Arşiv Makaleler Otanusi

Kendi halinde bir müzik yolcusu Yazdır E-posta
14.09.2007 I 22:25

Image
Efkan Şeşen
Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık için uzun yıllardır savaşan biri Efkan Şeşen. Hem yeni albümü “Yüreğine” ile hem de yaptığımız röportaj ile sizleri Efkan Şeşen ile buluşturuyoruz.

Otanusi: Efkan Şeşen kendisini nasıl tanımlıyor?

Efkan Şeşen: Çöl... çok sıcak… Kurumuş her yer  susuzluktan. Dudaklarım da çatlamış… Oysa içimde, kenarında insanların serinlediği nehirler akmakta ve  şarkılarımı mırıldanarak durmaksızın yürümekteyim… Kendi halinde bir müzik yolcusuyum yani.

Otanusi:
Kendi adıma şarkılarınızla sıcak  çöllerden serin nehirlere doyduğumu söyleyebilirim. Peki neden müzik? “Ben müzik yapacağım” kararını verdiren nedir?

Efkan Şeşen: 12 Eylül 1980 sonrasının şartlarıdır diyebiliriz. Gelişen toplumsal muhalefetin müzikle birlikte bir parçası olmaktı bana düşen. 

Otanusi: Evet müziginizde bu yansımaları hissediyoruz. Tarzınızın tanımı var mı?

Efkan Şeşen: Kendim için bir tanım düşünmedim. Kalıcı bir şeyler yaptıysak, zaman, müziğimi de bir tarzla ifade edecektir. Biçim ve içerikte kendime bir sınır koymadığım için ve halen arayışlarım olduğundan,  kendimi bir tarzla ifade edemem, yetersiz kalır çünkü. Yaşadıklarımın yansıması olan bir müzik sunduğumu düşünüyorum.

Otanusi:
Müzikte kimlerden etkilendiniz. Bize Efkan Şeşen’i kazandıran kimler?

Efkan Şeşen: Müziğimin şekillenmesinde birebir insanlardan etkilendim diyemem. Ama gösterişten çok müziğe gönül ve emek vermiş olan her  müzisyen beni çok etkilemiştir. Ürünleri ve emeği ile yürüttüğü çalışmalarını mütevazi yaşamı ile birleştirmiş bir çok müzisyen beni elbetteki  her zaman olumlu etkilemiştir. Saysam... bir çoğunun adını bilmezsiniz belki.
Image
Otanusi: 4 yıl boyunca Grup Yorum’da bulundunuz. İlk olarak Yorum’la çalışma nasıl başladı. Bu zaman zarfı içindeki çalışmalarınız, katılımlarınız ve Yorum’dan ayrılışınız.

Efkan Şeşen:  Öncesi ile bugünlerin bir ara durağı oldu Grup Yorum’da yer alışım. Ama en iyi öğrencileri yetiştiren bir okuldu Grup Yorum. Müziğin her aşamasında aktif olmayı da bu süreçte öğrendim.  Her grup üyesi gibi, düşünsel, pratik, müzikal vb. her türlü üretimin bir parçasıydım bende. Müzikte toprağa bağlı bir duyarlılık, mütevazilik ve de içtenlik taşıyorsam, o sürecin  bundaki payını hiç küçümsemem. Ve her zaman saygıyla anarım. Üretimlerini paylaşmak açısından insanlara yakın durmanın bir müzisyen açısından paha biçilmez zenginliğini bu zamanlarda öğrendim. Herkese nasip olmadı bu zenginlik. Bir çok müzisyen arkadaşım da benzer süreçleri yaşadılar tabi.    

Otanusi: Neden grup değil de tek başına devam dediniz?

Efkan Şeşen:
Aslında bir çok nedeni olan bir konu. Ama ağır basan şey müzikte kendi üretimlerimi ifade etmek için kullandığım bir tercih diyelim.

