<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>İlk Çağlarda Lazca Yazı</title>
		<description>Comments for İlk Çağlarda Lazca Yazı at http://www.lazebura.net , comment 1 to 3 out of 3 comments</description>
		<link>http://www.lazebura.net</link>
		<lastBuildDate>Fri, 16 May 2008 15:36:51 +0100</lastBuildDate>
		<generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
		<item>
			<title>...</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/784/1776/#comment-1429</link>
			<description>(yazinin devami)


Bugün kendine Kartveli diyen Gürünlerin tarih sahnesine çıkış tarihleri bellidir. M.Ö. 4 yy. İlk Gürcü Krali Parnavazdir ki onun gürcülüğü de tartışmalıdır. Çünkü bu dönemde Doğu Gürcistan Akamenik lerin egemenliği altındadır. M.Ö 4 yy a kadar Kartilere ait (Gürüclere) ait siyasi herhangi bir kurum, devlet vs. de bilinmiyor. 

Doğu Gürcistan sırası ile Erken Transkafkasya Kültürü (M.Ö. 3500-2200), Trialeti Kültürü (M.Ö. 2000-1200). M.Ö. 1200 ile 7-5 yy arası koyu renkli çanak çömleklerle karakterize edilen bir baksa kültür var, ama bunlarım kim olduguna dair herhangi kesin bilgi yok. Fakat bazi yazarlar Trialeti kültür ile Hint-Avrupalıları ilişkilendirir. 

Bugüne kadar ciddi bir herhangi araştırmacı da bu kültürleri Gürcüler ile ilişkilendirmedi . Erken Demir cağında Doğu Gürcistan’da Kırmızı renkli mallar ile karakterize edilen bir yeni bir kültürün varlığı gözleniyor. Bazı yazarlar net olmamakla birlikte, bunların Kafkas Albanalar olduğunu belirtiyor-ki Kafkas Albanalar Hint-Avrupa dili konuşan bir halktı. Akabinde ki dönemde bölge  Akameniklerin kontrolüne girdi. Doğuda bunlar olurken batıda, Kolheti’de tarihsel gelişim tamamen farklıdır yürüyordu. Kolheti de ne Erken Transkafkasya nede Trialeti Kültürüne rastlanır. M.Ö 19-18 yy dan M.S 4 yy kadar Batıda kesintisiz bir materyal kültür vardı ve bu kültür herkesin bildiği Kolheti kültürüdür. 

Bilim diye politik propaganda yapmak, sadece bilim etik ile çelişmez, insanları da aptal yerine koymak tir. 

Özet olarak:
 Laz-Megrelce Gürcüce’nin lehçesi filan değil, baslı başına bir dil dir.
Kolheti Gürcü (Kortu) medeniyeti değildir.
Kartveli adi Gürüclerin (Kortulerin) adi dır. Megreller-Lazlar, Svanlar Kartveli olarak adlandırılamaz. Bu adlandırmanın  politik olduğunu anlamaya, amacının da Laz-Megrelleri, Svanlari Gürcülestirmek olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yok.

Bu konu hakkında ilerde geniş bir şekilde ele alıp, Kartvelistlerin iddialarının neden  Gürcü şövenist uydurmalar olduğunu kaynaklara dayanarak göstermeye çalışacağım.

Şimdilik bu kadar 
Kaiobate

Gubaz




 - Gubazݞ݀</description>
			<pubDate>Fri, 29 Dec 2006 18:09:42 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Kisim I</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/784/1776/#comment-1428</link>
			<description>İlk Cağlarda Lazca Yazı  baslıklı yazımda verdiğim dil sınıflaması (ki bu bana ait sınıflama değildir)  sayın Aksoylu’nun düştüğü  yoruma yanlış anlaşılmalara izin vermemek için bir iki cümle ile açıklama getirmem gerekiyor.

