Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARI (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARI
#9413
kotyora (Kullanıcı)
Gönderiler: 132
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARI 29/02/2008 20:56 Karma: 9  
rosa luxemburg (5 mart 1870 – ocak 15, 1919) polonya asıllı bayan marksist siyasi teorisyen, sosyalist düşünür devrimci. alman sosyal demokrat partisinin ve daha sonra alman komünist partisinin kurucusu. karl liebknecht ile birlikte marksist ve komünist hareketin idollerindendir.
rosa luxemburg yahudi bir odun tüccarının beşinci çocuğu olarak polonyada doğdu..
ailesinin varşovaya taşınmasından sonra rosa orada okula başladı. 1886 da genç yaşta bile proletariat isimli sol partiye sempati besliyordu. proletariat 1882 de, rus işçi partisinden 20 yıl önce kurulmuştu. düzenledikleri bazı eylemlerden sonra liderleri ölüme mahkum edildi parti de kapatıldı. üyeleri faaliyetlerini yeraltında sürdürmeye başladı. rosa da bu gruplardan birine katıldı.
1889 da tutuklanma tehlikesi belirince isviçreye gitti. burada felsefe, tarih, politika, matematik gibi dalları aynı anda okudu. özellikle devlet politikası, ekonomi ve borsa krizleri üzerinde uzmanlaştı.
rosa luxemburg, devrimci markjsist prensiplere herzaman sıkı sıkıya bağlı kaldı. 1893 de, leo jogiches ve julian marchlewskiile beraber, sprawa robotnicza (işçinin hedefi) isimli gazeteyi kurdu, plonya sosyalist partisinin aksine. rosa, ancak almanya, avusturya ve rusyada yapılacak devrimlerden sonra bağımsız bir polonyanın olabileceğine inanıyordu. her zaman mücadelenin bağımsız polonya için değil, kapitalizme karşı olması gerektiğine inandı. rosa ulusların sosyalizm altunda kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkarak daha sonra lenin ile ters düşecekti.
hayatının büyük kısmını almanyada geçirmesine rağmen, daima polonyalı sosyal demokratların en önemli teorisyeni oldu.
1898 de, luxemburg gustav lübeck ile evlenerek alman vatandaşı oldu ve berline taşındı. alman sosyal demokrat partisinde çok etkin olmaya başladı. keskin fikirleri ve hitap gücüyle partinin sözcülerinden biri oldu. luxemburg sermaye ve işçi sınıfı arasındaki kritik farkın sadece; proleteryanın iktidara gelmesi ve mevcut üretim yöntemlerinin devrimci bir anlayışla değiştirilmesi ile yok edilebileceğini savundu.
1900 den itibaren, rosa luxemburg ekonomik ve sosyal konulardaki fikirlerini avrupanın heryerinde seslendirmeye başladı. yaklaşan savaşı ön görerek alman militarizmine ve emperyalizmine saldırmaya başladı. luxemburg savaşı önlemek ve işçileri ayaklandırmak için genel grev çağrısı yaptı. ama partisi buna karşı çıktı.

1904 ve 1906 arasında faaliyetleri 3 defa hapis ile kesintiye uğradı.
luxemburg 1907 de londrada rus sosyal demokratların toplantısında lenin ile tanıştı. ikinci enternasyonal kongresinde bir önerge vererek; bütün avrupa işçi partilerinin savaşı durdurmak için çalışmasını kabul ettirdi.
1912 de spd nin paristeki avrupa sosyalist kongresinde temsilcisi oldu.
savaş yaklaştıkça, askerliğe karşı gösteriler düzenledi ve 1 yıl hapse mahkum oldu. katıldığı bir toplantıda, işçi partisinin milliyetçi anlayışının sınıf bilincinden çok dsaha güçlü olduğunu gördü ve büyük hayal kırıklığına uğradı.
karl liebknecht, clara zetkin ve franz mehring ile beraber internationale grubunu 5 ağustos 1914 de kurdu. bu hemen sonra spartacist birliği haline geldi. spartacus imzalı yasadışı bildiriler dağıtmaya başladılar.
28 haziran 1916 da luxemburg 2.5 yıl hapse mahkum oldu. hapisteyken yazdığı makalelerde bolşevikleri eleştirdi ve avrupayı bolşeviklerin rusyada bir diktatörlük kurma tehlikesi konusunda uyardı.
luxemburg 8 kasım 1918 de serbest bırakıldı. die rote fahne (the red flag) isimli gazeteyi çıkarmaya başladı.
1 ocak 1919 da spartacus birliği, karl liebknecht and rosa luxemburg un inisiyatifiyle, diğer komünist ve sosyalist gruplarla birlikte alman komünist partisini kurdu. rosa yazdığı yazılarla komünistleri ayaklanmaya çağırdı.
fakat sosyal demokrat lider, friedrich ebert, freikorps’u (milliyetçi milisler) ayaklanmayı bastırmak için görevlendirdi. luxemburg ve liebknecht berlinde 15 ocak 1919 da yakalandılar. luxemburg dipçiklenerek öldürüldü ve nehire atıldı. liebknecht ise ensesinden vuruldu. aynı gün yüzlerce komünist de yok edildi.

