Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Arhavimizin geleceğine hep birlikte sahip çıkalım. (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Arhavimizin geleceğine hep birlikte sahip çıkalım.
#10231
Lazuri$® (Kullanıcı)
Gönderiler: 84
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Arhavimizin geleceğine hep birlikte sahip çıkalım. 21/04/2009 14:55 Karma: 2  
Arhavi, 1800’lü yıllarda önemli bir ticaret, eğitim ve kültür merkezi durumunda olup, civardaki birçok yerleşim beldesinin ekonomik, sosyal ve siyasal ihtiyaçlarını karşılayan bölgesel güç konumundaydı. Yine o yıllarda ilçede iki adet medresenin (dini kurallara göre eğitim veren fakülte) varlıkları düşünülürse; Arhavi insanının sahip olduğu kültürel birikiminin alt yapısı hakkında fikir sahibi oluruz.

Arhavi, 1870 yılından itibaren sahip olduğu bu özelliklerini ilçe statüsünden nahiye konumuna dönüşümü sonucu hızla kaybetmeğe başlamıştır. Artık dün kendisine bağlı olan yerlere bucak olarak şimdi kendisi bağlanmıştır. Sahip olduğu tüm özelliklerini komşu ilçelere kaptıran Arhavi, hızla düşüşe geçmiş; eğitim, kültür, siyasi ve stratejik erozyonlar neticesinde önemini yitirmiş bir belde durumuna gelmiştir.



84 yıl hak mahrumiyeti yaşayan bölge insanı 1 Haziran 1954 yılında Arhavi’nin yeniden ilçe olmasıyla toparlanmaya başlamıştır. Hızla eğitimde ve kültürel sahada atılımlar yapmış, sanayi için sahip olduğu endüstriyel değerleri işleyerek yeniden söz sahibi olmaya ve atılımlara başlamıştır. 1955 yılında, Ortaokulunu eğitime açan Arhavi 1967 yılında ise; ilçe bazında Karadeniz’de devrim niteliğindeki ilk Lise’yi açarak büyük sükse yapmıştır. Eğitimde kazanılan bu başarıya sanayi dalında da katkının gerekliliğine inanan dönemin politikacıları kısır çekişmeleri bir tarafa bırakarak Arhavi’nin menfaatleri söz konusu olduğunda asgari müşterekte birleşebilmişlerdir. AP’den rahmetli Sayın Rüştü HATİNOĞLU, CHP’ den rahmetli Sayın Mehmet ERKAN, Arhavi eşraflarından rahmetli Sayın Kamil YILDIZCAN, Osman KASAPOĞLU, Osman Nuri UZUNHASANOĞLU, Avni ÇAKAR, Sabri ÖZCAN, Zeki ÇELENK, Besim CANOĞLU gibi siyasi otoriteler birlik olmasını becermişlerdir. Arhavi’nin çıkarları söz konusu olduğu yerde siyasi düşüncelerinden arınarak gereken destekleri iktidarda olanın yanında verebilecek kadar tevazu sahibi olabilmişlerdir. Bu insanlar bu günkü Arhavi’nin yaratılmasında, gelişmesinde hak sahibi olmuş insanlardır. Onları hizmetlerinden dolayı unutmamak üzere rahmetle anıyoruz.

1970’li yıllarda iktidar olan CHP’ den Artvin Milletvekili, Hopalı Mehmet BALTA ile yine CHP Artvin Senatörü, Arhavili Recai KOCAMAN’ın girişimi ile Arhavi’ye sanayi alanında yatırım yapılması hususunda çalışma başlatırlar. Bu parlamenterlerin öncülüğünde ve yukarıda zikredilen ilçenin ileri gelenlerin katılımı ile bir müteşebbis heyet oluşturulur. Bu heyet Kavak Köyünde; hammaddesi ağaç ve çimentodan ibaret olan prefabrik konutlar için panel üretecek fabrikanın kurulmasına karar verirler. Devrin parlamenterlerinin büyük katkıları sonucu programa alınan fabrika, Alman teknolojisiyle inşa edilerek bölgeye kurulur. Kuruluşun ardından yöreden temin edilen hammaddelerle Orman Bakanlığı, ORÜS Genel Müdürlüğü bünyesinde BEYOPAN adı verilen panel levhanın üretimine başlanır.