Otanusi:
Müzikte bir hedef olmalı mı, sizce bir hedef var mı?  Çalışmalarınızla istediğiniz kitleye ulaşabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Efkan Şeşen:
Müzik yaşamımın bir parçası. Bu saatten sonra ne onsuz nede tamamen onun kısırlaştırıldığı ortama teslim olabilirim. Epeyi tecrübemiz oldu. Müzikteki kişiliğimizi ve de üslubumuzu oturttuğumuzu sanıyorum. Üreten bir müzisyen için, ürünlerini insanlara ulaştıracağı bütün aşamalara hükmedebilme özelliği tarifsiz bir özgürlük duygusu yaratırsa, ben bunu doyasıya yaşıyorum.

Onun için hedef tutturmak diye bir kaygı taşımaktan çok, müzikle kendini ifade etmek keyfini yaşıyorum dersem yalan olmaz. Kitlelere ulaşmaksa… Hayır. 

EFKAN ŞEŞEN’den yeni bir albüm daha…..YÜREĞİNE

Image Bu güne değin, söz ve müzikleri kendisine ait eserlerden oluşan sekiz albüm
çıkartan sanatçının “ YÜREĞİNE”  adlı yeni  çalışmasını siz müzikseverlerin beğenisine
sunuyoruz.

Türkü formunda yeni eserlerin bir araya getirildiği albümde sanatçı “Yüreğine”
adlı eseriyle ana fikir olarak‘‘..taş bile yosun tuttu kuytularda yüreğin çözülsün” diyor..    ‘‘Filistin’e Bahar’’,      “Ben yiğidi bilmez miyim’’, ‘‘ Sana söylerim sözümü ’’, “Bu ne yokuş” vb. gibi genel toplumcu içeriği gözden kaçırmayan eserlerinin yanı sıra ‘‘Azenya ’’,  “Dermanımsın Yar”, “Duy Sesimi”’ gibi eserleriyle de sevda türkülerini dillendiren sanatçının albümde,artık ciddi katkılar sunan ailesi ile yorumladığı, söz ve müziği kendisine ait “ Muğu3xepe” (Yıldızlar) adlı lazca bir eserde bulunmakta.
“Hazindağ “ ise bir seyyahın yolculuğunu ve türküsünü dillendiren yaşanılmış eserlerinden biri olarak albümdeki yerini aldı. Sözleri, Pir Sultan Abdal, Köroğlu ve Karacaoğlan’a ,müziği kendisine ait üç yeni eser daha yorumlayan sanatçı, “Gel Ha Gönül Havalanma”adlı türküyü de albüme koydu .

Müzik yolculuğuna, düzenlemeleri ve bir çok enstrüman kaydını kendi gerçekleşti- rerek devam eden  Efkan Şeşen ‘in  bu çalışmasına,  bir çok değerli müzisyen katkı sunmuştur. Yönetmenliğinin  Didar Şeşen’e , kapak ve  stüdyo  fotoğraflarının  Sanatçı İlyas Akkuyu’ya  ait olduğu bu  albümün, orjinalinin satın alınıp tüketilmesi dileğiyle  sizlere  sunmaktayız. ŞEŞEN MÜZİK YAPIM

Efkan Şeşen Resmi Websitesi: www.efkansesen.net
Bu Albümü IDeFIXE`de satın al!


Otanusi:
Bir çizginiz var ve hep bu çizgide kaldınız. Bundan sonraki projelerinizden söz eder misiniz? Özgün tarzınızda değişiklik var mı?

Efkan Şeşen:
Bundan sonra çok büyük değişiklikler olmaz ama yaşadıklarımın ve de duygularımın müzikteki yansıları şartlara ve dönemlere göre farklı farklı olabilir. Yani üretim hiç durmaz. Projelerim elbette var. Gerektikçe bunları farklı çalışmalar olarak çıkarıyorum zaten.

Otanusi:
Dikkat çekici bir şey de, albümünüzdeki tüm parçaların söz ve müziğinin size ait olması. Bunun herhangi bir sebebi var mı?

Efkan Şeşen:  Sürekli ürettiğimden ve kendi duygularımı önemsediğimden, dışarıdan eser alma ihtiyacı hiç duymadım.
Image
Didar, Efkan ve Sinan Şeşen

Otanusi: Ailenizde sizden başka müzikle uğraşan var mı?

