dedelerimiz ve ninelerimiz çok güzel başlık olmuş.
her ne kadar karadenizde doğmasamda çocukluğumun bir bölümü ordu'da babaannemin yanında geçti.babaannem yaylada büyümüş, okuma yazma bilmeyen kendine has türkçesi olan(arada bir anlamını bilmediğim kelimeler kullanırdı)evde son sözü söyleyen yani kısacası evimizin reisiydi

..
ne zaman köyden bahsedilse aklıma babaannem gelir.alloda(allo,hangi dilde ne anlama geldiğini bilmediğim bir kelime.ama eve en yakın bahçe anlamına geldiğini biliyorum.)mısır,fasulye toplarken,fındık bahçesinde başak yaparken,eve su taşırken,odun kırarken görürdüm onu.beline peştemal bağlayıp ayağında lastik ayakkabılarıyla ıslak köyde patozdan kalan fındıkları ayıklardık babaannemle.ben kendi yaşıtlarımla(yaz tatillerinde gittiğim köyde almanyadan ve istanbuldan gelen yaşıtlarımla)top oynarken babaannem güllerini korumak amacıyla bize bağırırdı"bırakın topu tüfeği"

...
babaannemin kullandığı dile şimdi daha dikkat ediyorum."elluri","bıldır","haccak","kösti","goncolos" gibi kelimeler ilk aklıma gelenler.bu kelimeler hangi dildendir,veya bir dile aitmidir onuda bilmiyorum.ama bildiğim bir şey varki o da bu sözlerin babaannemin ağzına çok yakıştığıdır.bir keresinde annem, babamın önündeki tabağa yemek koyarken babamın ağzından "elluri" kelimesini duydum.bilinçsizce babamın ağzından çıkan bu kelimenin "yeter" anlamına geldiğini öğrendim.bilinçsizce bile olsa kültür, geçmişten geleceğe aktarılabiliyormuş demekki...