Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
tacize ve tecavüze son (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 4
BAŞLIK: tacize ve tecavüze son
#9780
mavii (Kullanıcı)
Gönderiler: 4
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
tacize ve tecavüze son 29/09/2008 21:10 Karma: 10  
Dünya üzerinde anlatılmayan ve gerçekleştiği ne kurban ne suçlu ne de toplum tarafından kabul edilmeyen ve görmezden gelinen bir suç var; tecavüz. Bu çok sık gerçekleşmediği sanılan ya da aslında öyle olduğu düşünülmek istenen suç aslında ne yazık ki hepimizin hayatında öyle ya da böyle yer almakta. Her 6 dakikada bir kişi tecavüze uğruyor. Her 4 kadından 1 tanesi hayatı boyunca en az bir defa tecavüze ya da cinsel istismara maruz kalmaktadır. Bu sadece mağduru etkileyen bir olay değildir. Mağdurun ilişkide olduğu herkes böyle bir olaydan etkilenmektedir. Hatta tecavüze uğrasın uğramasın bütün kadınlar etkilenmektedir. Tecavüze uğramak neredeyse bütün kadınların en büyük korkusudur. Ve bu korku davranış ve yaşam pratiklerine şekil vermektedir. Yani tecavüz görevini layığı ile yerine getirmektedir. Çünkü tecavüz bir insana haddini bildirmek, ayağını denk almasını sağlamak için ya da tamamen kontrol altında tutulmasını sağlamak amaçlı yapılmış çok açık bir uyarı ya da haddini fazlasıyla aşmış bir insana bunu tekrarlamaması amaçlı verilen bir cezadır. Bu cezaya layık görülmek için kadın olmak, eşcinsel olmak, çocuk olmak, devrimci olmak, bekâr olmak, kocanla ya da sevgilinle seks yapmayı istememek, mini etek giymek, işveli gülmek ya da âşık olmak yeterlidir. Tecavüz kadını kadın olduğu için yok saymaktır. Bir yok etme eylemidir. Ama asla cinsel bir eylem değildir. Cinselliğin silah olarak kullanıldığı bir şiddet suçudur.




Tecavüz sadece kadınların başına gelmez, her yaş, her sosyal statüden, her cinsel kimlikte insanın başına gelir. Her 6 erkekten 1 tanesi 18 yaşından önce cinsel tacize maruz kalmaktadır. Tecavüzcülerin %99'u erkektir. Erkekler tecavüz eder çünkü tecavüz karşısındaki kişiye nefretini kusmasını ve insanları kontrol altında tutacak gücü olduğunu ifade eder. Tecavüzcüler cinsel olarak uyarılıp kendine hâkim olamamış günahkârlar değillerdir ya da akıl hastası, sokaklarda karanlık köşe başlarında bekleyen aylaklar değildir. Tecavüzcülerin %30'u evlidir. Ve düzenli bir cinsel yaşantıya sahiptir. Ve hemen hemen tamamı toplum içerisinde saygın bir yere sahip. Meslek sahibi insanlardır. Polistir, askerdir, doktordur, öğretmendir, mühendistir, devlet görevlisidir, iş adamıdır v.b. Yani aslında tanıdığımız biridir. Tecavüze uğrayan her 5 kadından 4 tanesi saldırganı tanımaktadır. Tecavüzlerin %50'si planlıdır. Tecavüz olaylarının %33’ü mağdurun evinde, %50'si bir meskende gerçekleşmektedir. Yani insanlar tanıdığı, güvendiği, dost olup sevdiği, âşık olduğu ve evine aldığı kişilerin tecavüzüne uğrar. İşte bu yüzden bunu asla kabullenemez. Kendisinin bu eyleme sebep olduğunu düşünür. Kendisini suçlar, utanır. İnsanların ona inanmayacağını düşünür. Bu yüzden gizler. Susar. Aynı benim gibi. Yani bizim gibi


Tecavüzcülerin hemen hemen tamamı bunu bir kere yapmaz. Yani bildirilmeyen her tecavüz, cezalandırılmayan her tecavüzcü, yeni tecavüz olaylarının yaşanmasına izin verecektir. Dahası tecavüz yaşandığı zamanda kalmaz, mağdurun bütün ömrü boyunca yaşayacağı büyük bir yıkım yaratır. Tecavüz kurbanda travmaya sebep olur. Bu travmanın ardından ilk bir ay boyunca akut stres bozukluğu, bir aydan uzun zamanlarda ise travma sonrası stres bozukluğuna sebep olur. Daha uzun sürede ise depresif etkiler, kendine zarar verme eğilimi, madde bağımlılığı, agresif davranışlar, algılama bozuklukları, anksiyete, kişilik bozuklukları, insanlara güvensizlik, ürkeklik, cinsel bozukluklar ve strese bağlı fiziksel rahatsızlıklar yaşar. Unutmuş gibi yapmak, susmak ya da kaçmak tecavüzün bütün bu etkilerini yok etmez. Dahası derinleştirir. Ömür boyu etkisi yaşanacak bu büyük incitilmişlik ile yaşamak ancak yaraların daha da derinleşmesine sebep olur. Hiç kimse tecavüze uğramayı istemez ve hiç kimse tecavüze uğramayı hak etmez. Sen de, ben de.




