<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>Kendi Kimliğimizle barışık olabilmek!</title>
		<description>Comments for Kendi Kimliğimizle barışık olabilmek! at http://www.lazebura.net , comment 1 to 5 out of 5 comments</description>
		<link>http://www.lazebura.net</link>
		<lastBuildDate>Sat, 06 Sep 2008 04:12:44 +0100</lastBuildDate>
		<generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
		<item>
			<title>...</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/1069/1836/#comment-2255</link>
			<description>      Sn.Aksoylunun deyimiyle hafif bir uslupla yerinde konulara değinilmiş ,yine yumuşak bir tarzda sitem edilmiş dikkat çekmeye yönelik bir yazı 
       Ancak yazılar, zaten okuma tembeli olan insanlarımızı sıkmayacak tarzda olursa  dahada etkili olacağı kanaatindeyim
        kaleminize sağlık
        kaite.. - hamdiselimoglu</description>
			<pubDate>Thu, 13 Dec 2007 12:42:45 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>...</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/1069/1836/#comment-2153</link>
			<description>Bu yazı bence kolay anlaşılabilir bir  dil kullanımının  yanında oldukça yumuşak bir üsluba da özen gösterilerek yapılmış bir durum değerlendirmesidir.  

Beş kişinin bir araya gelip ortak bir paydada buluşamaması başka türlü nasıl izah edilebilir, ya da başka türlü izah edilmesine gerek var mıdır bilemiyorum. Benim hep anlatmak istediğim ve bir türlü anlatmayı beceremediğim bir değerlendirmedir bu. Elbette ki yazarın kendisi de dahil olmak üzere hepimize bir pay çıkar bu yazıdan. Çıkmalıdır da.

“Her şeyi kendi elimizin altında bulundurma isteği ve buna bağlı olarak kişilik sorunu” diyor Kibaroğlu. Evet ne yazık ki bu durum böyle devam etmektedir. Bugün topluma mal olmuş kişilerin eserleri bu durumda olabiliyorsa zaten başka türlü bir anlam da çıkmaz.

“kişisel sorunları başka bir formatta genel sorun olarak ortaya atma eğilimleri de oluyor.”  Bu davranışların korumaya çalışılan kültüre verdiği zararı da bir bilinse…

Sonuç olarak henüz el değmemiş sayılan Laz dili ve Kültürü üzerine hep fikir yerine biraz da bilgi diyemiyorsak. Ben, sen, o yerine, biz olamıyorsak. Elbette ki atanı, tutanı, kaçanı kovalamakla uğraşacağız.  Kimsenin kendisini kandırmasına da gerek yoktur. 
 - Kamil Aksoylu</description>
			<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 15:56:04 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title> cumalepeşi  gza</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/1069/1836/#comment-2152</link>
			<description>lazepeşi kultura şeni na içalişams koçepe dido renan.artikatis ar moxtan do hem oras lazurişeni mu iven mu variven mu pat yado ipaamitaşi lazepeşi kultura şeni kai dulyape ivasen.
 irri lazepes dido dulyape uğunan toli gon3'k'eyi var uğunan. lazuri nena   na ğurun var uçkinan.lazepe artikatişe var mulunan ha ya dido çetin mesle ren.
  lazepe k'ala dopxedaten. gamabimğoraten, bibgaraten, dobişumaten, oko3k'eyi bivaten . ok'açxe doxedu do ogzalu do oparamitu kodoboguraten.
  ar artikatis dobdigat do . hem oras .. mu ivasen bz'iraten.
var ivuna xolo dopxedaten. xolo misinapaten.xolo bigzalaten xolo pçaraten.
  na mulun cumalepe kala koçepe steri biparamitaten.
  hayde artikatişe - lord</description>
			<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 11:58:37 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>...</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/1069/1836/#comment-2151</link>
			<description>Uzun emek ile hazirlanan guzel bir yazi... Laz dili ve kulturu konusunda insanlarin duyarsizligi, ilgisizligi uzerine yapilabilecek cok iyi  tesbitler içeriyor... keske yazi daha kisa tutulup verilecek mesaj daha net olsa diyecegim... Evet insanlar okumaya, arastirmaya, ogrenmeye aşırı bir duyarsizlik gosteriyor... belkide yazi dilinin yerini alan gorsel materyallar bu duyarsızlıkta en önemli etken... bu nedenle farkli strateji gelistirmeli, daha degisik organizasyonlar, oyunlar, soylesiler yapilmali... bilinclendirme, kulturun, dilin korunması bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum... Bu coğrafyada bütün kültürler, diller olduğu gibi korunmali ve herkes daha bir duyarlı olmalı dıyorum...

selamlar - Hasan</description>
			<pubDate>Tue, 09 Oct 2007 22:24:20 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>...</title>
			<link>http://www.lazebura.net/content/view/1069/1836/#comment-2150</link>
			<description>Bir kültür içinde büyümek ile o kültürü sonradan öğrenmek ve tanımaya çalışmak arasında çok fark vardır. Ben bu yolda gitmek zorunda olan biriyim. Neden bu kadar geç kaldığımı bilmiyorum. Ama yaşamak ve yaşatmak adına çalışmak gerektiğini biliyorum.

İmece gerçekten güzel bir tanım olmuş. Bir fikre sahip çıkabilmek, o fikir için ortak çalışmak insanoğlu için erdem gerektirir. Başarabilmek bu uzun yolda bir adım demektir.

Orient kültürler olarak ele alamayacağım ama Lazlarda şöyle bir birlik-beraberlik var. Memleketten gelen akrabasını kendi firmasında işe alıp birlikte düğün-dernek-horon gecelerine katılmak. Ama birlik beraberlik bu olmadığı gibi bu şekilde organize de olunamaz zaten. Yazı da organize olamama çok iyi ele alınmış. Bunu aşabilmek bile bir adımdır.

Bugüne kadar oluşan her harekette, her kutuplaşmada her çabada iyi-kötü kendimizden bir şeyler aramamız gerek. Birey olarak mutlaka bir payımız var hepimizin. Hatalarımız için özür dileyip elele vererek yola devam edebilmeliyiz. 

Gençligin daha duyarlı olduğu konusunda ne yazık ki Cengiz Kibaroğlu'na katılamıyorum. Lazebura'nın içinde olmak sürekli üyelerle iletişim kurmayı gerektiriyor. Üyelerin çoğunluğu da gençlerden oluşuyor. Genel olarak bakacak olursak gençler çok duyarlı gözüküyor ama iletişim kurduğumuz gençlerin çok azının duyarlı olduğunu görüyorum. Bunda yaşadığımız dönemin, popüler kültürün, büyük kentlere göç ve teknolojinin büyük katkısı var. Savaşmamız gereken en büyük sorun budur.Gençleri kültüre yaklaştırabilmek ve bu konuda çalışmalar yapabilmek gerekiyor.

Fikirlerimizi paylaşabilmek, fikirleri sahiplenebilmek ve kültürü korumak adına elele çalışabilmek dileğiyle... - Otanusi</description>
			<pubDate>Tue, 09 Oct 2007 03:47:46 +0100</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