kaynak : www.wikipedia.org
KAYGILAR DİLİYORUM EN İÇTEN NEFRETLERİMLE
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9424
kotyora (Kullanıcı)
Gönderiler: 132
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARI 04/03/2008 15:46 Karma: 9  
Nadezhda Krupskaya

İlk ve ortaöğretimi çeşitli okullarda tamamlayan Krupskaya, daha o yıllarda çarlık Rusya'sının eğitim anlayışına karşı çıkmaya başladı. 14 yaşında babasını kaybettikten sonra annesiyle birlikte çeşitli işlerde çalıştı ve son olarak öğretmenlik yapmaya başladı. Bu sırada aşağı sınıfların yaşamlarını yakından tanıma fırsatı buldu ve politik mücadeleye girdi. 1894 yılında St. Petersburg'da marksist bir öğrenci çevresinde işçileri eğitirken o zamanlar Ulyanov adıyla bilinen Lenin'le tanıştı. Ulyanov o sıralarda avukat olarak M. F. Wolkenstein avukatlık bürosunda çalışıyordu. Birlikte politik toplantıları ziyaret etmeye başladılar. 1896 yılında Krupskaya "yasadışı ajitasyon" nedeniyle iki yıl hapse mahkum edildi. Mahkumiyeti 6 ay hapis ve 3 yıl sürgün cezasına dönüştürüldü. Oldukça kötü iklim koşullarının olduğu Ufa'ya gönderildi. Ulyanov'un eşi olarak sürgününü Şusenskoye'de tamamlamaya yönelik başvuruda bulundu. Oysa Ulyanov Sibirya'ya sürgüne gitmeden önce Krupskaya'nın evlenme teklifini kabul etmemişti. Krupskaya'nın başvurusu Ulyanov'la hemen evlenmesi ve Ulyanov'un sürgün süresi bittikten sonra Ufa'ya dönmesi koşuluyla kabul edildi. Bunun üzerine annesi Jelisaweta Krupskaja ile birlikte Sibirya'ya giden Krupskaya, orada 1898'de kilise töreniyle Ulyanov'la evlendi. Hükümetin verdiği günlük 17 kapek parayla geçimlerini sağladılar ve 16 yaşındaki Pascha Jaschenko'yu ev işlerini görmek üzere yanlarına aldılar. Sürgünün bitiminden sonra Krupskaya annesiyle birlikte artık Lenin adını kullanan Ulyanov'un peşinden Münih'e gitti.

Lenin'le birlikte Bolşevik Parti'nin yayın organı Iskra'nın yayınlanmasına katılan Krupskaya aynı zamanda partinin kuruluşunda da aktif görevler aldı. Krupsaya'nın Lenin ile ilişkisi oldukça ilgi çekicidir. Politik yaşamında oldukça aktif olan Krupskaya, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'ne katılmasının ardından Bolşevik kanadında yer almıştır. Ekim Devrimi'nin ardından pratik olarak yeniden eğitim sorunlarıyla ilgilenmeye başladı ve sosyalist okul sistemini geliştirdi. Eğitim Halk Komiserliği'ne Anatoli Lunacharsky'ye vekaleten atandı. Bu dönemde Lenin'le birbirlerini oldukça seyrek görebildiler. Krupskaya 1921'den itibaren Politik Eğitim Enstitüsü'nde dersler verdi.