Kartvelistlerin (Gürcü milliyetçi ideolojiyi savunanların) iddialarını su şekilde özetlemek mümkün:

1-Lazca-Megrelce Gürcüce’nin bir lehçeleridir. 
2- Lazca-Megrelce Gürcüce’nin bir lehçesi olduğuna göre onlara göre Laz-Megreller de Gürcüdür . 
3- Kolhi medeniyeti Gürcü medeniyetidir. 

Bütün bunlardan yola çıkarak Lazlar-Megrelle, Svanlar Kartvelidir, yani Gürcüdür, Kolheti medeniyeti de onlara göre Gürcü medeniyetidir.

Bu iddiaların ne akılla, ne  mantıkla, nede bilimsellikle bağdaşır yani yoktur. Temel amacı herkesi gürcüleştirmek tir ve  Türkiye’den bildiğimiz Güneş Dil teorisinin gürcü versiyonundan öteye de gitmez.

Benim yazımda belirttiğim grafik ile Kartvelist tezler arasında paralellik kurmak zordur. Çünkü o grafikte Güney Kafkas dil ailesine mensup dillerin, yani Svanca, Laz-Megrelce ve Gürcüce’nin dillerinin ortaya çıkış süreçlerini (lehçeyi değil) gösteriri. Bu dillerin çıkış tarihlerinde bazı değişiklikler olmasına rağmen, bütün ciddi dilbilimci tarafından kabul edilen sınıflamadır.

Pukuradze :”Bütün tarihçiler Laz-Megrel folkloru ve dili ile Gürcü folkloru ve dilini bir bütünün parçaları kabul eder” ve  “MÖ 1800 yıllarına kadar Laz-Megrel dili ile bugünkü Gürcistan’ın dili olan Gürcüce aynı ve tek dildi. Bu dilin adı ‘Kartveluri dili’ idi” diyor.

Bütün tarihçilerin Laz-Megrel folkloru ve dili ile Gürcü folklorunu bir kabul eder iddiası safsatadır. Yok böyle bir şey. Ancak Pukuradze gibi Kartvelistler bunu iddia ediyor. Biraz  Tarih ile arkeoloji ile ilgilenenleri Kortu, yani Iberya Kültürü ile Kolheti kültürü arasında hiç bir iliksinin olmadığı, ayni sekilde Lazika  döneminde de durumun ayni olduğunu bilir. Hıristiyanlığın ilk döneminde, Gürcü analları (tarihsel kaynaklar) bile açıkça Megrellerin Egros tan, Kartlilerin de Kartlos tan türeme olduğunu kabul eder. Bu teolojik açıklama önemli bir noktayı gösterir, o da Kortuler bile (Gürcüler) o dönemde de bu iki toplumun, yani Megreller ile Gürcülerin   farklı etnik kökenden olduğunu o dönemdeki toplumun tasavvur dünyasında yer aldığını açıkça gösteriyor. Bu rahatlıkla anlaşılabilir çünkü o dönemde Gürcüler ne siyasi olarak neden kültürel olarak Bati Gürcistani demine edebilecek durumda idiler.

Gelelim su: “MÖ 1800 yıllarına kadar Laz-Megrel dili ile bugünkü Gürcistan’ın dili olan Gürcüce aynı ve tek dildi. Bu dilin adı ‘Kartveluri dili’ idi” iddiasına.

Öncelikle  M.Ö.1800 lerde, veya 2000 lere kadar ortak olduğu düşünülen dilin nerde konuşulduğu kesin olarak bilinmiyor, ikincisi bu dili konuşan topluluğun kendilerine ne ad verdikleri, veya komşularının bunlara ne ad verdiklerine dair ortada en ufak bir veri yoktur, çünkü ortada yazılı hiçbir kaynak yok. Değil Gürcistan’da Anadolu’da bile daha yazılı eser yok bu dönemde.  Sayın Pukuradze bu dilin adi “Kartveluri idi “ diye kesin ifade kullanınca insan merak ediyor nerden buldu bu bilgiyi acaba?. 
 - Gubazݞ݀</description>
			<pubDate>Fri, 29 Dec 2006 18:08:40 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Araştırmalar Üzerine</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/784/1776/#comment-1424</link>
			<description>Yazının bilimsel olmasının yanı sıra, özellikle yorumun bana göre objektif olması birkaç paragraf karalamama neden olmuştur.

