Deniz, güneş, kum üçlüsüne dayalı Akdeniz veya
‘Türk Turizmine’ alternatif olarak ortaya çıkan Karadeniz’in karla kaplı
dağları, yaylaları, 3000 metrenin üzerindeki onlarca buzul gölü, dereleri;
macera severlere veya “bilinmezliliği keşfetme” tutkusuna sahip insanlara ev
sahipliği yaparak, turizmde çeşitlenmeyi getirecek bir doğadır.. Kaçkarlar ve
Fırtına Vadisi!...
Turizm, bu coğrafya üzerinde her şeye
alternatif olabilecek, insanların ekonomik gelişmişliğini sağlayacak en önemli sektördür.
Fırtına Vadisinde Rafting Şampiyonası ile
başlayan turizm de çeşitlenme; Kaçkar dağlarının dağcılık sporu için ilgi odağı
olması ve Fırtına Vadisine ulaşım, erişimin Ardeşen üzerinden sağlanması
nedeniyle ilçemiz; Doğa Sporları Merkezi olabilecek bütün özellikleri
taşımaktadır.
Bilindiği üzere Kaçkarlarda yapılan serbest stil
kayak veya helikopter ile kayak nedeniyle Ayder Yaylasının yollarının kış
boyunca açık tutulması, macera ve adrenalin turizmini zirveye taşıyarak Kış
sporlarının ciddi bir potansiyel yaratacağı sinyallerini vermeye başladı.
Yer kürenin ısınması sonucu, yaşanan iklim
değişiklikleri dünyanın en önemli sorunlarının başında geliyor. Sadece güney
yarım küreyi değil beklide dünyayı tehdit eden ısınma nedeniyle Bu yıl
Avrupa’nın çoğu yerinde kar yağmadı veya yeterli kar yağışı görülmedi. Bu
değişimden hiç etkilenmeyen bölge Kaçkarlardır… Ve Kaçkarların, ısınmadan etkilenmemesi
gelecek yıllarda bölgemizin Kış turizmine ne kadar yakın olduğunun açık
göstergesidir.

Yeşilin dantel gibi işlendiği, eko sistemi, flora ve faunanın zenginliği; vadilerden Kaçkar eteklerine serpişmiş
rengârenk çiçekleri; vadiler arasında oluşan bulut denizini görmek, güneşin
muhteşem doğuşunu ve insanı hayallere sürükleyen batışını en güzel Kaçkarlarda
yaşayabilirsiniz söylemini iyi anlatabilir, iyi tanıtabilirsek bölgemizin
ekonomik gelişmişliği inanın turizmden olacaktır!.
Dağcılık: Ülkemizde dağcılık sporunu yapan
yirmi bin lisanslı sporcu bulunmaktadır. Ve Turizmde çeşitliliği getiren bu
spor nedeniyle bu sayı her geçen gün artış gösteriyor. Dağcılık ile birlikte
Trekking ve camping turizmi dağcılık içinde değerlendirilince bu sayı yüz
binler ile ifade edilebilir.
Kaçkarların değişik onlarca tırmanış rotası ve
üç bin metrenin üzerinde onlarca zirve yapılacak tepe nedeniyle ve en önemlisi
Avrupa dağlarında her mevsim buzul eğitimi yapılabilecek en önemli buzula sahip
olmamız nedeniyle; gelecek yıllarda dağcılık, bölge insanının ekonomik
beklentisine bir şekilde karşılık verecektir.
Kaçkar dağları sadece kar ile değil sis ile de
kaplı olması farklı bir sorunu veya sektörü de doğurmaktadır. Sis yüzünden
bölgeye gelen dağcılar rota belirlemede zorluk çekiyor ve kaybolma tehlikesi ile
karşı karşıya kalıyorlar.
Bu nedenle yerel rehberlerin yetiştirilmesi
için Dağcılık Federasyonu ile iş birliğine gidilmeli tırmanış yapmak isteyen
yerli ve yabancı gurupların mutlaka rehber almaları için yasal düzenlemeler getirilmelidir.
Ayrıca, coğrafi yapının uygunluğu, yörenin
tutku ile eşdeğer olması nedeniyle izcilik faaliyetleri yapılabilir ve yurtiçi
ve yurtdışındaki izcilik gurupları ile iletişim kurularak bölgeye gelmeleri
sağlanabilir.
Doğal
Yaşam Bölgeleri
Bu coğrafyada, stresten gürültüden uzak,
hayvancılık ve organik tarımın sürdüğü mezralarda, köylerde “Doğal Yaşam”
yerleri oluşturulabilir.