Lenin'in 1924'teki ölümünden sonra onun yerine Kongreye katıldı ve Komünist Parti'nin Lenin'e verdiği ödülü aldı. Josef Stalin ile politik olarak hiçbir zaman anlaşamamış olan Krupskaya, Lenin'in ölümünün ardından politik olarak izole edilmiştir. Bu süreçte politik çalışmalardan uzak tutulan Krupskaya Lenin'in hayatını kaleme almış ve onun özel yaşamı ile ilgili en ayrıntılı biyografi çalışmasını ortaya çıkarmıştır.

Ölümünden sonra Krupskaya'nın onuruna bir astroide adı verilmiştir (2071 Nadezhda).

Parti içinde kod adı balık olan ve yeraltı mücadelesinde görünmeyen mürekkeple şifreli mektuplar yazmak konusunda uzmanlaşmış olan Krupskaya'ya Lenin'in benim küçük ringa balığım diye seslendiği söylenir.

Otobiyografisi'nde kendi yaşamını şöyle özetler:

"Bir gün, öğrencilerin politik tartışmalarına tesadüfen katılmıştım. Bu olayla gözlerimi açtım. Kurslara gitmekten vazgeçip, Marksist eserleri okumaya başladım. Yaşamı, sadece işçilerin devrimci eyleminin değiştirebileceğini kavradım... 1917’yi kapitalizmin ölüm saati olarak düşündüm. Aynı şeyi Sovyetlerin 2. Kongresin’de toprağın ve üretim araçlarının mülkiyetinin halka verildiği zaman da düşünmüştüm. Nihai amacın başarılmasından önce, daha kaç adım atılması gerekiyordu? Son adımı görecek kadar yaşabilecek miydim? Önemli olan bunu düşlemek ve bilmek değil, tersine bu düşün gerçekleşmesinin olanaklı ve elimizde olmasıydı. Onun gerçekleşmesini önleyebilecek hiçbir gücün olmadığı herkesçe açıktı. Kapitalizm can çekişiyordu. (...) Lenin 1894’de Petersburg’a geldiğinde, çalışmalar daha bir canlılık kazandı ve örgüt daha güçlü bir hale geldi. Lenin’le aynı bölgede çalıştık ve hemen arkadaş olduk... Sürgünde Lenin’le evlendim. Ondan sonraki yaşamım, onun damgasını taşır. Ona çalışmalarında yapabileceğim yardımın en iyisini yaptığıma inanıyorum... İşçi sınıfının güçlenmesini, partinin büyümesini, dünyadaki en büyük devrime hazırlanmasını, yeni sosyalist bir sistemin doğuşunu, tamamen yeniden kurulan bir yaşamı görmek kaderimmiş. Hiç çocuğum olmadığı için üzülmüştüm, kendimin olmasa da şimdi birçok çocuğum -Genç Komünistler Birliği üyeleri ve genç öncüler- var. Hepsi Leninist olmak istiyor. Otobiyografimi yazmamı genç öncüler istemişti. Otobiyografimi onlara, sevgili çocuklarıma adıyorum."
KAYGILAR DİLİYORUM EN İÇTEN NEFRETLERİMLE
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9429
kotyora (Kullanıcı)
Gönderiler: 132
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:8 Mart Çince Kutlanacak 05/03/2008 18:43 Karma: 9  
Kürtçe yasağına tepkİ: 8 Mart, Çince kutlanacak!

Diyarbakır Yenişehir Belediyesi, Kürtçe hazırlanan mesaj ve davetiyelere sık sık soruşturma açılmasına ve sözkonusu afişlerin dava konusu olmasına tepki göstermek amacıyla, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ için Çince afiş de hazırladı. Diyarbakır’ın değişik noktalarına asılan Kürtçe, Türkçe ve Çince afişlerde, "Barışa, demokrasiye ve eşit paylaşımın olduğu bir geleceğe olan inancımızla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun!" ifadesi yer aldı.
Çince hazırlanan mesajla ilgili bilgi veren Yenişehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Şefik Türk, şunları söyledi: "Diyarbakır bir metropol kenttir ve dünyadaki değişik ülkelerden turistler ziyaret etmektedir. Ama bilindiği gibi belediyelerimiz bazı özel günlerde Kürtçe olarak yapmış oldukları duyuru ve mesajlar nedeniyle soruşturmalara tabi tutulmuşlardır. Biz de buna karşı olan tepkimizi farklı dillerde yaptığımız duyurularla dile getirdik."