Belki bu birlikteliğin tek yanlışı; Arhavi’nin en bereketli toprağına bu fabrikanın kurulmuş olmasıydı. Köylünün geçim kaynağı olan çaylıkların istem dışı istimlâk edilmesi ile ziraat arazisinin sanayiye zoraki tahsisatıydı. Buna rağmen İlçede önemli bir istihdam yaratılmış olmasının sevincini yaşayan ahali durumu sineye çekmiş, doğacak iş gücünden nasibini alma beklentisi hâkim olduğundan çatlak hiçbir ses çıkarmamıştır. Önceleri; köylüsü, işçisi, esnafı bu aktiviteden pay almış, nakliye şirketleri şehirlerarası taşımacılıkta yoğunluk kazanmış, çalışanların katma değerleri topluma yansımıştır.

İlerdeki yıllarda ise; pazar sorunu yaşayan fabrika gün ve gün üretimini düşürmüş, işçi çıkışları yaparak giderleri azaltmaya çalışmıştır. Bu tedbirlerin zararları karşılamaması sonucu ise; üretimi tamamen durdurarak çalışanlarını diğer kamu kuruluşlarına dağıtarak fabrikanın satışını gündeme getirmişlerdir. Türünden Türkiye’de sadece iki adet olan bu fabrika, birkaç el değişiminden sonra kuruluşundan itibaren ticari rakibi durumunda olan Tepe Grubu’na satılmıştır. Tepe Grub’u, fabrikanın içindeki değerli makineleri Ankara’daki fabrikasına taşıyarak önemli derecede kar sağlamıştır. Geride kalan arazi ve üzerlerindeki yapıların satışı grubun ikinci bir kazanç kaynağını teşkil etmiştir. Devlet zarardan kurtulmanın kar olduğu düşüncesiyle zavallı köylülerin ilelebet istihdam yaratılacak diye ses çıkarmayıp, istimlâk edilmesine göz yumduğu ata topraklarını satmakta hiçbir sakınca görmemiştir. Kelepir satışlarla elden ele geçen bu tesisler artık bir başkalarının rant varlıklarına dönüşmüştür.



Özelleştirme, bunun adıdır herhalde… Devlet olarak; halktan istem dışı alınan bu toprakları işletemediyse bireysel olarak hak sahiplerine iade etmesi gerekmez miydi? Yoksa amaç dışında kullanacak çıkarcılara cüzi fiyatla satmak la beladan kurtulmuş muydu? Bu arazinin üzerindeki bu tesislerin toplumsal hizmetlere kullanılması için bu yörenin insanlarına tahsis edilmesi devlet olma gereği değil miydi? Biz bunu çözemiyoruz… Derinlemesine irdeleyip, kimseyi de devlete karşı kışkırtmayı düşünmüyoruz. Aksine birlik ve beraberlik her zaman ülkümüz, devletçilik ise; ilkemiz olmuştur.

Evet, toplumumuzun uzun süreden beri ortak fikri olan bu arazi üzerindeki binaların basit tadilatla fakülte binalarına dönüştürülmesi hayali karamsarlığa dönüşmek üzeredir. Kavak Köyündeki bu arazi Çoruh Üniversitesi’nin birçok fakülte ve yüksekokulunu içine alabilecek bir kampus sahası; kaşla-göz arası satılarak geleceğimizle oynanmaktadır. Bilindiği gibi Yüksek okullar, fakülteler kültürel sahada toplumların gelişmesinde etken oldukları kadar, ekonomik alanda da bacasız sanayinin öncülüğünü yapmaktadırlar. Herkesin menfaatine olan böyle bir gelecekten mahrum olmak istemiyorsak sesimizi çıkarmalıyız. Tayin edilen önderin arkasında tek vücut, tek yumruk, tek ses olarak yürümeliyiz.