Efkan Şeşen:
Hangi birini sayayım? Eşim, kızım, oğlum. Yani müzisyen bir aileyiz. Eşim müzik öğretmeni, kızım Mimarsinan Üniversitesi yarı zamanlı eğitimden mezun, flüt çalan ve de şu an hukuk eğitimi alan bir avukat adayı, oğlum Mimarsinan Üniversitesi  gitar öğrencisi. Müzikle uğraşmayan yok demek daha doğru olur.

Otanusi:
Efkan Şeşen’in geçmişinden, müziğinden evrensel bir kişi olduğunu biliyoruz. Ama Efkan Şeşen bir Laz. Laz kimliğini üzerinde taşıyor mu? Bu kimlik çevresinde etkili oldu mu?

Efkan Şeşen: Evet bir lazım. Her ne kadar dili iyi konuşamasam da, belli zamanlar, insanlarımın  içerisinde ve köyümde sıradan biri gibi yaşama becerisini gösterecek kadar da kendi diyarımı seviyorum ve toprağıma da sahip çıkıyorum. Tabi bir müzisyenin böyle bir yaşam zenginliğinden beslenmesi de doğaldır. Fakat şu durum iyi anlaşılsın isterim: Ben bir misyon sanatçısı değilim. Şehirde büyüyen ve çok yönlü duyarlılıkları ve müzikal üretimleri olan biriyim. Laz müziğinin şekillenişi ve ifadesinde bir iddiam yoktur. Öncelikle yaşadığım bölgenin, yani  lazların bu gününü ve kendi duygularımı yeni üretimlerle anlatıyorum. Bu benim zaten temel özelliğimdir. Ancak sadece lazlarla sınırlı değil, bu bölgede kardeşçe yaşayan bir çok etnik halkın kültürüne de duyarlıyım. Yaşamımın belli bir süresini (yaz aylarını) bu bölgede geçiren bir müzisyen olarak, üretimlerimle, gerek bu bölgede, gerekse yaşadığım büyük kentte bu özelliklerimle herhangi bir çevrenin veya kurumun sahiplenişine tanık olmadım. Bu durumdan da rahatsızım doğrusu. 

Otanusi: Günümüzde hala Lazların ayrı bir halk olduğunun, farklı dil ve kültürlere sahip olduklarının bilinmediğini söyleyebiliriz. Yaşadığımız zamanda yok olma tehlikesi altındaki bu dil ve kültürü korumakta gençlere çok iş düşüyor. Laz dili ve kültürünü sahip  çıkmak adına gençlere ne önerebilirsiniz ve Laz gençliğinin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Efkan Şeşen:
Benim çokca kafa yorduğum bir konu olmamasına rağmen, bu bölgede yaşarken edindiğim izlenimin pekte sağlıklı olduğunu söyleyemem. Çünkü büyük kentlerin tüketim kültürü ve bir çok hastalık ne yazık ki buraları da sarmış. Bu sorun, ülkenin bir çok yerindeki ezici yayılmacılığını burada da göstermiş; bir çok etnik yapının kendini ifade edişi ve kültürünü korunmacılığının üstüne de çıkarak onları geriletmekte. Bence bu global bir sistem sorunu olarak karşımızda duruyor. Laz dili ve kültürüne sahip çıkmak çabasını saygı ile karşılıyor ve destekliyorum. Ancak çözümün, daha genel bir mücadele zemininde de şekillenmesi gerektiği de açık.

Otanusi: Size katılmamak mümkün değil. Peki Lazca! Geçmişi çok eskilere dayanan köklü bir dil. Efkan Şeşen Lazca için ne düşünüyor.

Efkan Şeşen: Daha bilinçli ve de metodlu yaklaşarak var olan eksiğimi kapamalıyım diye düşünüyorum. Bu konuyu önemsiyor ve bir heyacan da taşıyorum..