NEWROZ AFİŞLERİ DE ÇİNCE OLACAK
Yenişehir Belediyesi ayrıca yaklaşan Newroz Bayramı’na ilişkin yayınlayacağı kutlama mesajını da Kürtçe, Türkçe ve Çince olmak üzere 3 ayrı dilde bastıracağı afişlerle şehrin değişik noktalarına asacak.

DİHA
KAYGILAR DİLİYORUM EN İÇTEN NEFRETLERİMLE
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9430
Yusuf Sarac (Kullanıcı)
Gönderiler: 93
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:8 Mart Çince Kutlanacak 05/03/2008 22:02 Karma: 9  
Tebrik ediyorum bu belediyeyi!
Ilim Cin'de de olsa gidin alin sozune had safhada sadakat gostermisler, sadece ilmi degil, yazilarini da alip gelmisler!

Bu tabii ki bir saka!

Ama eger bir bildiri dagitilacaksa ve bu bildiri sadece Kurtce ise buna onay ben de vermem. Her iki dilin de bulunmasi gerek.

Bir de, kac kisi bu bildirileri okuyabiliyor diye de sormak gerek. Turkce okuyamayanlarin hayli yuksek oldugu bir yerde, Latin alfabesi ile yazilmis Kurtcenin kac kisi tarafindan anlasilacagini merak ediyorum dogrusu.

Burada husnu niyete gormuyorum. Bir inatlasma var.


Saygilar...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#9438
kotyora (Kullanıcı)
Gönderiler: 132
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARI 07/03/2008 18:39 Karma: 9  
Dünya Emekçi Kadınlar Günü

1909’da ilk belgelenen kadın hareketi yaşanmış, New York’ta. New York’un göbeğinde yirmi bin kadın işçi, çalışma koşullarından ve az ödenen maaştan yakınarak greve girmişler. Şubat 1910’a kadar süregelen grev sırasında, her ülkede olduğu gibi bu ülkede de yamuk olan polis 700 kadını tutuklamış, binlerce kadını tartaklamış, dövmüş. Bu uluslararası günün gerçek manası Alman sosyalist Clara Zetkin… 1907’de Uluslararası Sosyalist Kadınlar gününü organize eden Clara Zetkin, tüm sosyalist partileri kadınların oy hakkı için savaşmaya davet edip konferanslar hazırladığında 1908 yılında New York Sosyal Demokrat Kadınlar birliği bu çağrıya uyarak büyük bir gösteri düzenlemiş. 1909’da Amerikan Sosyalist Partisi Şubat ayının son Pazar gününü Ulusal Kadınlar Günü ilan ediyor. 1910’da, Kopenhag’daki Sosyalist kadınlar 2.Enternasyonal Konferansında Clara Zetkin, uluslararası bir kadınlar günü olmasının gereğini vurgulayıp kabul ettiriyor. 1911 yılı 19 Mart’ında, Avrupalı sosyalistler, ilk kez bir uluslararası kadınlar gününü kutluyorlar. İsviçre, Avusturya, Danimarka ve Almanya’da bir milyondan fazla kadın coşkuyla eşit haklar istemlerini dile getiriyorlar.

Rus sosyalist kadınları, 1913’ten itibaren Amerikalılar gibi her Şubat ayının son pazarını bu kutlamaya ayırıyorlar. 23 Şubat 1917’de Petrograd’da yapılan bir kadın hakları protestosu savaş aleyhtarı bir ayaklanmaya dönüşüyor, kadınlar “ekmek ve barış” sloganlarıyla polisle çatışıyorlar. Eski Rus takvimindeki 23 Şubat günü, Sovyet Devrimi’nden sonra kabul edilen Bati takvimlerindeki 8 Mart’a rastladığından, 1918’den itibaren Kadınlar Günü, Rusya’da 8 Mart’ta kutlanmaya başlanıyor. 1922’de de Clara Zetkin’in yardımıyla Lenin, Uluslararası Kadınlar Günü’nü bir komünist bayramı olarak ilan ediyor.

2. Dünya Savaşı ve ardından başlayan Soğuk Savaş yıllarının büyük bir bölümünde ise ne yazık ki kadın hareketi ilgi çekmiyor.

