Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR??
#4937
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 20/05/2006 19:29 Karma: 0  
Kökleri nereden besleniyor acaba?
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin; Danıştay’a yapılan saldırıda katledilen yargıç Özbilgin’in cenaze töreninde hükümet aleyhine atılan “Katil hükümet” sloganından kalkarak; “Saldırganlar amaçlarına eylem yaptıkları gün değil dün (cenazenin yapıldığı gün) ulaştılar” değerlendirmesini yaptı.
Ancak bakan bir şeyi unutuyor. Eğer ki Danıştay’a yapılan bu saldırı eylemi olmasaydı; ertesi gün olanlar da olmayacaktı. Bu yüzden de ertesi gün olayı kendi amaçları için kullanmak isteyen güçlerin yönlendirmelerini öne çıkararak olayın kendisinin, olayın böyle gelişmesinde hükümetin izlediği takiyeci tutumun bir rolü yokmuş gibi göstermek gerçekleri çarpıtmak anlamına gelir. Hele AKP Hükümeti’nin üçbuçuk yıllık icraatının resmiyette başka, gerçekte, özellikle de yandaş fanatik güç odaklarına yönelik olarak verdiği mesajlarda başka davrandığı düşünüldüğünde; hükümetin bu tür saldırganlıklara çanak tuttuğunu söylemek bir abartı olmaz. Dahası hükümet; eylemi yapan güçlerin ideolojik (ruhani) bağlantıları ve fanatik dinci çevreleri okşayan girişimlerinin üstünü örterse, bu türden saldırıları yapacak daha çok “meczup” ya da “organize” saldırılar düzenleyen odaklar ortaya çıkacaktır. Bu durumda da Başbakan Yardımcısı Şahin’e sık sık “teknik analizler yapmak” düşecektir. Oysa, “Hükümet mercii şikayet değil icraat merciiği”dir. Başbakan ve bakanlara düşen de; saldırının failleri ve arkasındaki güçleri bulmaktır.
Başbakan “Sonuna kadar gidilecek!” diyor. Tıpkı dünün politikacılarının “Ucu nereye kadar giderse oraya kadar gidilecek” lafları gibi. Ama akla da hemen Susurluk ve Şemdinli başta olmak üzere sayısız siyasi saldırı ve cinayette ilk kayaya çarptıktan sonra hemen buyük lafları edenlerin “başa dönmeleri” geliyor.
Dahası olanlara bakıldığında sadece “ucun nereye gitmesi” değil, köklerin de nereye uzandığı, nereden beslendiği, hormonlu gübreleri, ilaçları kimin verdiği de önemlidir. Hükümet de asıl olarak burada başarı sağlarsa kendisini temize çıkaracak bir yola girebilir.

Başa dön
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4985
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 21/05/2006 20:47 Karma: 0  
Danıştay’a sıkılan kurşunlar tanıdık’
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Van İl Örgütü’nün 1. Olağan Kongresi’ne katılan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümü için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın DTP’yi muhatap alması gerektiğini belirterek, “Türkiye’de eğer cesaret gösterilemezse ne çeteler durdurulabilir, ne de savaştan kazanan güçler engellenebilir” dedi. DTP Van İl Örgütü’nün 1. Olağan Kongresi Şamdan Düğün Salonu’nda yapıldı. Kongreye DTP Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk da katıldı. Kongrede konuşma yapan Türk, dün Bostaniçi Belediyesi’ne yaptıkları ziyaret sırasında askerlerin engellemeleriyle karşılaştıklarını belirtti. Türk, “Mücadelemizin bir hedefi de üst aramasına neden olan mantığı aşmaktır. Bunu da demokrasi ve özgürlük mücadelesi ile halkın desteği ile başaracağız” dedi. Öte yandan Adana DTP İl Örgütü 1. olağan kongresini gerçekleştirdi. Kongrede ilk konuşmayı yapan DTP Eş Başkan yardımcısı Hasip Kaplan Türkiye’nin karanlık bir ortama çekilmek istendiğini söyledi. Danıştaya sıkılan kurşunları da tanıdıklarını söyleyen Kaplan, dün Akın Birdal’a kurşun sıkanlarla aynı güçler olduğunu belirtti. Kongrede Emek Partisi İl Başkanı Avukat Sevil Aracı ise yaptığı konuşmada, ülkenin son zamanlarda yeniden bir kamplaşmaya götürülmek istendiğini söyledi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4986
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 21/05/2006 20:48 Karma: 0  
Silahlar ‘Mardinli Ö.’ den
Danıştay’a yapılan saldırıda gözaltındakilerin sayısı 9’a yükseldi. Cumhuriyet Gazetesi’ne ve Danıştay’a yaptıkları saldırıları kabul eden saldırganlar, kullandıkları bombayı ve silahları İstanbul’da “Mardin’li Ö” den aldıklarını itiraf ettiler.
Avukat Alparslan Arslan, Osman Y., İsmail S., Mehmet A., Nusret A., Sinan B., Saim Ö., Tekin I. ve adı açıklanmayan bir kişi ile birlikte 9 kişinin sorgulamalarına Ankara Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Hamza Keleş, Savcı Şemsettin Özcan ve Salim Demirci tarafından devam ediliyor.
Gazete yayınından!
Sorgulaması süren avukat Alparslan Arslan’ın, Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırı düzenlemeye, kamuoyunda “karikatür krizi” olarak nitelendirilen yayınlar sırasında karar verdiğini söylediği belirtildi. Arslan’ın, Danıştay 2. Daire Başkanı ve üyelerinin bir gazetede yayımlanan fotoğraflarını keserek cebine koyduğunu söylediği, gazete kupürüne her bakışında Danıştay mensuplarına kızdığını, bu kızgınlık neticesinde eylemi yapmayı planladığını anlattığı ifade edildi.
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde daha önce verdiği ifadelerde avukat Alparslan Arslan ile Ankara’da tesadüfen karşılaştığını ve Danıştay’a yönelik saldırıda yer almadığını söyleyen Osman Y.’nin ise önceki gece savcılara ifadesini değiştireceğini ve her şeyi itiraf edeceğini söylediği öğrenildi.
‘Mardinli Ö.’
Osman Y., Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanmasında kullanılan patlayıcıları, önceden tanıdığı ve soyadını bilmediği “Mardinli Ö”den İstanbul Bahçelievler’de aldığını kaydetti. Bombaları aldıktan sonra avukat Arslan’ın saldırı için kendini ve İsmail S’yi görevlendirdiğini, her ikisinin de eğitimsiz olması sebebiyle bombaların patlamadığını anlatan Osman Y., avukat Arslan’ın kendilerini sözle “haşladığını” ifade etti.
Osman Y., ifadesinde Arslan’ın, “Kardeşim bir işe başlarken besmele çekin. Besmele çekmezseniz böyle olur” dediğini anlattı. Osman Y., Arslan’ın gazeteye üçüncü bombayı kendisinin, “besmele ve tekbir” eşliğinde attığını söyledi.
Kumar tutkusu
Kumarbaz olduğunu, bu eylemlere de avukat Arslan’ın, “Çok para kazanacaksınız” sözlerinden hareketle girdiğini belirten Osman Y., Arslan’ın ilk etapta vadettiği 5 bin ABD Doları’nı beklenen paranın gelmemesi yüzünden alamadıklarını söyledi.
Parasızlık yüzünden otomobilini 15 bin YTL’ye sattığını, 10 bin YTL’sini kumarda kaybettiğini belirten Osman Y., yakalandığı sırada üzerinde çıkan 4 bin YTL’nin de arabadan kalan para olduğunu ifade etti.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4987
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 21/05/2006 20:51 Karma: 0  
Danıştay’a saldırının azmettiricisi
yakalandı
Danıştay’a ve Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırıyı azmettirdiği tespit edilen, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılma eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin İstanbul Kadıköy’de intihar girişiminde bulundu. Hastaneye kaldırılan Tekin, gözaltına alındı. Kalbine bıçak sapladığı belirtilen Tekin’in, yoğun bakımda olduğu bildirildi.
Danıştay’a saldırı olayını araştıran polis tarafından incelenen telefon kayıtlarında, saldırıyı gerçekleştiren avukat Alparslan Arslan’ın, olaydan önce Muzaffer Tekin ile çok sık görüşme yaptığı belirlenmişti.
Danıştay’a ve Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırı düzenleyen avukat Alparslan Aslan’a eylem talimatlarını verdiği ve eylemlerin planlayıcısı olduğu belirtilen subaylıktan atılma Muzaffer Tekin’in İstanbul’daki evine, işyerine ve bulunma ihtimali bulunan iki ayrı eve daha baskın yapıldı.
Ancak saldırı günü evinden ayrılan ve komşularına “Çanakkale’ye gidiyorum” diyen Tekin bulunamadı. Dün öğle saatlerinde bıçakla intihar girişiminde bulunan Tekin, özel bir hastaneye kaldırılınca polis tarafından gözaltına alındı. Göğsünden hafif yaralı olan Tekin’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Bu arada olayla ilgili soruşturma da Ankara’da sürüyor.
‘Pişmanlık Yasası’
İstanbul’da yakalanan ve Cumhuriyet Gazetesi’ne düzenlenin bombalı saldırıya karıştıklarını itiraf eden İsmail Sağır ve Tekin İrşi de polise Pişmanlık Yasası’ndan faydalanmak istedikleri yönünde başvuruda bulundu.
Polis, saldırganların bilinen örgütlerden birine üye olmadıklarını, fakat kendilerini “Vatansever Güç” olarak tanımladıklarını belirtiyor. Arslan’ın arabasında bulunan iki tabancanın, planlanan başka eylemlerde kullanılabileceği ihtimali de değerlendiriliyor.
Polis olay günü Tekin’in evine baskın yapmış ancak Tekin’i ikamet etttiği İstanbul Kadıköy’deki evinde bulamamıştı. Tekin, olay gününden bu yana polis tarafından aranıyordu.
Apartman yöneticisi İlyas Hacıhaliloğlu, Tekin’in “Çanakkale’ye gidiyorum” diyerek evden ayrıldığını söylemişti.