Resim 1 de verilen Alman araştırmacı  Rosen’nin çalışmasında Lazca’nın Arapça olarak yazılması ve çok yakın sayılabilecek bir geçmişe ait böyle belgelerin bulunabilmesini,  çok kıt olan kaynaklarımız açısından umut verici olarak görmekteyim. Şekil 1 de verilen şamanın üzerindeyse biraz durmak isterim.

Laz Dili ve Kültürü ile ilgili Gürcü resmi İdeolojisi bilinmektedir. Kısa ve net olarak söylersek, Laz Dili aslında Gürcüce’dir, Laz Halkı da aslında Gürcü’dür. Bunlar kesin ve net olarak her zaman dile getirilmese de yuvarlanarak söylenenlerin sonucu budur. Bu sonucun kötü olduğunu elbetteki savunmuyoruz. Gürcülerle kardeş halk olmak ve kardeş dili konuşmanın kardeşlikten öte kötü bir yanı yoktur bana göre. Ancak bizim için önemli olan resmi ve ideolojik kaygılar değil,  bilgilerin mantıklı ve bilimsel verilerle somutlaşıp gerçeklerin sunulabilmesidir.

Ben bu konularda çok bilgiye sahip olmadığım için nasıl söylemek gerekir de pek kestiremiyorum ama şöyle izah etsem meramımı anlatabilirim herhalde. Bazı Gürcü araştırmacılarının sunduğu verilerin bana mantıklı gelen yönleri vardır. Bunların yukarıda Gubaz Çibarişi tarafından verilen bilgilerle paralel yanlarını görmekteyim.  Şekil 1 de verilen şemada bu paralellik gözüme çarpmakta.

Gürcü araştırmacı Prof. Şuşana Pukuradze’nin bir roportajında söylediklerini aktarmak istiyorum.* “Bütün tarihçiler Laz-Megrel folkloru ve dili ile Gürcü folkloru ve dilini bir bütünün parçaları kabul eder” diyor. “MÖ 1800 yıllarına kadar Laz-Megrel dili ile bugünkü Gürcistan’ın dili olan Gürcüce aynı ve tek dildi. Bu dilin adı ‘Kartveluri dili’ idi” diyor.  Daha sonra da bilindiği gibi,  MÖ 1800 lerde Kartveluri dillerinde bir bölünme olduğunu, önce Svancanın, sonra da Lazca ve Megrelcenin lehçe olarak ayrıldıklarını söylüyor. 

Şimdi bu bilgiler Gubazın yazısıyla paralellik taşısa da, gerek Pukuradze, gerekse de başka Gürcü araştırmacılarının sonuç olarak söyledikleri genel Gürcü söylemlerinin dışına çıkmıyor.

Örneğin şekil 1 de “Güney Kafkas Dil Grubu” olarak adlandırılan bu dil grubunu, sözünü ettiğim araştırmacılar “İber-Kafkas Diller Ailesi” bütününde “Kartveluri Dilleri” olarak tanımlıyor. Daha sonrada Kartveluri dillerinin MÖ 18.yy. başlıyan ayrışmalarla Svanuri ve Zanuri iki kol ayrımıyla Kartuli, Megruli ve Lazurinin  yol haritaları çiziliyor. 

Benim bu kadar uzun anlatımla söylemek istediğim şudur: Öyle yada böyle, çok ayrıntılara girmeden Gürcüce, Lazca-Megrelce ve Svanca aynı annenin çocuklarıdır diyebilir miyiz?

* Çveneburi: Yıl 1998  Sayı 28 
 - Kamil Aksoylu</description>
			<pubDate>Thu, 28 Dec 2006 13:10:28 +0100</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