Çoruh Üniversitesinin birçok yüksekokulu ve fakülteleri Artvin’in diğer ilçelerine konuşlandırılacaktır. Artvin’de bu dağıtımdan en büyük payı sahip olduğu konumu itibariyle Arhavi’nin olacağı gerçeği, tarihte birçok entrikalarla gelişmemizi statik hale getiren şer güçlerini harekete geçirmiş olmalı ki; imkanlarımızı blokaj altına alma çalışmalarına başlamışlardır. Anılan arazinin üniversite sahasına dönüştürülmesi ile ilerde kurulacak fakültelere yer bulma sorunu yaşanmayacak, okullar kendiliğinden kampusta yerini alacaktır. Bu oluşum Arhavi’nin var oluş meselesidir. İktidarı ile muhalefeti ile birlik olma zamanıdır. Geçmişten ders alınacak gündür. Sorumlular her kapıyı çalarak çözüm için çaba sarf etmeliler.

http://img19.imageshack.us/img19/4701/arhavikapmsarhavisitesi.jpg


Bir İzzet BAYSAL Bolu’yu abat etti. Bizde ise; dört tane İzzet BAYSAL’dan daha büyük NUROL, MNG, ATA (EKUR), ÖZALTIN HOLDİNG gibi kuruluşlarımız var. Ama hala kasaba durumundayız. Acaba bunlar mı duyarsız, yoksa biz mi beceriksiziz?

Şimdi imtihan vakti…
Çıkarın kağıt ve kalemleri…
Tuncay Tolga ÖZÇAKMAK
ArhaviSitesi Yayın Grubu Başkanı - Köşe Yazarı

Arhavi Belediye Başkanlığı

Basın-Halkla İlişkiler ve Sosyal İşler Müdürü

http://img10.imageshack.us/img10/6454/photo0175d.jpg

  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Haberler

Güncel Etkinlikler

25.07.2010 I 21:59 | Lazebura©

article thumbnail5. YEŞİL YAYLA KÜLTÜR, SANAT ve ÇEVRE FESTİVALİ “3 Gün, 3 Köy” Etkinlikleriyle sizleri bekliyor… Hayde...
Makelenin Devamı...

08.07.2010 I 11:54 | Lazebura©

article thumbnailSavunduğumuz derelere karışmaya, beraber çağlamaya geliyoruz… Karadeniz’den yükselen isyan seslerini duymazdan gelemezdik. Fındıklı’da vadileri başında nöbet tutan köylüleri,...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Karadenizde saklı kalmış Kadın Sesleri:S...
Son yıllarda heyecanla dinlediğim, içinde bulunduğum, sevdiğim, hüzünlendiğim en büyük pay...
Sayın Başbakan'a zor sorular
93 harbinde bu topraklara gelmis bir Gürcü ailenin 6. kusagiyim yani Gürcü asilliyim ve bu ülke...
İnat ve İsyan: Trabzonspor
vallahi tebrik ediyorum. benim duygularımı yazdın tamamen. bütün yazdıklarınıza katılıyoru...
So Mebaşkvitdort'un!
İxeli Osman cuma, heşo naoni do ncakti xila gamiğasen. mati meptare manişa arabaten, na minonan ...

Güncel Ropörtajlar

25.05.2008 I 11:18 | Lazebura©

Bir haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler,...
Devamı...

24.03.2008 I 11:35 |

Onlar kendilerini ; "Karadeniz'in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler" olarak tanımlıyor Laz müziği adına gelmiş geçmiş en...
Devamı...

14.09.2007 I 21:17 |

Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık...
Devamı...

Yeni Üyeler


HaMSii

delahmedienesi

la_tahzen

pedalısa

Mircan

Mircan

Üye Girişi

Kimler Online

99 Misafir ve 1 Üye Online
Online olan üye yok!