Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
NAZIM HİKMETİ SAPTIRMAK!.... (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: NAZIM HİKMETİ SAPTIRMAK!....
#5267
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
NAZIM HİKMETİ SAPTIRMAK!.... 03/06/2006 23:06 Karma: 0  
Nazım’ı aldatma girişimleri...
Ferhat İşlek
Örtbas etmek; yani duyurulması istenmeyen bir durumu çevri yoluyla kapatmak. Bir anlamda görünmez hale getirmek, perdelemek...
Perdeleme girişimleri özellikle halka karşı siyasette, ekonomide çıkar çevrelerince hep yapılır. Bu oyunların açığa çıkarılması da genelde ülkenin yurtsever, aydın, dinamik ve uyanık çevrelerine düşer.
Edebiyat alanındaki örtbas eylemleri de tek başına, bağımsız eylemler değildir elbet. Genelin bir başka boyutu. Fakat halk bu alandaki perdelemeyi çok daha bulanık görür ve gerçeğin görülmesi oldukça zaman alır. Bu durumun son dönemlerde halkın geniş kesimlerince kabul görmüş değerler üzerinde yoğunlaştığını görmekteyiz. Bunlardan birisi de Nazım Hikmet’tir...
Yıllardır unutturulma girişimleri sonuç vermeyince bu defa çevri yoluyla kapatma, gerçeği perdeleme, bir anlamıyla aldatma girişimlerine tanık olmaktayız.
Halkın belleğine olması gerekenin dışında bir Nazım Hikmet kazımada, günümüzdeki iletişim araçlarının önemli ölçüde kullanıldığını görüyoruz. Özellikle sosyete medyasında yapılan programlarda, belgesellerde ve onlardan geride kalmayan, pop yazar olma tutkusuyla yanıp tutuşan kimi edebiyatçıların oluşturdukları çevrelerde düzenlenen, Nazım Hikmet anma programlarında bu acı tabloyla sıkça karşılaşır olduk.
Bu çevreler örneğin, İspanyol Şair Lorca’nın, Şilili Neruda’nın kendi ülkelerinde olduğu gibi, Nazım Hikmet’in de kendi ülkesinde uğradığı baskı ve acıların nedenleri üzerinde durmazlar.
Oysa, düzmece olarak düzenlenen davalarla yaşamı karartılmaya çalışılan Nazım Hikmet’in de, Alende’nin darbeyle öldürülmesinden sonra ülkesinden birkaç defa ayrılmak zorunda kalan ve sonunda kahrından yaşamını yitiren Neruda’nın da, faşist Franko’nun adamları tarafından kurşuna dizilen Lorca’nın da ortak yanları, yaşamlarında çeşitli baskı ve zulme uğramış olmalarıdır. Çektikleri acıları birbirine çok benzeyen bu üç şairin dönemlerinde, faşizm azgınlaşmış ve emperyalist uygulamalar için ortamlar hazırlanmaya başlanmıştır.
Bu ortamlarda elbette Friedman modellerinin, Marshall planlarının, Truman doktrinlerinin uygulanması için, ülkelerinde şiir yoluyla halkın bilincini açmaya çalışan bu şairlerin etkisiz duruma getirilmesi gerekirdi!
Ancak zaman göstermiştir ki bu çabalar, bu şairlerin yalnızca kendi ülkelerinde değil dünyadaki halklar tarafından kucaklanmasına engel olamamıştır.
Bugün “hürriyetim ve esirliğim” dediği ülkesinde Nazım Hikmet susmuyor. Her yerde o var. Okullardaki şiir etkinliklerinde bile Nazım Hikmet okunuyor artık. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde, İzmir’deki okullardan birine Nazım Hikmet adının verilmesi için, TYS İzmir Temsilciliği’nin önderliğinde yapılan imza kampanyalarında on bin imza toplandı. Konu ile ilgili basın açıklamaları yapıldı.
İşte bu yüzden, Nazım Hikmet rüzgarı önü alınamaz bir ivme kazanınca, O’nu sıradanlaştırma çabaları da bir bir uygulanmaya başlandı...
Buralarda Nazım Hikmet’i dünya ölçeğine taşıyan antiemperyalist ve ABD karşıtı şiirleri görmezden geliniyor, dünya işçi hareketine yazdıkları üzerinde amaçlı olarak durulmuyor.
Bütün bunlar, güneşin zapt edileceği günler duyumsanmasın, çocuklar güzel günleri düşünmesinler, ellerimiz balçık gibi itaatli, karanlık gibi kör olsun ve bu bezirgan saltanatı bu zulüm bitmesin diyedir...
Ve “Nazım Hikmet bugün yaşasaydı, Irak işgaline, BOP’lara, IMF programları ile halkın yoksullaştırılmasına ne derdi, ne düşünürdü, hangi dizeleri yazardı?” türünden sorgulamalar yapılmasın diyedir...
“orada/o duvarda/o duvarın dibinde/bizimkilerin bağlandı kolları/o duvarı bizim için yaptılar/o duvar/dar ağaçlarının sabunlu ipi gibi parlıyor/o duvarda keskinliği var/taze kanlı etleri parçalayan yosunlu ıslak dişlerin.../
“Duvar” şiirindeki bu dizelerde olduğu gibi halkla arasına aşılmaz zannettikleri duvarlar örüldü. O duvar aslında özgürleşme önüne örülen bir duvardı. Ama O’nu kavganın, hasretin ve ümidin şairi olarak anlayanların yanıtları, yine kendisinin, “O Duvara Cevap” şiirindeki gibi oldu.
“biz/adımlarını tarihin akışına uyduran/temelleri çöken emperyalizme vuran/yarını kuran biziz/o duvar/o duvarınız/vız gelir bize vız...” Nazım Hikmet’i büyük yapan hiç kuşku yok ki davasının büyüklüğüdür. Ülkemizde toplumcu şiirin ön koşullarını hazırlarken büyük insanlık idealinden yola çıktı. Dolayısıyla insanlık ideali tükenmedikçe Nazım Hikmet de tükenmeyecektir. Bugün Nazım Hikmet’in önüne, O’nun sosyalist kimliğinin yanında, emekten yana tavrını, emperyalizme karşı direnişini perdeleyerek bir başka duvar örülmeye çalışılmaktadır.
Ama unutmamalıdır ki, onlar ellerindeki güçle halkı zaman zaman aldatabilirler, ama Nazım Hikmet’i hiçbir zaman...
Şiirleri sınırları aşan, dünyanın ortak sesi olan bir şairin dizelerine yönelik, aldatma girişimleri ve duvarlar vız gelir.