  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5032
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 22/05/2006 19:07 Karma: 0  
Demokrasi güçleri tetikte olmalı
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, Danıştay saldırısı ile gelişen olaylarda, demokratik haklar ve kazanımların geriye götürülmeye çalışılmasına karşı emek ve demokrasi güçlerinin “tetikte” ve “birlikte” olması gerektiğini söyledi. Tombul dün KESK Genel Merkezi’nde basın toplantısı yaparak, bir yargıcın yaşamanı yitirmesi ve 4 yargıcın da yaralanmasıyla sonuçlanan Danıştay’a silahlı saldırı nedeniyle tartışmaların yoğunlaştığına dikkat çekti.
Şemdinli’de ortaya çıkan olay, Cumhuriyet gazetesine, Danıştay’a yapılan saldırı ve patlayan bombaların birbiri ile ilgili olduğunun altını çizen Tombul, “Cumhurbaşkanlığı seçimi ve ülkemizi bölgesel maceralara dahil etme isteğinin bu tür olayları daha da arttıracağı görülüyor” dedi.
Tombul, 12 Eylülcülerin aydınlık, ilerici, demokrat güçlerini yüzbinlerce yurttaşı cezaevlerinde işkence tezgahlarından geçirdiğini, din derslerini zorunlu hale getirdiğini ve Kuran’dan ayetler okuyarak laikliği savunduğunu hatırlatarak, 12 Eylülcülerin ırkçı, şoven, gerici bir toplum yaratma politikalarının sonuçlarının yaşandığını söyledi. Tombul, son dönemde yaşanan olayların ABD’nin Ortadoğu pojesinden bağımsız olmadığını kaydederek, 12 Eylül’de başlayan ve gitgide artan bir şekilde hükümetlerin emperyalistlere bağımlılık geliştirdiğinin altını çizdi. Tombul, geçmişte de son günlerde olduğu gibi kaotik ortamların halkın aleyhine sonuçlar doğurduğunu belirterek, bu kargaşada veto edilen SS ve GSS Yasası’nın tekrar çıkartılacağını, döviz, borsa sarmalıyla yine bir avuç mutlu azınlığa sermaye aktarımının devam edeceğini ifade etti.
Tombul, karanlığa karşı aydığınlığın savunulması gerektiğini vurgulayarak, emek ve demokrasi güçlerine yapay bölünmelere karşı güçbirliği çağrısı yaptı.
Mersin Demokrasi Platformu da Danıştay 2. Dairesine yapılan saldırının arkasındaki güç odaklarının açığa çıkarılmasını istedi. Taşbina önünde yapılan basın açıklamasında sık sık, “Kahrolsun ABD işbirlikçi AKP”, “Bağımsız yargı demokratik Türkiye”, “Çeteler halka hesap verecek” sloganları atıldı. Mersin Demokrasi Platformu adına konuşan Gürsel Sığınır, “Danıştay üyelerine kurşun yağdıran Avukat Alparslan Arslan’ın üzerinde çıkan ‘Vatansever Kuvvetleri Güç Birliği Hareketi Derneği’ Genel Başkan Yardımcısı olarak düzenlenmiş olan kart, sanığın nerelerle bağlantılarının ve ilişkilerinin olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.
Türban-Laiklik ikileminde tartışılan bu olayın, ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu projesine katkı sağlayacağını belirten Sığınır, saldırıların arkasındaki güç odaklarının açığa çıkartılarak cezalandırılmalarını ve Türkiye halkını emek ve demokrasi güçleriyle birlikte karanlık güçlere karşı mücadeleye çağırdı.
Mazlum-Der kınadı
Mazlum-Der’in 8’nci Olağan Genel Kurulu’nda, son günlerde oluşturulmaya çalışılan cepheleşmeye karşı, beraberliğin önemine vurgu yapıldı. Derneğin 15 yılda yaptıklarını anlatan sinevizyon gösterimi ile başlayan genel kurulda, yönetimi devredecek olan başkan Cevat Özkaya ve Şeyhmus Ülek’e plaket sunuldu. Cevat Özkaya, şiddeti siyasetin bir aracı olarak kabullenmemek gerektiğine dikkat çekerek, Danıştay’a yapılan saldırıyı kınadı.
Özkaya, bir süredir devam eden gerginlik ve kutuplaştırma yönündeki çabaları kınarken, siyasilerin bile ortamı normalleştirmeye dönük değil, germeye yönelik konuşmalar yapmasını eleştirdi.
Emek Partisi Hatay Dörtyol İlçe Örgütü de yaptığı yazılı açıklamada, Danıştay’a yapılan saldırıların arkasındaki güç odaklarının ortaya çıkarılmasını istenerek, “Bu gün halkımız ve ülkemiz için en çok ihtiyaç duyulan şey Terörle Mücadele Yasa tasarısı değil, hak isteyenlerin, bölücü, terörist ilan edilmediği demokrasi, özgürlük ve halkların kardeşçe, barış içerisinde yaşadığı bir Türkiye’dir” denildi.