Otanusi: Müzik geleceğe miras bırakılabilen en anlamlı yollardan biri. Bu bağlamda Lazca müzikte çok önemli oluyor. Lazca parçalarınızın söz ve müzikleri kendinize ait. Türkçe sözlü müzikte olduğu gibi Lazca müzikte de başarılı olduğunuz bir gerçek. Tamamı lazca parçalardan bir albüm yapmayı düşünür müsünüz?

Efkan Şeşen: Neden olmasın... Bazen anlatmak istediklerim bir albüme bile sığmayabilir.

Otanusi:
Son yıllarda iyice yaygınlaşan etnik müzik ve etnik müzik popülerliğine nasıl bakıyorsunuz?

Efkan Şeşen:
Kendi müzik kültürünü ifade etmekte itina ve sabır ile gerçekleşmiş her çalışmayı önemsiyor ve heyacanla karşılıyorum. Böyle çabalar, her etnik kültür için kendini ifade ediş başlangıçlarında güçlü çıkışlar olarak belirirken, sonrası, kısırlığa dönüşmekte nedense... Süreğen bir hastalık gibi. Bir yerde deniz bitiyor... Ve yeni yaşamın yeni ürünlerini yaratma sorumluluğu ile baş başa olan müzisyen, dümeni eski yerlere kırıyor ya... pek hoş göremiyorum bu durumu.

Samimi bulmuyorum çünkü... çalışmanın kendisini de dinleyince bunu anlıyorsunuz zaten. Geriye bir birini tekrar eden ve de sadece biçimsel yeniliklerle ışıldayan  bir piyasacılık kalıyor ki, kitlelerin sanatsal algısının yetersizliği ile sanatsal eleştirinin azlığı ve sığlığı birleşince popüler kültürün içi boş malzemeleri haline geliyorlar. Çok kötü bir durum bu ve sistemin daha fazla malzemesi haline dönüşmesi üzücü.

Otanusi: Son albümünüze baktığımızda politik söylemlerin eskiye oranla azaldığı gözleniyor. Bunun nedeni sizce nedir?

Efkan Şeşen: Ben kendi yaşadıklarımı ve duygularımı esas alarak eser üretiyor ve de albümleştiriyorum. Son şeklini verirken dışarıdan yardım alır ve zenginleştiririm. Bunlar, ailem ve bazen de yakın arkadaşlarımdır. Ama eserlerimin ve albümlerimin yapısında böyle bir özellik size yansıyorsa bu, benim yaşamımdaki değişikliklerinde bir yansımasıdır aynı zamanda. Albümlerim benim suretlerim gibidir. Ama bir şeyi de belirtmek isterim. Şarkıda politik söylem yapmamışsınızdır ama politik bir durumu değişik imge ve ögelerle anlatmış olabilirsiniz. Böyle bakarsak son albümüm oldukça politiktir benim için! Zaten müzikte de olsa kendinizi özgün ifade edişiniz böyle bir şey değil mi?” Dünyanın yanakları allı yeşilli…gelecek dünden belli”..neyi anlatır?..bazen dosdoğru söylemekte anlamlı ve gerekli olabilir. Bu duyumsanabilir ama sanatta farklı ifadeler olmasaydı, herkes aynı gerçeği aynı söylemle ifade ederek bizi ne kadar doyurabilirdi? 

Otanusi: Aydınlatıcı bakış açınızla şimdi daha iyi alğılayabiliyorum. Şu anki müzik piyasasından bahsedersek durumu gerçekten kötü. Büyük paralar harcanıp bir albümlük sanatçılar yaratılıyor. Elbetteki Efkan Şeşen bunlardan çok uzakta ama albüm satışlarında ve tanıtımlarda etkileyici rol oynuyor bu tip çalışmalar. Gönül ister ki, insanlar alınteriyle, anlamlı besteleriyle gündeme gelsinler. Efkan Şeşen’in gönlü ne der?