Unutma bedenimiz bize ait. Yaşadığın acıyı biz biliyoruz Başkalarının düşüncelerinden korkararak yaşamak bize acı vermekten başka bir işe yaramaz. Biz kötü olan hiçbir şey yapmadık, dahası bize yapılan iğrençlikleri kabullenmek zorunda değiliz. Çünkü biz insan olduğumuz için değerliyiz. Bu bir insanlık ayıbıdır ve artık insanlar bununla yüzleşmeli. Tecavüzcüler ne pişmanlar ne de pişman olacaklar, hatta buna devem edecekler. Cezalandırılmaları gerekli. Fakat biz susarsak bu asla olmaz, hatta daha fazla kişinin incitilmesine izin vermiş oluruz. Ve bu vahşet asla bitmez. Gel bizi anlayan, benzer acıları yaşamış insanlarla tanışalım. Beraber mücadele edelim. Senin için, benim için, insan olarak varlığımız için, başka insanlar tecavüze uğramasın diye. Bugün kaybetsek bile emin ol yarın kazanacağız. Yeter ki susma, susmyalım. Yeter ki korkma, korkmayalım.


Amargi çatısı altında çalışan bir inisiyatiftir.



İletişim için: tacizvetecavuzeson@yahoogroups.com
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9781
bybere (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:tacize ve tecavüze son 29/09/2008 22:19 Karma: 6  
Ortak bir kanı varki toplumsal bir mesele tecavüz, yani biz, bizler, hepimizin meselesi.

İstatistiklerden anlaşılacağı gibi, heran her dakika yaşanabilicek hatta yaşanan birşey bu, insanın bunları okurken bile tüyleri diken diken edecek bir olgu.

Bir bireyi her anlamda, yaşamının öncesinde sonrasında etkileyen, çevresini ailesini psikolojisini sağlığını, aslında her anlamda herşeyini alıp götürebilecek bir kavramla karşı karşıyayız, aslında bir diğer adı da cinayet olabilir mi?

Ve taciz ve tecavüzün Türkiye'de hangi boyutlarda olduğunu, toplumun bakış açısını görmemiz gerekirse, çok zor değil arama motorunun herhangi birine tecavüz yazdğımızda, sapık zihniyetli insanların koyduğu videoları ve pornografik video sitelerini en başta görememiz yetiyor olsa gerek. Bu kadar mı basitleştik bu kadar mı küçüldük acaba?
Dur diyebilmek bu kadar zor olmasa gerek, haykırabilmek, dik durabilmek, destek verebilmek çok zor olmasa gerek, peki cezalandırabilmek, insanların üstüne düşeni yapmasının yetmediği günümüz Türkiyesin'de devletin üstüne düşüni yapması bu kadar mı zor olsa gerek?

Sadece başımıza geldiğinde mi ( onun bile suç sayıldığı, dışlandığı, töre cinayetlerine kurban gittiği bir Türkiye'de ) birşeyler yapmak gerek, belki başımıza, belki akrabamıza, dostumuza, belki de komşumuza!!
Birşeyler yapmak için bunun yaşanması mı gerek?

Eleele verip birlik olmak, destek olmak zamanı gelipte geçmedi mi? Artık kafamızı kaldırıp olanı biteni izleme, gazetelerde okuyupta tüh tühh şunlara bak yazık diyip sonrada diğer sayfaya yada kanala geçme zamanı geçmedi mi? İçimizde saklayıp olan biteni, aman kimseler duymasın, olan biten geçmişte kalsın deme zamanı bitmedi mi?

Soruyorum size, kaç kişi bana derki hayır haketmişse yapmıştır ( bunu diyen bile çıkacaktır emin olun ) diyebilir. İçimiz acımıyormu bunları gördükçe yaşadıkça, bazen dudaklarımızı ısırmıyormuyuz sinirden, lanet olsun demiyormuyuz haykırıpta, hani nerde kim cezalandırıcak bunları demiyormuyuz, bunlar insan olamaz demiyormuyuz, bazende bir erkek olarak en azından kendimize itiraf etmiyormuyuz, ( ulan erkeklik buysa ben erkek değilim diye )

O zaman ne duruyoruz, hadi birşeyler yapalım, hadi fikirlerimizi paylaşalım, duruşumuzu gösterelim, bu olmamalı böyle olmamalı diyebilmek için, birazcık duyarlılık birazcık desek birazcık haykırış yeter..