Gül’e göre ‘yapay’
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Danıştay’a saldırı ve ardından yaşanan gelişmeleri ‘yapay meseleler’ olarak yorumladı.
Amasya’da bugün yapılacak AKP İl Kongresi’ne katılmak için dün Çankırı’dan hareket eden Gül, yolunu kesen partililere belediye binası önünde otobüsten seslendi. “Bütün meseleler yapay meselelerdir. Bazen kasıtlı problemler... “ diyen Gül, şunları kaydetti: “Bunların hepsini soğukkanlılıkla, dikkatle, kardeşlik ruhu içinde geçeceğiz ve hizmetlerimize devam edeceğiz.”

“Vatansever Güçbirliği”nden açıklama
Danıştay’a silahlı saldırıyı düzenleyen Avukat Alparslan Arslan’ın üzerinde bulunan “Vatansever Kuv vetleri Güçbirliği” (VKG kartı üzerine dikkatleri üzerine çeken VKGB adına bir açıklama yapıldı.
VKGB Genel Başkanı Taner Ünal imzası ile yapılan açıklamada, “Danıştay’a yapılan menfur saldırıyı yapan şahıs ailecek Fetullahçıdır. Bu olay Fetullahçı ekip - Pentagon – CİA - Nato Güçleri tarafından ortaklaşa yürütülen bir provokasyondur.” iddiasına yer verildi. Açıklamada, söz konusu olay için “Amaç Hoca efendi ve ekibine siyasi ikbal yolunun açılmasıdır.” denildi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5056
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 23/05/2006 22:49 Karma: 0  
Bağlantılarını gizledi
Danıştay 2. Dairesi başkan ve üyelerine yönelik silahlı saldırının faili Avukat Alparslan Arslan, “saldırıyı dairenin türbanla ilgili kararına kızdığı için gerçekleştirdiğini” belirterek, diğer zanlıların olayla ilgisi bulunmadığını öne sürdü.
Alınan bilgiye göre, Arslan, önceki gün çıkarıldığı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği’nde verdiği ifadesinde, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” suçunu kabul etmedi.
Cumhuriyet gazetesine bomba atılması olayının “gazetede ‘domuza başörtüsü takılmış karikatür’ yayınlanması nedeniyle yapılmış ‘refleks bir eylem’ olduğunu” savunan Arslan’ın, “Bana göre bu Müslüman Türk milletinin bir refleksidir. Kendi kutsalına karşı yapılan bir yanlışa karşı refleks eylemidir” ifadelerini kullandığı öğrenildi.
Cumhuriyet gazetesine yapılan 3 bombalı eylemden haberi olduğunu ve üçüncü eylemi bizzat kendisinin yaptığını kabul eden Arslan, üçüncü eylemde yanında İsmail Sağır ve Erkan Timuroğlu’nun bulunduğunu belirtti.
Eylemlerde kullandığı bomba ve Danıştay 2. Dairesi üyelerine yönelik yaptığı saldırıda kullandığı Glock marka silahı “tanımadığı kişilerden İstanbul Maltepe’den para karşılığı aldığını” öne süren Arslan’ın “buradaki aracıların isimlerini açıklamak istemediğini söylediği” öğrenildi.
Danıştay’a saldırı
Alparslan Arslan’ın, “Danıştaya yönelik saldırıya kendisinin karar verdiğini, başka kişi veya kişilerin etkisi olmadığını” iddia ettiği bildirildi. “Türbanla ilgili Danıştay 2. Dairesi’nin kararına kızdığını” söyleyen Arslan’ın, “saldırıyı yapmaya Ankara’ya gelmeden 2 gün önce İstanbul’da karar verdiğini” dile getirdiği kaydedildi. Zanlılardan Osman Yıldırım’ı iş sebebiyle birkaç yıldır tanıdığını, İsmail Sağır ile ise 1 hafta önce tanıştığını anlatan Arslan’ın, bu kişilerle kendi aracıyla Ankara’ya geldiğini, ancak “bu kişilerin Danıştaya yönelik saldırıyla ilgileri olmadığını” iddia ettiği öğrenildi. Arslan’ın, saldırıdan 1 gün önce Danıştay’da keşif yaptıktan sonra Ulus’ta kaldığı otele tekrar döndüğünü, ertesi gün de Necatibey Caddesi’ne aracıyla yalnız geldiğini, silahını namluya mermi sürerek yanına aldığını, Danıştay’ın girişinden avukat kimliğini göstererek içeri girdiğini anlattığı belirtildi.
Arslan’ın, Danıştay’ın 5. katına çıkarak, 2. Daire üyelerini aradığı, sonradan müzakere salonu olduğunu anladığı yere çaycıyı takip ederek girdiğini dile getirdiği bildirildi.
“Vakit gazetesi çıktısındaki resimlerden yüzlerini öğrendiği kadarıyla içeride bulunan 6-7 kişiyi süzdüğünü ve önce başkan olduğunu anladığı kişiye, daha sonra da kararda imzası olduğunu düşündüğü 2 kişiye ateş ettiğini” söylediği öğrenilen Arslan’ın 3 el kurşun attığını sandığını, “sonradan öğrendiğine göre, 2 hakime de kurşunun değdiğini haber aldığını” anlattığı kaydedildi. “Kurşunlardan bazılarının kesinlikle hedef almadığı hakimlere de değdiğini öğrendiğini” ifade eden Arslan’ın “türban aleyhindeki kararda imzası ve ilgisi olmadığını belirttiği bu hakimlerden özür dilediği ve onların da kendisine birer tane mermi atma hakları bulunduğunu” söylediği belirtildi.
Arslan’ın, zanlılardan Tekin İrşi’yi hiç tanımadığını, Danıştay’a saldırıdan önce defalarca telefonla görüştüğü saptanan eski yüzbaşı Muzaffer Tekin ile samimiyeti olmadığını, bugüne kadar 3-4 kez görüştüğünü, ancak bu olayla kesinlikle ilgileri bulunmadığını anlattığı ifade edildi.
Osman Yıldırım
Zanlılardan Osman Yıldırım’ın, Danıştay’da yapılan silahlı saldırı ve Cumhuriyet gazetesine yönelik bombalı saldırılarla bir ilgisi bulunmadığını iddia ettiği ve Arslan’ın kendisinin avukatı olduğunu ve birkaç yıldır tanıdığını söylediği dile getirildi.
Diğer zanlılar İsmail Sağır ve Tekin İrşi’yi tanımadığını öne süren Yıldırım’ın, bu kişilerin halen gözaltında olan şüpheli Erhan Timuroğlu’nun arkadaşları olduğunu bildiğini ifade ettiği kaydedildi.
Cumhuriyet gazetesine bomba atılmasının, Arslan, Sağır, İrşi tarafından yapılıp, yapılmadığı konusunda bilgisi olmadığını savunan Yıldırım’ın, bu kişilerin kendisi aleyhindeki ifadelerini kabul etmediği belirtildi. Yıldırım’ın, “kimseye Cumhuriyet gazetesine atılsın diye bomba vermediğini, bu konuda telkinde bulunmadığını” öne sürdüğü bildirildi. Ankara’ya gelen Arslan’a yeğenlerini görmek için eşlik ettiğini anlatan Yıldırım’ın, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır ile birlikte Arslan’a ait otomobille Ankara’ya geldiklerini söylediği öğrenildi.
Yıldırım’ın, Danıştay’a yönelik silahlı saldırıdan bir gün önce, Alparslan Arslan, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır ile Arslan’ın otomobilinde oturduklarını, bu sırada Arslan’ın bir saldırı olacağı yönünde ifadeler kullandığını anlattığı kaydedildi. Arslan’ın konuşmalarından Danıştay’a saldırı olabileceğini tahmin ettiğini söyleyen Yıldırım’ın, bunun üzerine araçta bulunan İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu’na kızarak, araçtan inmelerini sağladığını ifade ettiği belirtildi.
Yıldırım’ın, “ertesi gün sabah kalktığında televizyondan Arslan’ın saldırıyı gerçekleştirdiğini öğrendiği” dile getirdiği bildirildi.
Sağır: ‘Para teklif edildi’
Zanlı İsmail Sağır’ın da Osman Yıldırım ve Alparslan Arslan’ın kendisine hangi yer olduğunu belirtmeksizin, bir yere patlamayan bomba atacaklarını ve karşılığında yüklü bir para kazanacağını söylediklerini ifade ettiği kaydedildi. Paraya ihtiyacı olduğundan bu teklifi kabul ettiğini dile getiren Sağır’ın, Cumhuriyet gazetesine birinci bombayı Tekin İrşi’nin attığını, bombanın patlamaması üzerine bu olaydan bir gün sonra da kendisine bomba atma teklifinde bulunulduğunu söylediği bildirildi. Sağır’ın teklif üzerine Timuroğlu, Yıldırım ve İrşi ile Cumhuriyet gazetesinin civarına gittiklerini, Yıldırım’ın kendisine bir adet bomba verdiğini, İrşi ile bombayı bahçeye atarak kaçtıklarını anlattığı ifade edildi. Olaydan 3-4 gün sonra Alparslan Arslan’ın daveti üzerine Timuroğlu ve Yıldırım ile birlikte Ankara’ya gittiklerini dile getiren Sağır’ın, Danıştay’a yönelik silahlı saldırıyla ilgili kendisinin ve Timuroğlu’un haberi olmadığını anlattığı kaydedildi. Sağır’ın, Cumhuriyet gazetesine bomba atılmasıyla ilgili olarak vaadedilen parayı da Yıldırım veya Arslan tarafından kendisine verileceğinin söylendiğini ifade ettiği belirtildi.
‘Meyvesini yiyeceksin’
Zanlı Tekin İrşi’nin ise ifadesinde Cumhuriyet gazetesine yönelik bombalı saldırıyı kabul ettiği, Yıldırım’ın bombayı nasıl atılacağını kendisine gösterdiği ve “bana bunu atınca hem bu dünyada, hem de öbür dünyada meyvesini yiyeceksin” ifadesini kullandığı öğrenildi. İrşi’nin, gerçekleştirdiği eylem karşılığında somut bir para konuşulmadığını ancak bir menfaati olacağını düşündüğünü, bunun Yıldırım’a kalmış bir şey olduğunu anlattığı kaydedildi.
Alparslan Arslan ve diğer zanlılar Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Tekin İrşi, önceki gün çıkarıldıkları Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği tarafından tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilmişti.
İki gözaltı daha
Bu arada, Kartal’da bir kişi dün, Danıştay’a yönelik silahlı saldırıyla ilgisi olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Jandarma tarafından gözaltına alınan ve ardından da Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Erhan T. adlı kişinin sorgusunun ardından Ankara’ya gönderileceği öğrenildi.
Erhan T’nin ardından Atilla E. isimli bir kişinin daha soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi.

