Ne
tuhaf degil mi? Ne zaman dunyanın herhangi bir yerinde savas karsıtı
gosteriler duzenliyor olsa, sanki ozellikle hazırlanmıs gibi kaygı
verici silahlanma haberleri gundeme oturuveriyor. Aslında bugun
Berlin’de gerçeklestirilecek olan buyuk barıs yuruyusu ile ilgili bir
yazıyı kaleme almayı dusunuyordum.
Alman
barıs hareketi, toplumsal ve politik solu 15 Eylul yuruyusuyle hem
Alman ordu birliklerinin Afganistan’dan çekilmesini talep edecek, hem
de sozde »terore karsı savas« ile baglantılı olarak demokratik ve
sosyal hak budanımını protesto edecek. İste bu çerçevede »teror ve islam« baslıgı altında Almanya’da hararetle yurutulen, en son »islam dinine geçen Almanların fislenmesi« zırvasıyla devam eden tartısmalara deginmek istiyordum.
Ama yazımı kale aldıgım Persembe gunu okudugum kuçuk bir haber, yazının içerigini degistirdi. Okumussunuzdur, haber soyle: »Rusya,
bombaların babasını yaptı. (...) Genelkurmay baskan yardımcısı
Alexander Rukschin:... dunyanın en guçlu vakum bombasının ilk denemesi
basarıyla sonuçlanmıstır. (...) Bizim, bombaların babası adını
verdigimiz silah Amerikan bombasından dort kat daha guçlu olmasına
ragmen, ondan bir kaç kat daha hafif. İnfilak ettigi alanda yarattıgı
ısı da iki misli daha fazla. (...) Yeni silahın nukleer esasa gore
çalısmaması da buyuk ekolojik onem tasıyor.«
Sevsinler.
Militaristlerin ekolojiyi bu kadar dusunebilecekleri hiç aklıma
gelmezdi dogrusu. Hani Rus militaristlerinin »ekoloji sicilini«
bilmesek, inanacagız neredeyse. Uretilen vakum bombasını silah
uzmanları »aerosol bombası« olarak da nitelendirmekteler. Iste
bu »aerosol bombasının« daha az etkin olanını Rus militaristleri
Çeçenya’da defalarca kullanmıslardı. Çeçenya’nın »ekolojisi« hepimizce
mâlum oldugundan, Rukschin tavarisin ekolojik onemden ne kastettigi
anlasılır.
Ama gelin »bombaların babasının« isleyisine bakarak, nelere kadir oldugunu bir gorelim: »Uçaktan atılan vakum bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlıyor. Bu patlamadan yayılan patlayıcı toz imha edilecek alanın
uzerine seriliyor. Ikinci asamada ise bombanın ikinci haznesinde
bulunan patlayıcı aerosol, ates alarak çevredeki patlayıcı tozu
tetikliyor. Olusan kapsamlı vakum dalgası tahribat alanındaki basıncı
asagı çekiyor. Etki alanı içinde kalan tum canlılar, tıpkı mikro dalga fırına konmus çig yumurta gibi içten parçalanıyor«.
40
ton TNT gucundeki vakum bombasının etkisi bu. Eger mikro dalga fırında
çig yumurtanın nasıl patladıgını gormediyseniz, denemenizi salık
veririm. Ardından gozunuzu kapatıp, yumurta yerine bir insanoglunu, bir
hayvanı, bir canlı varlıgı tasavvur edin. Nano teknoloji yardımıyla
uretilen bu »baba bombanın« yaratacagı dehset gozunuzun onune
gelecektir.
Rukschin tavaris, bombanın nerede kullanılacagını da soyle açıklıyor: »Bu yeni bomba, orduya ulusal guvenligi koruma ve terorist saldırılara herhangi bir yerde ciddî karsı koyma gucu verecek«.
Aslında general Rukschin’in bu soylediklerinden, Rusya’nın onumuzdeki
donem savunma ve guvenlik politikasının nasıl bir yon alacagı belli
olmakta. Enerji devi olup, dunyadaki konumunu guçlendirmeye çalısan
Rusya da, aynı ABD ve AB gibi yayılmacı bir politikanın yol açacagı
sonuçlara karsı kendisini hazırlıyor anlasılan. Sozde »terore karsı
savas« nasıl saldırı savaslarına ve isgale yol açıp, isgal altındaki
ulkelerdeki direnisi tetiklediyse, Rusya’nın etki alanında bulunan
ulkelerdeki gelismeler de benzeri bir yon izleyebilir. Bu durumda da,
olası »terorist direnis hareketlerine« karsı kullanılacak uygun (!)
silahlar simdiden hazır.
Okurlarımız
belki de, »yahu 50 milyon ton TNT gucundeki nukleer silahların yanında
bu vakum bombanın ne onemi olabilir ki« diye sorabilirler. Haklı bir
soru, ama nukleer silahların kullanılma olasılıgının pek buyuk
olmadıgı, ancak konvansiyonel silahların kullanıldıgı bolgesel ve
sureli savasların gunumuzun bir realitesi oldugu dusunulurse, uretilen
silahın onemi ortaya çıkar. Yani kısacası, Turkiye’de gorup neredeyse
kanıksadıgımız »kirli savas« ve enstrumanları dunya çapında olagan hâl alıyor. Kaygı verici olan bence bu.
Murat Çakır
|