Ama 1960’ların sonunda hareket tekrar ateşleniyor. 1975’in BM tarafından kadın yılı olarak ilanı, 1975-1985 arasının kadınların on yılı olarak açıklanması, ardından Mexico-City’ deki ilk global konferans bunun somut sonuçlarından birkaçı...

Ve 1977’de UNESCO 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak açıklanışı...1980 Kopenhag Konferansı, 1985, Nairobi konferansı ve son olarak da Beijing Platformu...

Clara Zetkin ve onun gibi emek veren tüm kadınların bıkmadan usanmadan kabul ettirdikleri bu gün, ilk belgelenen hareketin başladığı ülke, Amerika’da değil kutlanmak bilinmiyor bile artık. Amerika’da kadın, erkek, çoluk çocuk günün öneminden habersizler. Okul sonrası oğlumu götürdüğüm çocuk yuvasında, oğlum yuva ögretmeninin Dünya Kadınlar Gününü kutlayıp bir kırmızı karanfil verdiğinde, ögretmen gülümseyerek çikolata da olup olmadığını sordu.

Brooklyn, NY’ta genellikle Rusların yaşadığı bir semtte de görüntü içler acısı idi. Bir zamanların emekçi Rus kadınları, şimdi yaşadıkları Amerika’da bu gün için kuaförlerde yeniden yaratılıyorlar, Rus erkekleri de çiçekçilerin önünde sıraya girmiş, düzinelerle güller yaptırıyorlardı. Her yıl Dünya Kadınlar Gününde yaptığım gibi kırmızı karanfiller alıp tanıdığım emekçi kadınların yakalarına taktım. Emekçi kadınların…

Dünya Kadınlar Günü, artık Türkiye’de de kutlanan Sevgililer Günü gibi, kadınlara narin bir çiçek gibi, kırılmaması gereken bir biblo gibi davranılan,(zaten bu da sadece bir gün için ya!) çiçek çikolata hediye edilen bir gün değil

Dünya Kadınlar Günü, pembe patiklerle doğan her varlık için değil, emekçi, amaçlarına ulaşmak için çaba veren, çalışan kadınlar için bir gün.

Günümüzde , 8 Mart'ı tüm kadınlara mal etmek prensipte yanlış olmasa da bu bakış, 8 Mart'ın anlamını zedeleyen bir zihniyeti doğurmuş, varolma amacının önüne geçmiştir. Lakin; anne karnından dışarı dışı olarak fırlamışlığın meziyeti sayılmamıştır bu gün.

Bu gün, tüm dünyada sırf kadın olduğu için sömürülen, tarlalarda, fabrikalarda bir kadın işçi olmanın , emeğin ve alınterinin damla damla süzüldügü, annelerimizin, kardeşlerimizin günüdür.

Bu gün, dişiliğini şefkat ve emeğiyle yüceltmiş, yoz ve hoyrat ellerin, dillerin altında yaşama direnmiş ve direnmekte olan kadınlarımızın günüdür.

Bu gün, dişi doğmuş olmanın meziyet sayıldığı küflü bilinçlerden ve onların yaptıklarından apayrı, onların düşlerinde bile görülemeyecek bir yaşam sevincini simgeler. bu gün bahardır. mutfağında evlatlarına yemek pişiren annelerimizin, tarlasında orak sallayan, fabrikada tütün saran kadınlarımızın sevinçli günüdür...

Solmaz Kamuran

http://www.toplumdusmani.net/modules/wfsection/article.php? articleid=1251
KAYGILAR DİLİYORUM EN İÇTEN NEFRETLERİMLE
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

3. Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali başlıyor

26.06.2008 I 23:56 | Lazebura©

article thumbnail Yeşil Yayla, bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ı ağırlıyor Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği tarafından organize edilen ve...
Makelenin Devamı...

Vadime Dokunma!

16.06.2008 I 15:48 | Lazebura©

article thumbnail 22 Haziran 2008 Tarihinde Kadıköy Meydanında, D.Karadeniz de Abu Çağlayan Deresi, Arılı Deresi, Fırtına Deresi, Hemşin Deresi, Senöz Deresi,...
Makelenin Devamı...

Videolar

Üye Girişi

Kimler Online

4 Misafir ve 1 Üye Online
Generated in 0.38416 Seconds
Generated in 0.385792016983 Seconds