Baro’dan Arslan hakkında soruşturma
İstanbul Barosu, Danıştay 2. Dairesi’ne silahlı saldırıda bulunan Avukat Alparslan Arslan hakkında “meslekten men istemiyle re’sen disiplin soruşturması” başlattı.
İstanbul Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Baro Yönetim Kurulu’nun 19 Mayıs Cuma günü olağanüstü toplantı yaptığı belirtilerek, şöyle denildi: “Yönetim Kurulu, Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in öldürülmesi ve Daire Başkanı ile üyelerinin yaralanması olayında şüpheli Avukat Alparslan Arslan hakkında meslekten men istemiyle re’sen disiplin soruşturması açılmasını kararlaştırdı.”

Asıl aktörler gözden kaçırılıyor
Danıştay’a yönelik silahlı saldırının ardından “derin ilişkiler” ağı çıkarken, hükümet cephesinden yapılan iddialı açıklamalar Şemdinli olayında olduğu gibi yerini belirsizliğe bıraktı. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere bakanlardan gelen “Sürprizlere hazır olun. Şimdiye kadar hiçbir siyasi cinayet böylesine tüm boyutlarıyla aydınlatılamamıştı” şeklindeki demeçler, -şimdilik de olsa- saldırıda tetikçilik yapan Avukat Alparslan Arslan ile 3 arkadaşının tutuklanmasından öteye gidemedi. Tutuklananların haricinde bir emekli binbaşı ve yüzbaşı ile 2 astsubay da sorgulanıyor. Ancak, Danıştaya yönelik silahlı saldırının işaret ettiği Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi’nin önemli isimleri ısrarla gözden kaçırılmak isteniyor.
Mersin’deki bayrak provokasyonunun ardından ortaya çıkan bu hareket, ilerleyen günlerde Mersin’de düzenlediği bayrak yürüyüşü ile gündeme geldi.
Hareketin kurucuları ise oldukça dikkat çekici isimler. Tarabya Orduevi’ndeki görüşmelerden sonra Nisan 2005’te kurulduğu belirtilen hareketin bir dönem onursal başkanlığını Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı yaptı. 1984’te tuğgeneralliğe yükselen Kundakçı iki yıl sonra -zaman zaman derin devletin adresi olarakta lanse edilen- Özel Harp Dairesi Başkanlığı’na atandı. Çatışmaların en yoğun olduğu dönemde bölge illerinde görev yaptı ve “tamburalı paşa” olarak anıldı. Onun sorumlu olduğu dönemde Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirme olayı yaşandı. Türkiye bu olay nedeniyle AİHM’de mahkum oldu. Kundakçı, onursal başkanlığını yaptığı Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi’nden bir süre sonra Emekli Emniyet Müdürü Kemal Canay ile birlikte istifa etti. Kağıt üzerindeki bu istifaların ilişkiler bazında da geçerli olup olmadığı bir muamma olarak orta yerde duruyor.
Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi’nin Başkanı Taner Ünal ilginç bir kişilik. Çek Kanunu’na muhalefet, dolandırıcılık ve hileli iflas gibi nedenlerle hakkında 16 ayrı dava açılan Ünal, kendilerini destekleyen 3 milyon kişi olduğunu iddia ediyor. Ancak, Kemal Canay’a göre örneğin Mersin’de iddia edildiği gibi 70 bin değil kayıtlı 72 üye bulunuyor. Eski Başkan Yardımcısı Vehbi Şanlı da, derneğin Türkiye genelinde 105 şubesi olduğu savının gerçeği yansıtmadığını, sadece Antalya, Mersin ve Konya’da şubeler kurulabildiğini aktarıyor.
Kıbrıs bağlantıları
Bu arada eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin’e ait Kadıköy’deki dairede dokümanlar, ağırlıkla ulusalcı yayınlardan oluşuyor. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, Annan Planı’na Hayır kitapçığı, İleri dergisi, Türk Solu gazetesi, Ulusal Güç Birliği Hareketi kitapçığı, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Tüzüğü, Türkeli dergisi. Arslan’ın evinde bulunan istihbarat ve gerilla el kitabı Tekin’in evinde de görüldü. Tekin’in KKTC’ye sık sık girip çıktığı, KKTC’deki “derin” örgütlenme olarak tanınan TMT ile ilişkisinin olduğu öne sürülde ve geçen yıl İstanbul’daki Kıbrıs Şehit ve Gazileri Anma Günü’nde şükran madalyasını KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tan aldı.
Günaltay’dan çarpıcı iddialar
Akın Birdal suikastınde azmettirmekten hüküm giyen Semih Tufan Günaltay, dün Vatan gazetesinde yayımlanan açıklamalarında, Muzaffer Tekin ile cezaevinden çıktıktan sonra Türk Solu dergisinin bir gecesinde tanıştıklarını belirterek, “Kendisi en az 3 defa Küçükyalı’daki büroma, İbrahim Şahin ile birlikte geldi. İsmini şu an hatırlayamadığım bir albay ile beraber, bir iftar yemeğinde de bir araya geldik. Ancak bizim oluşumumuz içinde değildi” dedi. Günaltay, “Bizim hareketimizle en ufak bir bağı yoktur. Susurluk sanıklarından eski Özel Harekat Dairesi Başkanı İbrahim Şahin ile birlikte Vatansever Kuvvetler Hareketi’nin içinde yer alıyor. Şahinle Kadıköy yapılanmasını oluşturmuştu” dedi. Bu olay çözülürse Hablemitoğlu cinayeti başta olmak üzere birçok faili meçhul cinayetin çözelebileceğini öne süren Günaltay, şöyle devam etti: “Bence Tekin bu eylemi tek başına yapmadı. Mafya ayağı, siyasetçi ayağı, olaya alet edilen ordudan atılmış subaylar işin içinde. Eğer büyük garantiler alınmamış olsaydı hiçbiri Danıştay’a saldıramazdı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5107
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 25/05/2006 14:56 Karma: 0  
Çeteyi açıklamadı
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’a yapılan saldırının Türkiye’nin huzurunu sabote etmeye yönelik kanlı bir komplo olduğunu belirterek, “Saldırının arkasından bir ihanet çetesi çıktı” dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında, Danıştay’a yapılan saldırıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Olayın bütün boyutlarıyla hükümetin takibinde olduğunu söyleyen Erdoğan, Danıştay’a yönelik saldırıyla kanlı komplonun arkasından “bir ihanet çetesinin çıktığını” bildirerek, bu çetenin hedefinin, Türkiye’deki istikrar, huzur, kalkınma olduğunu kaydetti.
‘İhanet çetesinin’, hangi çete olduğunu söylemeyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Danıştay’a saldırıyla birlikte artırdığı ‘seçime gidilmeli’ söylemlerini de yanıtlayarak “AKP iktidarı olarak, bizden erken seçim kararı bekleyenler boşuna heveslenmesinler Türkiye’nin erken seçim derdi yoktur” dedi.
Başbakan Erdoğan, “açık bir provokasyon” olarak tanımladığı Danıştay’daki saldırıyla ilgili olarak, kimsenin yarın pişman ve mahcup olacağı ifadelerde bulunmamasını istedi.
‘Ötekileştirme’
Demokrasi ve hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini kaydeden Erdoğan, “Demokrasi ve hukuk mücadelemizde bir tek geri adım atmayacağız. Bu ülkede birileri, toplumu kategorize etmeden, milletin bir kısmını çekmecelere koymadan, toplumun bir kısmını ötekileştirmeden akıl yürütemiyor, analiz ve yorum yapamıyor olabilir” dedi.
Gerginliğin sorumlusu!
Türkiye’de huzuru ve istikrarı hedef alan bir ‘çetenin’ suçüstü yakalandığına ve deşifre edildiğine işaret eden Erdoğan, faillerinin bağlantılarıyla birlikte ele geçirilerek adalete teslim edildiğini söyledi.
Benzer senaryoları daha önce yaşamış olan vatandaşların nelerin, niçin yapıldığını gayet iyi bildiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Vatandaşımız şunu da biliyor; bu tür hain saldırılardan, bu tür provokatif eylemlerden en fazla rahatsız olacak kurum, hükümettir, yönetimdir. İstikrarın bozulmasını isteyecek bir hükümet olabileceğini hangi akıl sahibi düşünebilir veya böyle bir duruma inanabilir. Biz hükümet ve parti olarak, bütün boyutlarıyla bu işin üzerindeyiz. Bizzat şahsım da bu işi takip ediyor. Gerginlik olmaması için azami gayret sarfediyoruz. Hain eylemin bütün bağlantılarıyla çözülmesi için bütün birimlerimiz de çaba sarfediyor.”
Erdoğan, “Ne yazık ki, bugün hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların da olduğunu görüyoruz” dedi. Provokasyonlar karşısında siyasi aktörlerin, durumdan vazife çıkararak siyasetin meşru dilini terk ettikleri ‘provokatif’ söylemler içinde olduklarını savunan Erdoğan, “Ne yazık ki bugün hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların da olduğunu görüyoruz. Bu akla zarar, aceleci, endişe verici reaksiyonlar, yanlış olmuştur. Zira böyle durumlarda demokrasiye, siyasete her zamankinden daha fazla sahip çıkılmalıydı” dedi.