Efkan Şeşen: Siz de hep yaralara parmak basıyorsunuz hani. Kendi müziğini aranje edip yorumlayan ve de kendi yapımcılığını üstlenen yüzü halka dönük bir müzisyenin, popüler kültürün egemenliği karşısındaki yaşadığı zorlukları kalem kalem ifade etsek, bu söyleşi yetmez derim. Ben gelinen nokta itibarıyle bir çok şeyi anlayabiliyorum ama yaşanan süreçlerden ve de kültür sanat adına kaybettiklerimizden (bana göre) içine düşülen kısırlıktan ciddi bir rahatsızlık duyulmamasını; var olan duruma göre bir şeylerle
yetinilmeye çalışılmasını anlıyamıyor ve hazmedemiyorum. Çünkü bu biraz vicdan ve duygu sorunu aynı zamanda… Başka ne diyeyim. Yeri gelmişken belirteyim. Mayıs ayında 9. çalışmam “Yüreğine” yi çıkardım. Onca çabama rağmen (bazı gazete, tv ve de radyolarda söyleşiler oldu) şarkılarımı konserlerle insanlara ulaştırma şansını henüz bulabilmiş değilim. Bunun elbette bir çok nedeni olabilir. Ama hiçbir neden, seçici olduğunu söyleyenlerin bulunduğu bir ülkede, üreten ve de mütevazi koşullarda müziğini sunmaya çalışan bir müzisyeni bu kadar yokmuş gibileştirmemeliydi. Benimle olan ilişkisini, yalnızca eserlerimin mp3 lerini özensizce tüketmek olanlara başka ne söyleyebilirim…
Armut pekmezi yaparken
Armut pekmezi yaparken

Otanusi: Bilinçli ve seçici olan her kişinin ortak rahatsızlığı bu durum. “Yüreğine” albümünün de çok başarılı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Biraz da memlemet! Son zamanlarda Arhavi’ye daha fazla zaman ayırdığınızı duyuyoruz. Herkes gibi genel bir durum mu, yoksa sizce özel sebepleri de var mı?

Efkan Şeşen: Eşim ve ben köyde çok iyi dinleniyoruz. Yanlış anlaşılmasın yan gelip yatmıyoruz. Toprakla, bahçeyle, meyve ağaçlarıyla vs. ilgileniyor ve de olanaklarımıza göre her sene bir parça eklediğimiz evimizin inşaatında da fiilen çalışıyoruz. Irmaktan gelen çakal sesleri, bir taşın altından çıkan bir yılan beni eskisi gibi korkutmuyor artık.  Çünkü, onu ekolojik bütünlüğü ile kabul ediyorsanız ve sizi sürpriz bir şekilde arkadan vurmadığını görüyorsanız, daha bir uğraşıyorsunuz ve de size dönen güzelliğin ödülünü tarifsiz bir huzur olarak aldığınızı görüyorsunuz. Doğanın bize burada bahşettiği güzelliği iki ay doyasıya yaşarken neler hissettiğimizi bilen bilir.. 

Otanusi: Karadeniz anlatılmaz yaşanır bir bölge. Kelimelerle ifadenin zor olduğunu düşünüyorum. Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Söyleşimize eklemek istediğiniz başka şeyler var mı?

Efkan Şeşen:
Ben teşekkür ederim. Bu söyleşi sayesinde, beni  izleyenlerinizle buluşturduğunuz için...

Röportaj: Otanusi

Lazebura



Yorum (8)add comment

Dersimli Nesimi said:

Grup Yorum ile tanımışdım onu. Yorumdan ayrılışının bazı sebepleri var tabi ancak önemli olan bu değerli insanın müzik yaşamına devam ederek yeni ezgiler üretmesi. Laz kültürünün ve tüm türkiye toplumunun özgün sesi o.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-24 21:13:07
Oylama: +0

esra said:

bu röportaj için otanusi'ye ve bizi yeni albümüyle buluşturan efkan şeşen e çok teşekkür ediyorum.kaliteli müzik dinlemek çok güzel sağolun.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-23 13:26:38
Oylama: +0

Otanusi said:

