Arşiv Makaleler Murat Çakır

1 Eylul yeniden Yazdır E-posta
Murat Çakir   
23.08.2007 I 00:07

Bugün, Alman baris hareketinin geleneksel eylem gununun 50. yildonumu. Bir çogumuzun Dunya Baris Gunu olarak tanidigi 1 Eylul, Federal Almanya’da Hitler ordularinin 1 Eylul 1939 sabahi Polonya’ya saldirisiyla baslayan 2. Dunya Savasi’nin yildonumu vesilesiyle, 1957’den bu yana »Antikriegstag«, yani antisavas gunu olarak anilmakta.

Toplumun tarih hafizasi unutkan oldugundan, hatirlatmada yarar var: ilk Dunya Baris Gunu girisimlerini 1845’lerde ingiltere’deki pasifist din adamlari baslatmislardi. Daha sonralari, 22 Subat 1896’da ingiliz ressam Felix Mascheles’in atolyesinde bir araya gelen Bernhard Shaw gibi pasifistler, adada buyuk bir dalgaya neden olmuslardi. 22 Subat 1906’da Britanya’nin yaklasik 600 kentinde mitingler gerçeklestirilmis ve savaslar lânetlenmisti.

Almanya’da da, 1918/1919 »Kasim Devrimi«nden sonra Karl Liebknecht ve Rosa Luksemburg’un antimilitarist dusuncelerinden etkilenen Bertha von Suttner’in girisimiyle ve sonralari sosyaldemokratlar ile sendikalarin da katilimiyla, 1. Dunya Savasi’nin baslangiç gunu olan 1 Agustos »Bir daha savas, asla!« siari altinda antisavas gunu olarak anilmaya baslandi. 1921’de Almanya’nin 250 kentinde yarim milyonu askin insanin katildigi mitinglerle antisavas gunu kitlesel bir hareket haline geldi. Ancak bu kitlesel hareket, ozellikle Almanya’nin yeniden silahlanmasinin basladigi 1928’den sonra Nazilerin iktidara yuruyusunu engelleyemedi.

2. Dunya Savasi’ndan sonra gençlik orgutlerinin olusturdugu »Antimilitarist Aksiyon«un girisimi ve Alman Sendikalar Birligi DGB’nin sahiplenmesiyle, 1 Eylul antisavas gunu olarak geleneksellesti. Donem donem yuzbinlerce savas karsitini sokaga dokebilen bu eylem gunu, bugun 50. yilinda.

Yildonumunu vesile sayarak baslara, yani 1845’lere donup bugune kadar geçen sureye baktigimizda, kitlesellesen, hatta Irak Savasi’na karsi oldugu gibi en guçlu donemlerinde dunya çapinda milyonlari bile sokaga dokebilen baris hareketlerinin onemli bir handikabi ile karsilasmaktayiz: Salt savasa karsi olmak, savaslari engelleyememektedir. Antisavas gununun 50. yilinda da dunyamizda baris degil, savas hukum surmektedir.

Bu, baris hareketlerinin basarisiz veya savasa karsi yapilan yuruyuslerin gereksiz oldugu anlamina gelmiyor elbette. Tam aksine, baris hareketleri, toplumlarin farkli kesimlerinin savasa karsi olan kaygilarini artirmis, hatta birbirlerine dusman olan ulkelerin 1945 sonrasi Avrupa butunlesmesi dusuncesini ilk baslarda »kitamizda savas olmamali« ilkesinin çerçevesinde biçimlendirmelerine katki sunmuslardir.

Amma velâkin, savaslarin gerçek nedenlerini dikkate almayan bir savas karsitligi, bunun otesine gidememekte ve savaslari engellemede etkin olamamaktadir. Almanya orneginde bunun sorumlulugunu ilk basta sendikalarda aramak gereklidir. Yani hem dunyanin her tarafina silah satarak kan ve yikim uzerinden kâr yapan silah tekellerinin varligini »isyerlerinin korunmasi« gerekçesiyle savunacaksin, hem de savasa karsi çikacaksin. Bu ne kadar inandirici olabilir ki? Ya da, emperyalist yayilmaciligin yarattigi zenginlikten pay alarak, gorece refahini saglayan Bati Avrupa toplumlarini neoliberalizmin kiskacina sokan uluslararasi malî piyasalarin dayatmalari ile »onleyici savaslar« arasindaki baglantiyi gormeden, barisi savunacak, ama ayni zamanda da sozde »terore karsi verilen savasi« destekleyeceksin. Ardindan da defalarca barbarliga donusmus olan Bati modernizminin degerlerini evrensellestireceksin. Neyin barisi olabilir ki bu?

Ya da Turkiye ornegine bakalim: savas karsitlari olarak – son derece hakli bir biçimde – dunyanin çesitli ulkelerinde suregiden savaslara karsi kitlesel olarak sokaklara dokuleceksin, ama kendi kapinin onunde yurutulen kirli savasa, imha ve inkâra kayitsiz kalacaksin. Ýste, daha bir kaç gun oncesinde hemen yanibasinda, Sirnak’in Uludere ilçesinde paramparça edilen bedenler gordun. Silahli mucadeleye karsi çikabilir, pasifist olabilirsin. Ama bugun 1 Eylul Dunya Savas Gunu’nu hatirlatmak için çiktigin Turkiye sokaklarinda bu vahsete nasil tepki vereceksin?

Mesele iste burada. Salt savasa karsi olmak yeterli degil. Somuruye, ezilmeye, yayilmaciliga, kisacasi kapitalizme karsi olmayan savas karsitligi, barisi saglamiyor. Savasin da, fasizmin de yeserdigi toprak kapitalist somuru oldugundan, baris ancak antikapitalist mucadeleyle savunulabilir. Sizleri bilemiyorum, ama 1 Eylul’un bana yeniden hatirlattigi bu gerçektir.

 

Murat Çakir


Yorum (0)add comment

Yorum yaz
Yorum yazabilmeniz icin sisteme giris yapmalisiniz.

busy




Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Güncel Etkinlikler

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:17 | Lazebura©

article thumbnail 28 Kasım Cuma akşamı saat 18:00'de ODTÜ Mimarlık Amfisi'nde Karadeniz, Enerji Politikaları, Hidro Elektrik Santraller ve Çevre Konulu Panel ve ardından Birol Topaloğlu'nun...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazuri Nenaçkina (Lazca Dilbilgisi)
lazca şiir var mı ya bu sitede acele lazım
Lazlar'ın Siyasal eğilimine bir Bakış
cevap yazmakta bir hayli gecikmiş olsam da yazıma yönelik yapılmış olan eleştiriyi cevaplama ...
Megrelo Lazlar ve Gürcüler
saol abı ıyıkı bole bır kaynagı bızle paylastı bunu hep yap skudasen lazurı nena vağurase...
Dereler Özgür Aksın Konseri!
bu sitede editör faşizmi var herhalde onun onayından geçmeden fikirlerimiz yayınlanamıyor

Google Reklamları

Yeni Üyeler


şüyimşine

Laxeri

Lazowic_53

FENERLİYİM53

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

1 Misafir ve 1 Üye Online
Generated in 0.88371 Seconds
Generated in 0.886315107346 Seconds