Bağış: ‘Duyumlar midemizi kaldırıyor’
Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Egemen Bağış, Türkiye’de erken seçim olmayacağını ve yeni cumhurbaşkanını bu Meclis’in seçeceğini söyledi. ABD yönetimi ve kongresinin üst düzey yetkilileriyle görüşen TBMM heyetinin temaslarının sonunda basın toplantısı düzenleyen Bağış, “Midemizi kaldıracak duyumlar alıyoruz. Kim tarafından yapıldıysa yapılsın kınıyoruz” dedi.
ABD diplomaside arzulu!
Bağış, İran konusunda da “bu ziyarette ABD’yi İran’ı vurmaya yönelik bir hazırlık içinde görmedim, diplomaside arzulu gördüm” ifadelerini kullandı.

SP’li Kurtulmuş: ‘Saldırı
cumhurbaşkanı seçimleriyle ilgili’
SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Danıştay saldırısı, bu Meclis’in cumhurbaşkanı seçmemesine yönelik bir komplodur” dedi.
Kurtulmuş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Danıştay’a yapılan saldırının, “kimin işine yaradığının” iyi tespit edilmesi gerektiğini belirterek, saldırıdan milletin hiçbir şekilde kazançlı çıkmadığını söyledi.

Ayhan Parlak kaçtı
Danıştay saldırısı nedeniyle aranan eski Ata Ocakları Başkanı Ayhan Parlak’ın yurtdışına kaçtığı belirlendi. Soruşturma çerçevesinde aranan ve Muzaffer Tekin’den emir aldığı polis tarafından iddia edilen kilit isim Parlak’ın, Cumhuriyet gazetesine Alparslan Arslan’ın saldırı gerçekleştirdiği dakikalarda yurtdışına çıktığı anlaşıldı. Arslan’ın hem Cumhuriyet hem de Danıştay saldırısı öncesinde defalarca konuştuğu iddia edilen Parlak’ın, avukat ile eski yüzbaşı Tekin arasındaki irtibatı sağladığı iddia ediliyor.
‘Polat Alemdar’ lakaplı Arslan
Danıştay mensuplarına yönelik silahlı saldırıda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Alparslan Arslan’ın kod adı olarak “Kurtlar Vadisi” dizisindeki “Polat Alemdar” karakterini kullandığı belirlendi.
Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün, Danıştaya yönelik silahlı saldırı olayının perde arka bağlantılarını tespit etmek için gözaltına aldığı Muzaffer Tekin’i dün akşamdan itibaren sorguladığı Tekin’in, Alparslan Arslan’ı tanıdığını, ancak, kendisinin Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay olayıyla bağlantısı olmadığını söylediği kaydedildi. Muzaffer Tekin’in Alparslan Arslan ile yaptığı telefon görüşmeleriyle ilgili olarak, Arslan’ın genellikle kendisini aradığını, ilişkilerinin çok samimi olmadığını belirttiği öğrenildi.
Öte yandan olayla ilgili tutuklu bulunan Osman Yıldırım’ın bombaları aldığını itiraf ettiği, “Mardinli Ö.” adlı kişi ile İstanbul’da gayrimeşru ilişkileri olduğu bildirilen A.P’nin aranmasının sürdüğü belirtildi. A.P’nin geçmişte Susurluk davasından yargılanan bazı kamu görevlileriyle yakın ilişkide olduğu, bu kişileri yaklaşık 2 yıl önce Alparslan Arslan ile tanıştırdığı da tespit edildi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5108
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 25/05/2006 15:04 Karma: 0  
Ayhan Parlak kaçtı
Danıştay saldırısı nedeniyle aranan eski Ata Ocakları Başkanı Ayhan Parlak’ın yurtdışına kaçtığı belirlendi. Soruşturma çerçevesinde aranan ve Muzaffer Tekin’den emir aldığı polis tarafından iddia edilen kilit isim Parlak’ın, Cumhuriyet gazetesine Alparslan Arslan’ın saldırı gerçekleştirdiği dakikalarda yurtdışına çıktığı anlaşıldı. Arslan’ın hem Cumhuriyet hem de Danıştay saldırısı öncesinde defalarca konuştuğu iddia edilen Parlak’ın, avukat ile eski yüzbaşı Tekin arasındaki irtibatı sağladığı iddia ediliyor.
‘Polat Alemdar’ lakaplı Arslan
Danıştay mensuplarına yönelik silahlı saldırıda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Alparslan Arslan’ın kod adı olarak “Kurtlar Vadisi” dizisindeki “Polat Alemdar” karakterini kullandığı belirlendi.
Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün, Danıştaya yönelik silahlı saldırı olayının perde arka bağlantılarını tespit etmek için gözaltına aldığı Muzaffer Tekin’i dün akşamdan itibaren sorguladığı Tekin’in, Alparslan Arslan’ı tanıdığını, ancak, kendisinin Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay olayıyla bağlantısı olmadığını söylediği kaydedildi. Muzaffer Tekin’in Alparslan Arslan ile yaptığı telefon görüşmeleriyle ilgili olarak, Arslan’ın genellikle kendisini aradığını, ilişkilerinin çok samimi olmadığını belirttiği öğrenildi.
Öte yandan olayla ilgili tutuklu bulunan Osman Yıldırım’ın bombaları aldığını itiraf ettiği, “Mardinli Ö.” adlı kişi ile İstanbul’da gayrimeşru ilişkileri olduğu bildirilen A.P’nin aranmasının sürdüğü belirtildi. A.P’nin geçmişte Susurluk davasından yargılanan bazı kamu görevlileriyle yakın ilişkide olduğu, bu kişileri yaklaşık 2 yıl önce Alparslan Arslan ile tanıştırdığı da tespit edi
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5180
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 27/05/2006 23:58 Karma: 0  
Tekin serbest bırakıldı