Ardeşen’e bağlı mezralardan Deremezra başta
olmak üzere Beyazsu ve Hesti gibi yerlerde “Doğal Yaşam Köyü” için çalışmalar
yapılması gerekmektedir.
Buralara yapılacak yatırım nedeniyle bölge
Kongre Turizmi’ne açılabilir. Diğer taraftan oksijen deposu durumunda olan
bölge, AR-GE (araştırma geliştirme) yapan insanlara, bilim adamlarına, sunulabilir.
Doğal yaşam bölgesi oluşturulacak yerlerde;
yerel halkın, tarım ve hayvancılık yapmaları desteklenmelidir… Belkide yörede
kalmalarını özendirmek için sosyal güvence altına alınmalarını sağlamak gerek.
Bu şekilde oluşacak “Doğal Yaşam Merkezleri’ne hem yurtdışından hem de
yurtiçinden ciddi şekilde turist çekilerek bölgenin turizm cenneti olmasına
neden olur.
Bunu yaparken, ahşap yapı ve mimari tarzı
değiştirilmesine izin verilmemelidir.
Öte yandan mezra ve Köy evlerinin pansiyonculuğa dönüştürülmesi için
küçücük yatırımlar gerekmektedir. Banyo, lavoba gibi temizlik ve temel
ihtiyaçların karşılanacağı yerlerin yeniden yapımı sonucunda, bu yapıların turizm
sektörüne kazandırılmaları sağlanır ve yeniden yapılaşmanın engellenmesi
sağlanır.

Akarsu
Sporları (rafting - akarsu kanosu)
Dünyada koruma altına alınan ilk 200 vadiden
biri olan Fırtına Vadisi veya deresini dört bin metrelere düşen yağmur
damlaları besliyor ve yaklaşık 50 km sonra denizle
bütünleşen yağmur damlaları Fırtına’ya dünyanın en hızlı akan nehirleri arasında
yer almasına neden oluyor.
Fırtına, rafting sporu için 2 den 5’e kadar zorlu
parkurlara sahip olması nedeniyle, bu sporu yapmak isteyenlere çok değişik
adrenalin imkanı sunmaktadır. Diğer taraftan Fırtına Vadisinin doğu kolu diye
adlandırılan Ardeşen Deresi’ni Zğem ve Dutxa Dereleri besliyor ve akarsu kanosu
için ideal bir parkurlara sahip.
Daha çok Antalya bölgesinde yapılan rafting,
ülkemize 50 milyon dolar civarında bir ekonomik getiri sağlamaktadır. Ancak akarsu
cenneti konumunda olan bölgemizde, maalesef yeterli tanıtımın olmaması ve bu
sporu yaptıran ticari kuruluşların yeni yeni sektöre girmeleri ile istenen
boyutta değildir. İki sene üst üste yapılan Türkiye Rafting Şampiyonasının Fırtınada
yapılması, rafting yapan kulüp sayısının çokluğu nedeniyle Fırtına, Rafting
Merkezi olma yolundadır. Yeterli tanıtım yapılması halinde rafting bölgede 12
ay yapılabilir ve doğa sporlarının turizme yansımasının en iyi örneği olur.
Ayrıca Türkiye de ilk olan Osman Tatoğlu Doğa
Sporları merkezinden yararlanılarak akarsu sporlarına yönelik eğitim kampları açılabilir,
ilgili federasyon ve üniversitelerle iletişime gidilerek rehberlik kursları
düzenlenebilir.

Kış
Turizmi
Turizmin en önemli getirisi şüphesiz ki kış
turizmidir. Gelişmiş ülkelerde, kış aktivitesine katılımın aşırı yüksekliği
nedeniyle ciddi yatırımlar yapılmaktadır.
Kaçkarlarda veya Fırtına Vadisinin doğu kolu diye nitelendirilen Zğem ve
Dutxa Vadilerinin hemen üzerinde iki – üç bin rakımlarda yer alan Altıparmak yaylalarının
büyük kısmı sırt üzerinde olmaları nedeniyle çığ tehlikesi olmayan doğal kayak
pistleri bulunmaktadır. Buraların altyapı sorunlarını gidererek kış turizmine kazandırılması
için çalışmalar başlatmak gerekiyor.