NOT: Elinize yüreğinize kelimelerinize sağlık..
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9795
mavii (Kullanıcı)
Gönderiler: 4
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:tacize ve tecavüze son 04/10/2008 00:55 Karma: 10  
Tecavüz son elli yıl içinde tıbbın da bir konusu olmuştur.Başlangıçta adli soruşturmanın bir parçası olarak adli tıp ve jinekoloji alanında ele alınan olgu son otuz yıldır travma ve travma sonrası stress bozukluğu ile iligili yapılan çalışmaların içinde geniş bir yer edinmiştir.Aslen sosyokültürel bir olgu olan ve kaynağını ataerkil toplumdan alan tecavüzün tıbbın bir konusu olmasının kuşkusuz tecavüz mağdurları açısından faydaları tartışılamaz.Özellikle saldırının kanıtlanması ve ve mağdurun rehabilitasyonu bağlamında oldukça yol alındığı söylenebilir.Fakat bu durum belli sakıncaları da beraberinde getirmiş özellikle erkek egemen bakış açısıyla yapılan çalışmalar ve geliştirilen kuramsal yaklaşımlarla olgu medikalize edilme ve gerçek bağlamından koparılarak değerlendirilme riskiyle karşıkarşıya kalınmıştır.Özellikle yetmişli yıllar boyunca adli tıp ve psikiatri alanında yapılan çalışmalarda bir tecavüzcü profili oluşturulmaya çalışılmış ve tecavüz eden erkeklerin büyük bir kısmının psikiatrik sorunları olan kişiler olduğu yaklaşımı geliştirilmiştir.Bu çalışmaların büyük bir kısmı tecavüz suçu nedeniyle tutuklanmış erkekler üzerinde yapılmıştır.Bu kısıtlı temsile sahip gruplarla yapılmış olan çalışmaların büyük bir kısmında yukarıdaki vargıya varılmışsa da yapılan eleştirilerin çoğunda bu sonuçların bilimsel olmadığı gösterilmiştir.Genel olarak tecavüzcülerin büyük bir kısmının yargılanmaması yargılanan ve ceza alanların büyük bir kısmının da psikopat olduğunu kabullenmeye dönük eğilimin ardında tecavüzün aslen erkeklerin sorunu olduğunu gizleme çabası yatar.

Son yıllarda tıp alanında yansımalarını bulan feminist yaklaşımlarla yukarıdaki iddiaların çoğu çürütülmüştür.Özellikle DNA teknolojisi alanındaki gelişmeler kanıtsal sürece katkıyı arttırmış ve travmanın erken ve geç psikiatrik bulgularının tıbbi ve giderek adli kanıt oluşturması ciddi adımlar atılmasını sağlamıştır.Fakat tecavüzün her şeye rağmen kanıtlanması çok kolay olamayan bir durum olması,mağdurların büyük bir kısmının olayı gizlemesi adli ve tıbbi süreçlerin işletilmemesi,olguların geç veya kanıtlar ortadan kalkmış halde başvurması,yirmidört saat çalışan merkezlerin olmaması,hekimlerin konuya bazan bilgisizce ve kanıtları irdelemekten uzak yaklaşımları,kolluk güçlerinin olay yeri incelemelerinde gelişmiş kriminolojik yaklaşım sergilememeleri,mahkemelerin araştırmaları derinleştirmekten uzak gelişigüzel tutumları önemli sorun alanlarını oluşturmaktadır.Bütün bu zaaflar son yılarda ilgili meslek gruplarının örgütlerinin kısmen daha duyarlı yaklaşımlarıyla aşılmaya çalışılsa da toplum ve devletin sorunu gizleme çabası çok büyük bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:17 | Lazebura©

article thumbnail 28 Kasım Cuma akşamı saat 18:00'de ODTÜ Mimarlık Amfisi'nde Karadeniz, Enerji Politikaları, Hidro Elektrik Santraller ve Çevre Konulu Panel ve ardından Birol Topaloğlu'nun...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar'ın Siyasal eğilimine bir Bakış
cevap yazmakta bir hayli gecikmiş olsam da yazıma yönelik yapılmış olan eleştiriyi cevaplama ...
Megrelo Lazlar ve Gürcüler
saol abı ıyıkı bole bır kaynagı bızle paylastı bunu hep yap skudasen lazurı nena vağurase...
Dereler Özgür Aksın Konseri!
bu sitede editör faşizmi var herhalde onun onayından geçmeden fikirlerimiz yayınlanamıyor
Dereler Özgür Aksın Konseri!
bu dereler zaten milyonlarca yıldır çzgür akıyor bırakın birazda ülke ekonomisi için aksın...

Google Reklamları

Güncel Ropörtajlar

25.05.2008 I 12:18 | Nejla Aytemiz

Bir haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler,...
Devamı...

24.03.2008 I 12:35 |

Onlar kendilerini ; "Karadeniz'in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler" olarak tanımlıyor Laz müziği adına gelmiş geçmiş en...
Devamı...

14.09.2007 I 22:17 |

Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık...
Devamı...

Yeni Üyeler


şüyimşine

Laxeri

Lazowic_53

FENERLİYİM53

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

1 Misafir ve 4 Üye Online
Generated in 0.32798 Seconds
Generated in 0.330642938614 Seconds