Danıştay 2. Dairesi’ne yönelik silahlı saldırı olayıyla ilgili hakimliğe sevk edilen Muzaffer Tekin’in serbest bırakılmasına karar verildi.
Tekin, savcılıkta yaklaşık 3 saat süren sorgulama işleminin ardından, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğine çıkarıldı. Hakim Rüstem Çiloğlu tarafından ifadesi alınan Muzaffer Tekin, serbest bırakıldı. Tekin’i adliye çıkışında, ailesi ile soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılan Zekeriya Öztürk ve kalabalık bir grup karşıladı. Muzaffer Tekin’e “komutanım” diye seslenen grup, “Türkiye seninle gurur duyuyor”, “Kahraman, yiğit asker” diye sloganlar attı.
İlk olarak bir polis araca bindirilen Tekin, daha sonra bu araçtan inerek kendisini almaya gelen araçla adliyeden ayrıldı. Bu arada gazeteciler ile Tekin’i karşılayanlar arasında arbede yaşandı. Bu arbede sırasında Tekin’in göğsünü tuttuğu görüldü. Tekin’in savcılıktan, “suç örgütüne yardım ve yataklık” gerekçesiyle mahkemeye sevk edildiği belirtildi.
Gizli iş çevirmese...
Mahkemeye götürülmeden önce Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulanan Tekin, saldırıyla ilgisinin olmadığını iddia ederken “dinlemeyi önlemek için evini çift kat alüminyumla kaplattığını” söyledi.
Polislerin İstanbul’daki evinin etrafındaki zırhı sorması üzerine, öncelikle bunun tamamen güvenlik açısından olduğunu söyleyen Tekin, daha sonra dinlendiğini bildiği için önlem olarak yaptırdığını ağzından kaçırdı.
Tekin’in ofisinde özel alüminyum profillerin iki kat olarak döşendiğini hatırlatan emniyet yetkilileri ise “Teknik imkanları çok iyi biliyor. Güncel cihazların hava yastıklı iki metal profil üzerinden dinleme yapamayacağını biliyor. Gizli iş çevirmeyen bir kişinin böyle bir şeye ihtiyacı olur mu?” dediler.
Operasyonu tesadüf bozdu
Parlak ve yandaşlarına yönelik teknik takibin devam ettiği süreçte bir tesadüfün bütün operasyonu bitirdiğini anlatan emniyet yetkilileri, “Bu kişinin kullandığı aracın change olduğuna ilişkin ilginç bir ihbar Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yapılmış. Emniyet de gidip araçla beraber Parlak’ı almış. Tabii arabadan suç unsurlarıyla beraber, komiser Tamer’in verdiği dosyalardan biri de bulunmuş. Operasyon şekillenmeden sona erdi, komiser de meslekten atıldı” dediler.
Ardından yapılan incelemede Parlak’ın telefon rehberinde polis ve MİT tarafından çok iyi bilinen isimlere rastlandığının altını çizen emniyet yetkilileri, “Muzaffer Tekin ve Alparslan Arslan isimlerine ilk defa burada rastladık. Ancak ulusalcı olarak belirlenen bu kişilerin neden ve nasıl irtibatlı olduğunu çözememiştik” diyerek operasyonun buradan sonra tıkandığını da ifade ettiler.
Ayhan Parlak Almanya’ya kaçtı
Danıştay saldırısında kilit isim olarak bilinen Ayhan Parlak’ın Almanya’ya kaçtığı anlaşıldı. Alparslan Arslan ile sadece eylemler döneminde 50’den fazla telefon görüşmesi yapan Parlak’ın Tekin ile Arslan arasında köprü vazifesini gördüğünü belirten emniyet yetkilileri, bulunması için uluslararası destek istendiğini bildirdiler. Son olarak Cumhuriyet’e üçüncü saldırının yapıldığı gün Arslan ile görüşen Parlak’ın aynı gün Atatürk Havalimanı’ndan Almanya’ya çıktığı anlaşıldı. Parlak’ı, akrabası Ertuğrul Yılmaz’ın öldürülmesi nedeniyle 2003’ten beri izleyen Emniyet,bu defa da Alman polisinden yardım istedi.
Öztürk, ‘dinamikler’ derken neyi kastediyor?
Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine saldırılarla ilgili yapılan soruşturma kapsamında nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakılan Emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk, “Tek bir temel ilkemiz var. Türkiye’de dinamiklerin ayakta kalmasını sağlamak” dedi.
Serbest bırakılan Öztürk ve Avukatı Hukukçular Birliği Başkanı Kemal Kerinçsiz, mahkeme çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu. “Adalet yerini buldu” diyen Kerinçsiz, ortada bir delil yokken müvekkilinin suçlandığını öne sürdü. Müvekkilinin örgüte yardım ve yataklık iddiası ile gözaltına alındığını hatırlatan Kerinçsiz, “Oysa ortada ne bir örgüt var, ne de örgüte yardım suçu. Belki takipsizlik kararı bile verilebilir. Şimdi bu suçlamayı yapanlar utansın. Birtakım kişiler, özellikle yetkililer, ‘çete var’ diyorlardı. Bu haksız suçlamalarla insanları mağdur etmesinler. Kamu görevlileri, özellikle bakan düzeyinde, başbakan düzeyinde olanlar insanları suçlarken çok dikkatli olmak zorundadırlar. Onların da aile hayatı var. Devlet adına bakan ve başbakan düzeyinde ‘çete başı’ diye açıklama yapanlar bakalım şimdi ne yapacak” diye konuştu.
Öztürk ise, daha sonra detaylı bir açıklama yapacağını söyleyerek, “Tek bir temel ilkemiz var. Türkiye’deki dinamiklerin ayakta kalması” dedi.
Öztürk ifadesinde, olayları bir komplo olarak değerlendirdiği ve Tekin’i, ‘Türk ordusunun en onurlu askerlerinden biridir’ diye nitelendirdiği belirtildi.

