup insanlar tarafından kullanılmakta olan isimlerin listesi olarak tanımlanabilir. Ancak bunun tanımını da yine uzmanlarına bırakıp etimoloji yapmadığımızı söylemekle yetinelim. Çünkü Lazların yaşadıkları yerlere bu adları Lazların verdiklerine dair kesin bir bilgi yok. O topraklarda tarih boyunca değişik  kültürlerin yaşadığı bilinmektedir. Özgün Lazca yer adları var olmakla birlikte Rumca, Gürcüce, Arapça, Ermenice, Çerkezce ve Türkçe yer adlarının varlığı da  bilinmektedir.Geçmişe ait hiçbir bilgi ve kaynak bulunmayan bu alanda burada söylediklerimiz sadece tahmindir. Bu önemli hatırlatma okuyucunun dikkatine sunulur.

Armoni: Ar–moni. Bir boncuk. Üzerinde yaşayanların söylediklerine göre bu izahatımız doğru olsa da gerçekte böyle olmadığı kuşkusu güçlüdür. Rumca “armonia” kelimesiyle de ilişkili olabilir.

Zxiôici: Birleşik. Ahır önü. Axiri (Ahır) ve p’ici (yüz, ön)

Cpğpöveyi: Birleşik. Coğori (köpek) ve ç’veyi (yanık) Köpek yanan yer anlamında.

Öpröi: Hafif, havadar  anlamında olmakla birlikte yerle ilgili kesin bir anlam saptanamamıştır.

Didrtbz: Birleşik. Didi (büyük) ve ruba (boğaz). Büyük boğaz.

Dplpğpberi: dolo- (aşağıya doğru) ğoberi (çeper). Çevresindeki arazilere göre çukurda kalan ve çeperle çevrilen yer. Çevresindeki araziye göre çukurda olup doğal olarak çevrilmiş yer.

Dolok’ut’ala: dolo-  (aşağıya doğru, derinlemesine olan), -k’ut’ala (Aşağıya doğru, dibe  doğru sivrilen) 

Gargadina: Ateş yakılan yer, ateş alanı tahmin edilmekte.

Geduza: Düzlük yer anlamındadır. Türkçe “düz” kelimesi Lazcaya uydurularak yer isimi haline getirilmiştir.

Golak’ap’inoni: gola- (yana doğru, karşıya doğru) bir eylem bildirirken ön ek olarak kullanılır.   Ok’ap’inu hızlıca atlamak, atlar gibi geçmek. Gola-k’ap’i-noni, atlanıp geçilen yer, çabuk geçilen yer anlamında.

Gunz’egza: Gunz’e/ginz’e (uzun), gza (yol). Uzunyol. Engebeli arazide daha çok kıvrık yolların bulunması, bazı yerlerdeki düz yolların istisna sayılıp uzun yol olarak anılarak  bölgeye isim olmasına sebep olmuştur. Bu isimin yolların gelmesiyle verildiği ihtimali kesin gibidir.

İsina: Evlerden ve köyden uzak, çoğunlukla sahipsiz dağlık ve ormanlık arazi. Eskiden yatakların içine doldurulup döşek yapılan ot türü olan isiri isinada bol yetişir. İsmini bu ottan almış olabilir (mi)?

Jimok’a:  Evin arka civarları.

Jinisina: Yüksek isina.

Kamat’k’ala: Birleşik. Karmat’e- (değirmen) k’ala (birlikte). Değirmen yanı.

Kvaluna: Kva-luna. Taşlı alan, taşlık.

Kvamçire: Birleşik. Kva (taş)-mçire (geniş). Büyük taş, geniş taş.

Kvanç’ala: Nç’ala, dere boyları ve deniz kenarlarında bulunan, fındık ve ceviz gibi kabuklu yemişleri kırmada, yemeğe katılacak biber ve sarımsakları ezmek için kullanılan avuç içi büyüklüğünde pürüzsüz bir taştır. Bu taşların çok olduğu bölge.

Kvanoğamisa: Birleşik. Kva (taş) ve noğamisa (gelin). Güzel taş.

Kutula: Derince, çukurca yer.

Lancğoma: Karanlıkça olan, gölgeli yer.

Let’asap’oni:Birleşik. Leûz (toprak) ve szôpni (sabun) Sabunlu toprak.

Limxanapuna: Eğrelti otunun yetiştiği alanlar.

Maçxaşti: Birleşik. Maçxa (oluk, oluktan su akması) -ş- aidiyet ve -ti (baş) son ek görevi üstlenip maçxaşti  (su akan yerin başı, oluğun başı gibi) olarak bölgeye isim olmuş.

Meçaçxaloni / Meyaçxaloni: Şelale, derelerin başı.

Meyaxvaloni: Ağaç, tomruk ve odunun taşınmasında dağlık arazide yolu kısaltmak için aşağıya doğru döküldüğü yüksek yay yada rampalı mevki.

Min3xa: Mem3xu (eklemek) anlamından  geldiği tahminleri varsa da  yerle ilgisi saptanamamıştır.  

Nobağuleni: No-bağu-leni (bağu: ambar) Ambarlar, ambarlık, ambarlık alanlar.

Nokarmat’eni: No-karmat’e-ni. Karmat’e (değirmen) Değirmen alanı.