Yayla Turizmi ve Şenlikleri: Son yıllarda yayla turizmi yükselen değer…
Ancak yaylalarda çarpık yapılaşmaya izin verilmeden, yayla evlerinin
pansiyonculuğa dönüştürülmesi için çalışmalar yapılmalı. Yayla şenlikleri müzik
şöleni veya konserlerden çok, yayla geleneği, yayla kültürünü yansıtacak bir
şekle dönüştürülmeli.
Atıl durumda olan yayla evleri küçücük
yatırımlarla turizme kazanılabilir ve bu, Bölge insanının çay tarımına
bağımlılığını azaltarak aile ekonomisine katkılar getirir…
Yaylaların, yaylacılar tarafından 15–30 gün
süre ile kullanıldığını düşünürsek yüzlerce yayla evinin turizm içinde
değerlendirmesi sonucunda yöreye ciddi bir ekonomik getiri getireceği
düşünülmelidir.
Temmuz ve Ağustos aylarında “Yorgan ile
uyumanın hazzını yaşamak isteyen binlerce insana yaylalarımızda, konaklama
imkânı sağlamak çok zor değildir.
Yayla evlerinin pansiyonculuğa dönüştürülmesi ve
yayla yollarının iyileştirilmesinden sonra bölgenin turizme kazandırılması
sağlanabilir.
Ardeşen’de Turizme açılabilecek yaylaların
başında Sırtyayla, Zizeni, Golazena, Tobamzga, Dereyayla, Balıklı, Çamlık ve
Büyük Yayla gibi yaylalardır.
Offroad ve Jeep Safari: Bölgede ulaşımın
güçlükle sağlandığı yayla yollarında offroad ve jeep safari turu aktiviteler
için parkurlar bulunmaktadır. Bu parkurların başında Dutxe (Tunca) vadisinden
Deremezra yolunu kullanarak Zğem(Yukarı ve Aşağıdurak) vadisine ulaşılabilir ve
bu aktivite içinde olan insanlara vadi boyunca eşsiz seyirler sunar.
Turizm ve Yatırım: Deniz mevsiminin kısa oluşu
nedeniyle turizm işletmecileri, yatırımcıları bölgeye yatırım yapmaktan uzak
duruyorlar. Ancak İlçemizde geçen yıl
açılan Green Ayder Otelinin tuttuğu istatistiğe baktığımızda yörede yapılacak turizm
yatırımlarının karlılığını göstermek için iyi bir örnek olacaktır.
Acenteler
bazında Ardeşen’i 14.700,
Münferit
ziyaretçi: 6.700,
Yabancı
turist: 938
Toplam:
22.338 kişi konaklama yapmıştır.
Turizmin gelişimi için en önemli öğelerden
biri de yetişmiş elemandır. Bölge turizminin gelişimine katkıda bulunacak ve
sektörde çalışacak eleman yetiştirilmesi için gerekli yatırımlar yapılmalı, alt
yapıdaki eksiklikler giderilmeli ve en önemlisi Akdeniz’e verilen Turizm
teşviklerinin bölgeye verilmesi sağlanmalıdır.
Sonuç
olarak:
- Yayla evlerinin pansiyonculuğa
dönüştürülmesi ve pansiyonculuğun teşviki,
- Yayla yollarının iyileştirilmesi,
- Turizmde çalışacak yetişmiş personelin
yetiştirilmesi,
- Kamp alanlarının belirlenmesi, kamp bölgelerinde
alt yapının yapımı,
- Yüksek bölgelerde dağ evlerinin yapılması,
- Turizm işletmecileri ve yatırımcılarının
teşvik edilmesi, arsa, kredi desteği sağlanması,
- Kış sporlarının bölgeye çekilmesi için
belirli bölgelerde teleferik, telesiyejler, babylift yatırımlarının yapılması,
- Doğa sporlarının tanıtımı, rehber ve sporcu
yetiştirilmesi için sivil toplum kuruluşlarına destek verilmesi, kamu ile ortak
çalışılmasının desteklenmesi,
- Doğa ve Mavi Tur’u desteklemek, Fırtına
Vadisi ve Kaçkarların cazibesini arttırmak için Yat limanı yapılması,
- Doğal Yaşam Köyleri veya bölgelerinin
oluşturulması, bu sektörde çalışacak kişilere Avrupa örneklerinde olduğu gibi
teşvik edilmeleri, sosyal imkân sağlanması,
- Bölgenin tanıtımı için uzun vadeli bir eylem
planının yapılması gerekmektedir.
Hasan Önder
TDF Dış İlişkiler Kurul Üyesi
Dokadak Kulüp Başkanı
Fotoğraflar: Hasan Önder
|