Emniyet: Saldırganın tarikat bağlantısı yok
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Danıştay’a ve Cumhuriyet gazetesine saldırıda bulunanların “terör örgütü” kapsamına girdiklerini belirtti ve şu ana kadar bir tarikat bağlantısına rastlanmadığını söyledi.
Haftalık toplantısında Polis Bilgi Sistemi POLNET hakkında bilgi veren Çalışkan, daha sonra gazetecilerin Danıştay’a yönelik silahlı saldırı ile ilgili sorularını yanıtladı.
Saldırının ardından bugüne kadar 19 kişinin gözaltına alındığını belirten Çalışkan, şu ana kadar 5 kişinin tutuklandığını bildirdi. Çalışkan, tutuklanan kişilerin Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara da karıştıklarının tespit edildiğini kaydetti.
‘Örgüt’ ilişkisi
Yakalanan kişilerin terör örgütü olup olmadığı, örgütse örgütün niteliği ve ideolojisi hakkında sorulan soruları yanıtlayan Çalışkan, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın terörün ve örgütün tanımını yaptığını hatırlattı ve yasaya göre, iki veya daha fazla kimsenin terör suçunu işlemek amacıyla bir araya gelmesinin de “örgüt” kapsamında değerlendirildiğini vurguladı. Çalışkan, ayrıca Ceza Kanunu ve özel kanunlarda teşekkül, cemiyet, silahlı cemiyet veya silahlı çetenin de örgüt kavramı içerisinde değerlendirildiğini anlattı.
Danıştay’a silahlı saldırı düzenleyenler ile Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırıda bulunanların yasada yer alan “terör ve örgüt” tanımlarıyla örtüştüğünü vurgulayan Çalışkan, “Bu kişiler terör örgütüdür” dedi.
Tarikat değil!
Söz konusu kişilerin kimlerle bağlantısı olduğunun her türlü olasılık göz önüne alınarak soruşturmanın yürütüldüğünü ifade eden Çalışkan, “Saldırganın tarikat bağlantısı var mı?” sorusuna, “Böyle bir tespit yok” dedi.
Bir gazetecinin, “9. Cumhurbaşkanı Demirel’e yönelik bir saldırı olasılığına karşı koruma sayısı artırıldığına dair haberler doğru mu?” sorusuna Çalışkan, alınan istihbaratlar çerçevesinde koruma tedbirlerinin her zaman gözden geçirilebileceğini bildirdi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5249
mjova (Kullanıcı)
Gönderiler: 5
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:SALDIRGANLARIN KÖKLERİ NEREYİ GÖSTERİYOR?? 02/06/2006 17:11 Karma: 0  
Özel Harpçi çete
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a suikast hazırlığı içinde olduğu bildirilen ve içerisinde üst rütbeli emekli askerlerin de bulunduğu bir çete ortaya çıktı. Önceki gece sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonda çökertilen çete ile ilgili bilgilerin, bazı gazeteler telefonla aranarak, Genelkurmay binasının önünde bir dosya halinde verildiği bildirildi. Gazeteleri arayan kişinin kontürlü bir telefondan aradığı belirlendi.
Aralarında Genelkurmay Başkanlığı Özel Harp Dairesi’nde görevli bir yüzbaşı, bir astsubay ile iki pilot ve bir emekli binbaşının da bulunduğu ve adının da ‘Atabey Gerilla Grubu’ olduğu belirlenen ‘çete’, önceki akşam Ankara Terörle mücadele ekiplerinin operasyonuyla ortaya çıktı. Eryaman’da düzenlenen baskında çete ekibinden olduğu belirtilen 9 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında TSK’nın Özel Harp Dairesi’nden Pilot Yüzbaşı E.E., Astsubay M.T. ile henüz rütbesi ve kimliği belirlenemeyen bir subayın bulunduğu belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında bir esnaf ve beş sivil de bulunuyor. Merkez Komutanlığı’nda sivil bir savcının da katılımıyla sorgulanan ordu mensuplarıyla birlikte ele geçen 2 Glock tabanca, C-4 patlayıcı ve el bombaları Danıştay saldırısıyla ilgili bir örgüt kuşkusu doğurdu. Operasyonda gözaltına alınan siviller Ankara Emniyeti’ne götürüldü ve Terörle Mücadele Şubesi’nde sorguya alındı.
Erdoğan ajandada!
Öte yandan Eryaman baskınıyla ilgili olarak polisin sızdırdığı bilgilerde çok ilginç bazı belgelerin ele geçtiği öne sürüldü. Bu bilgilere göre yakalanan zanlıların ajandasında 9 adet kroki bulundu. Bu krokiler arasında Başbakan Erdoğan’ın Subayevleri’ndeki evinin krokisinin bulunduğu iddia edildi. Grubun Başbakan Erdoğan’ın Danışmanı Cüneyt Zapsu’ya yönelik silahlı eylemde bulunmak için planlar yaptığı da iddialar arasında yer aldı. Zapsu’nun marketler zincirine bombalı saldırı yapılacağı bilgileri alındığı da kaydedildi.
Sauna çetesi
Emniyet yetkilileri, operasyonun Danıştay’a düzenlenen silahlı baskınla ilgili olmadığını, ancak soruşturmanın Danıştay dahil çok yönlü sürdürüldüğünü belirtti. Öte yandan çetenin, Sauna çetesine benzer bir yapı olduğu belirtildi.
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Ankara Eryaman’daki operasyonla ilgili “tahkikatın” devam ettiğini söyledi.