Bu özel röportaj için bana destek olan herkese teşekkür ederim. Benim için aydınlanmak ve aydınlatmak adına önemliydi bu röportaj. Zaman ayırıp sorulara özenle verdiği yanıtlar için Efkan Şeşen'e teşekkür ediyorum. "Yüreğine" albümünü de herkesin edinmesini tavsiye ediyorum.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-14 10:11:51
Oylama: +0

özer said:

Bunca çatlak sesin çıktığı günümüz müzik piyasasında,sesiyle duruşuyla sağlam,ben buradayım diyen biri Efkan Şeşen.Popülarite ve taklitçilikten uzak,yaratıcı kişiliğiyle dimdik ayakta duran nadir kişilerden biri…
Bu bağlamda yeni nesil müzisyenlerin de çok şey öğrenebilecekleri,kendilerine örnek alabilecekleri bir insan.
Bu içten ve güzel röportajı için Ebru’ya teşekkürler.

Na-bgorumt kyona,doloxe-çkunis ren…Şa o3k’omilu miçkit’tan…
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-14 09:07:55
Oylama: +0

Kamil Aksoylu said:

Evet bu duruş, gerçekten kendi halinde, kendine has özgün bir duruştur ama hiç kolay bir duruş değildir. Zaten pek kolay olmadığı söyleşiden de anlaşılmaktadır. Daha da önemlisi bu duruşu benimseyip koruyabilmeleridir.

Efkan Şeşen uzun yıllardır müzik yapmaktadır ama bize sunulan içi boşalmış tüketim kültürü adını duymamızı, müziğiyle buluşmamızı hep engellemiştir. Bu durum dün olduğu gibi bugün de sürmektedir. Lazeburanın araladığı bu minik kapıyı bu bağlamda çok anlamlı buluyorum. Genç kuşaktan bir çoklarının bilemediği Efkan Şeşen ismi ve müziğini sayfasına taşıyıp üyeleriyle buluşturan Lazeburanın bu yöndeki çalışmalarını destekliyoruz.

Böylesine yalın ve özgün bir söyleşiyi önümüze kadar taşıyan Ebru arkadaşımıza teşekkür ediyorum.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-13 10:59:09
Oylama: +0

özgür said:

efkan şeşen öz kültüründen kopmamış popiler kütürün malzemesi olmamış ender sanatçılarımızdan biridir.kendisi ekranlarda pek gözükmesede onun dinleyici kitlesi bellidir.gerçek müziği yapan zaten böyle sanatçılardır.tam anlamıyla halk sanatçısı.
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-13 10:48:22
Oylama: +0

mcitamurun3xi said:

efkan abimiz muhalif sanatçı kişliği ile toplumsal mesajlarını vermeye devam ediyor. halk türkülerini ve de halkçı mücadeleyi bu günlere taşıyan binlerce muhalif yürek gibi maddi çıkar beklemeksizin emeklerini esirgemediler.
önemli olan var olabilmektir.yokolan bunca popüler kirliiğe bulaşmadan varolabilmek.
onurlu mücadelelerinden ötürü sn efkan şeşen ve ailesini kutluyorum. (son zamanlar da 20 yıl önceki popüler aşk ve acı dolu arbesk taverna müziği yaparak rant peşinde koşanları samimiyete ve örnek davranışlara davet ediyorum.)

kai xeşa .. mont'ruk'aşa lazonaşa..
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-13 09:41:45
Oylama: +0

Cengiz Kibaroğlu said:

Değerli Editörümüz Otanusi, Sayın Efkan Şeşen ile çok keyifli ve başarili bir Röportaji bizlere taşıdı. Röportajı okurken keyif almamak mümkün değil.Bu başarili Röpörtaji için Otanusiye ve ayrıca Laz müziğine ve kültürel zenginliğimize katkılarından dolayı Efkan Şeşen`e teşekker ederim. Başarilarinin devamını dilerim..
Gurişa og3ala mo içodas...
 
Şikayet et
Beğenmedim
Beğendim
2007-09-13 00:42:49
Oylama: +0

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...

Google Reklamları

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

7 Misafir ve 2 Üye Online
Powered By PageCache
Generated in 0.31013 Seconds
Generated in 0.374216079712 Seconds