Nomodule: Moduli, module (verimli toprak) Verimli yer.

Nomoxeli: Bir bitki türünün yetiştiği yer olarak tahmin edilmekte. Bazı tanımlamalarda da xeli, xela (neşe) dan kaynaklı olduğu söylenmekte. Na-moxeli (sevindirdiğin) gibi.

Nopapeni: Papa (muhallebi)  anlamından geldiği tahmin edilmektedir. Yer ve isim arasında bir bulguya rastlanmamıştır.

Nopat’ene: Alan sahiplerinin büyük kısmı kötü toprak, sert toprak anlamına geldiğini belirtiyorlar. P’at’i, p’at’oni (kötü, kötüye dönük) gibi. Bir de o alanda yetişen bir bitkiden alınacağı tahminleri vardır. Anacak günümüzde çayı saymazsak geçmişte fındık ve mısırın dışında bir tarım yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir.

No’inare: Op’irinoni (düdük, üflenip çalınan çalgı) Düdüklü yer, düdük çalınan yer.

Noxureni:Oxor (ev) Ev yeri.

Oçvet’ela: Oçve-t’ela. Çöplük.

Ok’alave: K’alivi (kulübe) Kulübe yeri.

Ok’epe: K’erpi den geldiği tahmin edilmekte. Kendir alanı.

Ok’ubale: K’op’a (kepçe, ağaçtan yemek kepçesi) Kepçe yapılan yer.

Omjore: O-mjore. Mjora (güneş). Güneş alan yer.

Omt’k’ore: O-mt’k’or-e. Yabanilerin mekanı. (mt’k’ori yabani)

Op’urmole: O-p’urmol-e. Purmolun (kuş türü) olduğu yer.

Ot’alaxe: T’alaxi (çamur). Çamurlu alan.

Sum3’ipuri:Birleşik. Üç gürgen. Üç gürgenin bulunduğu yer, mevki olarak anılmakta.

T’obaşti: Gölbaşı, göbaşı mevkii.

Uşkuğali:Birleşik. Uşkuri (elma), ğali (dere). Elmalı dere.

Xalala: Mxalale (kertenkele) Kertenkeleden geldiği tahmin edilip söylense de bölge ve kertenkeleyle ilgili değişik bir bulguya rastlanmamıştır.

Xerk’i3’ale: Birleşik. Xerk’i (hark), 3’ale (aşağı, aşağıda) Harktan aşağı.

Xincişğali:Birleşik. Xinci (köprü) ve  ğali (dere)

Yak’oviti: Yakuptan gelir. Yakup Peygamberden kaynaklandığı rivayet edilmekte.

Zinge: Sivri tepe.

3’idğu: Verimsiz toprak, verimsiz yer.

3’ixindoli: Kurak, çorak.

3’iprizeni: 3’ipri-zeni. 3’ipri (gürgen) zeni (düzlük yer). Gürgen alanı.

 

Not: Yukarıdaki yer adları hiçbir kaynaktan alınmamış olup, tamamı şahsıma ait bir alan çalışmasıdır. Bu bilgiler kimsenin özeli olmayıp, geçmişten günümüze kadar o topraklarda yaşayan Laz Halkının ortak değerleridir. Bu bilgileri kullanmak isteyenler yazarından ya da Lazebura net sitesinden izin alarak veya almayarak, amacına yönelik istedikleri yerde kullanabilirler.

 

Kamil Aksoylu


Kamil Aksoylu
Yazar Hakkinda:
Yorum (4)add comment

ali aykut said:

İşte bütün sorun burada bunlar bu derelerde nasıl yüzüldüğünü bu derelerde nasıl balık avlandığını bilmezler
Hayatların da bir kez olsun değirmene gitmişlerimi yâda değirmenin ne olduğunu biliyorlar mı acaba
Yâda hayatlarında bir kez olsun terlemişlerimi?
Bu ülkedeki Toprakları dereleri ve denizleri ter yerine kan dökerek kazanılmıştır
Elbette ki kıymetini burada yaşı yanlar bilir gözleri paradan başka bir şey görmeyenler ne bilir
Onun için korkmak lazım bunlar her şeyi satarlar
Zaten yetkilinin biri dememiş miydi ki babalar gibi satarım
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-11-30 11:36:07
Oylama: +0

ali aykut said:

çok güzel bir çalışma tebrikler yanlız birşey varki oda bu dil hangi yöreye ait olduğunu söylemediniz onuda söylerseniz daha iyi olur diye düşünuyorum
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-11-25 16:40:03
Oylama: +0

Musa Kazim Özbirinci said:

Bu türlü çalışmalar yapıldıkça Lazcanın ölmeyeceğine olan inancım daha pekişmektedir. emeklerine sağlık. iyya k'aite
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-11-14 08:11:41
Oylama: +0

Hasan Çetin said:

İçinde çok faydalı bilgiler de bulunan bir çalışma yapmışsınız. Bu çalışmaların devamını sabırsızlıkla bekliyoruz
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-11-13 20:46:45
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Üye Girişi

Özel Mesajlar

Giriş yapmamışsınız.

Kimler Online

6 Misafir ve 7 Üye Online

Önerdiklerimiz

Generated in 0.67802 Seconds
Generated in 0.688639879227 Seconds