NHKM’de Nazım gecesi
Şair Nazım Hikmet bugün TYS ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi işbirliği ile düzünlenecek etkinliklerle anılıyor. Bu yıl ölümünün 43. yılı olan şair için önce saat 16:00’da Kemal Özer, Yılmaz Onay, Tan Oral, Metin Çoşkun ve Ali Mert’in katıldığı “Sanatta Sınıf Tavrı” başlıklı bir panel düzenlenecek. Saat 17:30’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi sergi salonunda ise Uluslarası Nazım Hikmet desenleri sergisi açılacak. 18:15’te ise “Şiir ve Müziklerle Nazım” başlıklı bir etkinlik gerçekleştiriliyor. Bu etkinlikte Vedat Sakman ve NHKM korası yer alıyor. Aynı etkinlikte TYS üyesi şairler de Nazım’dan şiirler okuyacak. Son olarak saat 21:00’de de Nazım Hikmet’in “Havana Röpartajı”nın gösterimi yapılacak.
Hâlâ yurttaş değil
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Nazım Hikmet için 1951’de Bakanlar Kurulu’nca verilen “yurttaşlıktan çıkarılma” kararının ülkemizin ve halkımızın üzerinde bir utanç belgesi olarak varlığını koruduğuna dikkat çekti. Vakıf tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi; “Yaşadığı dönemde en yersiz suçlamalarla nedensiz yere yıllarını cezaevinde geçiren, yurduna hasret ölen şairin uğradığı haksızlıklar bugün de sürüyor. 1951’de Bakanlar Kurulu’nca verilen “yurttaşlıktan çıkarılma” kararı ülkemizin ve halkımızın üzerinde bir utanç belgesi olarak varlığını koruyor. Meclis komisyonlarında sık sık gündeme gelmesine karşın, yurttaşlık hakkının iadesi her seferinde başka bir engele takılıyor. İktidar milletvekilleri, “din baronları”nın yurda dönüşlerini kolaylaştırmak için yarış içindeyken, dilimizin büyük şairi, toplumsal belleğimizden silinmek, unutturulmak isteniyor.”
Eskişehir’de etkinlik çağrısı
Doğançayır Belediye Başkanı Kemal Ulukoca Nazım Hikmet ve Kuvai Milliye
Şehitlerini Anma Kültür-Sanat Etkinliklerinin 6. sını gerçekleştireceklerini söyledi. Ulukoca, “Türk şiirinin en büyük şairi olan ve bugün evrensel boyutta kabul gören Nazım Hikmet, hayatı boyunca Anadolu insanını, Anadolu insanının Kurtuluş Savaşımızda gösterdiği kahramanlığı şiirlerinde en güzel biçimde yansıtmıştır” dedi. Nazım’ın sadece Anadolu ile sınırlı kalmayıp, bütün insanlığın bugünde ihtiyaç duyduğu evrensel, barış, sömürüsüz bir dünya özlemini şiirlerinde getirdiğini vurgulayan Ulukoca “3 Haziran 2006 Cumartesi günü saat 11.00’de Doğançayır’daki Anıtsal Mezarı başında gerçekleştireceğimiz etkinliğe tüm Eskişehirli hemşerilerimizi davet ediyorum” dedi. Ulukoca etkinliğe TYS Genel Başkanı Enver Ercan, Orhan Karaveli ile çok sayıda sanatçının katılacağını sözlerine ekledi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

10.11.2008 I 20:48 | Lazebura©

article thumbnail Karadeniz ve Laz müziği üzerine yaptığı çalışmaları ile tanınan Birol Topaloğlu, birikimini siz dinleyicileri ile paylaşmaya hazırlanıyor.Yaşam Radyo (89.4) Topaloğlu,...
Makelenin Devamı...

08.11.2008 I 22:51 | Lazebura©

article thumbnailDoğu Karadeniz'den türküler 16 Kasım'da Boğaziçi Üniversitesi'nde söylenecek. Çok dilli çok kültürlü türkülerin yer alacağı...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazonada Kadınlar (1)
Bu çok güzel bir söz. Ellerin beynin dert görmesin Kamil abi...
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
canım benim...çok üzüldüm...Allah rahmet etsin..mekanı cennet olsun...
Lazonada Kadınlar (1)
xolo kodolobidoren. tebrikler
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce tanışma fırsatı bulduğum ve hastalığı süresince de...

Google Reklamları

Güncel Ropörtajlar

25.05.2008 I 12:18 | Nejla Aytemiz

Bir haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler,...
Devamı...

24.03.2008 I 12:35 |

Onlar kendilerini ; "Karadeniz'in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler" olarak tanımlıyor Laz müziği adına gelmiş geçmiş en...
Devamı...

14.09.2007 I 22:17 |

Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık...
Devamı...

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

8 Misafir ve 3 Üye Online
Generated in 0.31278 Seconds
Generated in 0.315370082855 Seconds