|
Feb 26
2008
|
Fındıklı DereleriYazan otanusi in Etiketsiz |
Fındıklı Derelerinin binlerce yıldır aktığı ve çevresine hayat verdiği vadiler, dere havzalarındaki ekolojik sistem, kültürel ve sosyal yapıları ile bölgemizi diğer yörelerden ayıran belirgin özelliklerdir. Çağlayan ve Arılı Dereleri ile ekolojik, sosyal özellikleri aynı olan ve aynı havzadan beslenen Fırtına Dereleri de birkaç yıldır Hidroelektrik santral sorunu ile yoğun bir şekilde mücadele vermektedir. Çağlayan ve Arılı derelerinin aktığı vadiler, bakır ve yaban hayatı korunmuş sürdürülebilir hayati devam ettirebilen son havzalardan biridir.
Küresel ısınmanın dünyamızı ciddi bir şekilde tehdit ettiği bu günlerde, doğal hayatın ve ekolojik yapının korunmasının önemi açıktır. Vadilerdeki yerleşim yerlerinde kendine özgün kırsal mimarisi dünya çapında öneme sahip olup turizm ve akademik çalışmalara konu olmaktadır. Kaynaktan denize döküldükleri yere kadar içilebilir özelliklerini koruyan Çağlayan ve Arılı derelerinden başka bir akarsuyun bulunmadığı ülkemizde, bu derelere has endemik bir tür olan ve kırmızı benekli Deniz Alaları sadece bu derelerin sularında üreme ve yaşama ortamı bulmaktadırlar. Tüm canlı türlerinin yaşam kaynağı olan su, özellikle yöremizde, ekolojik sosyal ve kültürel yapının temel taşı olup, suyun olmaması halinde bu bölgede yaşamın kesinlikle olmayacağı açıktır.

Derelerimizin aktığı vadilerde suyun hayat verdiği çay, fındık, kivi, bağcılık üretimleri yapılamayacak, insanlarımız ölüme mahkum edileceklerdir. İşte suyun hayat olduğu bölgemizde, hayatımızı bitirecek bir daha zamanın ve paranın geri getiremeyeceği hasarlar yapacak Hidro Elektrik santralleri yapım projeleri hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Doğu Karadenizin cennet köşelerini yok edecek onlarca HES projelerinden 19 adedi her biri 1 ile 6 MW kurulu güçte olup, yaklaşık 20 km uzunluğundaki Çağlayan ve Arılı derelerinde kurulmak istenmektedir. DSİ tarafından Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca Su Kullanım Hakkı Kanunu çerçevesinde bölgemizdeki su rejimini değiştirecek bir dizi Hidroelektrik santralı ve Regülatörü yapılması planlanmaktadır. Ülkemiz elektrik ihtiyacının yüze birlerini karşılayacağı tahmin edilen bu HES projelerinin her birine onlarca yapımcı firmanın başvuru yapması üretilecek enerjiye devletin alım garantisini vermesi düşünülmesi gereken bir durumdur. Çağlayan ve Arılı derelerinde uygulanmaya çalışılan bu projeler ile suyun bir kısmı tünellerle başka derelere akıtılacaktır. Buda bu derelerin ölmesi demektir. HES lerle derelerimiz suyu kuruyacağı gibi 19 adet HES in iletimini yapacak hava iletim hatları kuşların bile özgürce gökyüzünde uçmasını engelleyecektir.

Ancak bizler, yöre insanı olarak tüm yaşam alanlarımızı ortadan kaldıran, çayın, fındığın, kivinin yaşam alanını sona erdiren; Alabalıkların Arıların yok olmasını, insanların yok olmasını ortaya çıkaracak bu HES projelerini kesinlikle istemiyoruz. Hiç bir ekonomik nedenle savunulamayacak bu projeler ile yağışın eksik olmadığı, toprak yapısı nedeni ile her yıl onlarca can ve mal kaybına yol açan heyelanların artacağı, patlatılacak patlayıcı maddeler, kesilecek devasa ağaçlar, açılacak yollar ve tüneller ile elektrik iletim hatları canlı yaşamı yok edeceğinden, geçmişimizden bize kalan bu doğa harikası yerlerde birileri rant sağlasın diye feda edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Yaşamımızın devamı için bir yıldır devam eden hukuki mücadelemiz tüm engellemelere karşı devam ediyor ve edecektir. Burada yaşamdan yana olanların desteklerinin artarak devam edeceği konusunda beklentilerimizle beraber,
sayan anlayışlara karşı........
TÜRKİYE İÇİN,
DÜNYA İÇİN....
Miting: 28 Şubat 2008 Fındıklı /RİZE