---------------------------------------------------------------------- ----------
Kilit isim Parlak teslim oldu
Danıştay’a saldırı olayıyla ilgili soruşturmada, aranan eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile irtibat kurduğu iddia edilen Ayhan Parlak, Ankara Adliyesine gelerek Cumhuriyet Başsavcılığına teslim oldu.
Avukatı Osman Oğuzhan ile birlikte adliyeye gelen Parlak, Danıştay Soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan’a teslim oldu. Parlak’ın ifadesini almayan savcı, daha sonra sağlık kontrolünden geçirilmesi için Adli Tıp’a polis eşliğinde gönderdi. Ata Ocakları eski Genel Başkanı olduğu iddia edilen Parlak’ın adı Akın Birdal Suikasti sanığı Tufan Günaltay ile yaptığı görüşmeler ile anılmıştı. Daha sonra Danıştay saldırısı sonrasında yapılan teknik incelemede sanık Avukat Alparslan Arslan ile 52 defa telefon konuşması yaptığı belirlenen Parlak’ın eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile bağlantısını sağladığı gerekçesiyle arandığı bildirilmişti. Parlak’ın ayrıca Sauna Çetesi operasyonu çerçevesinde tutuklanan Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı’nda görevli Komiser Tamer Topsakal ile irtibatlı olduğu ve ayrıca Almanya’da 2 yıl önce kafasından vurularak öldürülen Ertuğrul Yılmaz’la ilişkinden sorgulanacağı da kaydedildi.

---------------------------------------------------------------------- ----------
Tüzel: ‘Özel Harp Dairesi dağıtılmalı’
EMEP (Emek Partisi) Genel Başkanı Levent Tüzel, “Atabey Gerilla Grubu”na yönelik operasyona dikkat çekerek, çete örgütlenmesinin habis bir ur gibi sistemi sardığını belirtti.
Tüzel dün yaptığı yazılı açıklamada, “Danıştay saldırısının arkasında Ergenekon Örgütü adlı bir çetenin olduğunun açıklanmış olması da göz önüne alındığında, çete ve kontrgerilla örgütlenmesinin habis bir ur gibi bütün sistemi sardığı aşikar hale gelmektedir.” dedi. Ucu Susurluk’a kadar dayanan çete, kontrgerilla örgütlenmesinin bir yeni halkasının da Eryaman’da ortaya çıkan ‘Atabeyler Gerilla Grubu’ olduğuna dikkat çeken Tüzel, bugüne kadar açığa çıkan çete ilişkilerinde, Özel Harp Dairesi’nin ve Emniyet Genel Müdürlüğü bağlantısının çıkmasını, çetelerin devlet içinden destek ve himaye görmeleriyle ilişkili olduğunu kaydederek, “bin operasyon ve 3 bin ‘faili meçhul’ün uygulayıcıları da olan bu çete ve kontregerilla örgütlenmeleri dağıtılıp sorumlularından hesap sorulmadıkça, Türkiye’nin demokrasi ile yönetilen bir ülke olduğunu söylemek mümkün değil” dedi.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

29.11.2008 I 13:19 | Lazebura©

article thumbnailKaradeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan müzisyen Birol Topaloğlu grubu ile birlikte Maltepe’deki Yayla Sanat Merkezi’nde özel bir organizasyonla...
Makelenin Devamı...

24.11.2008 I 19:48 | Lazebura©

article thumbnail Türkçe, Hemşince ve Gürcüce dillerinin kullanıldığı filmde, cezaevi ve ölüm orucu gerçeğine insancıl bir açıdan yaklaşılıyor. Yönetmenliğini...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazlar Belgeseli neyin Belgeseli?
Ben d ebu belgeseli izlerken şuna taktım."4 000 yıllık" tarih ısrarla deyinilmiş ve sloganı b...
2.Lazebura İstanbul Buluşmasının Ardında...
ya ben bi türlü denk gelemedim bu buluşmaya eğer bida tekrarlanırsa banada lütfen haber verin ...
Lazonada Kadınlar (1)
Sevgili Leyla Ordu / Gölköylü'dür. Ona Gölköylü demek benim hoşuma gidiyor. Gölköylü Lazc...
Karadeniz Ansiklopedisi
sayın site sakinlerine dikkatine karadeniz ansiklopedesi ni satın almak istedim fakat yönlendiril...