|
Bu yazıda bahsi geçen ilişki 2006 ağustos ayında Hopa-Kopmuş sahilinde yaşanmıştır.
Uçazuğaçkmi
Ey gidi uçazuğaçkmi yine başbaşayız, evet önümde tam üç günüm var iyi değerlendirmeliyim bunu. Bugün hasret giderecem uçazuğaçkmi'yle sarılacam ona hiç çıkmayacam içinden ee kolay değil neredeyse on ay geçti aradan görüşmeyeli kucaklaşmayalı onla.
Ama bugün biraz soğuk uçazuğaçkmi sanırım ilk buluşmanın heyecanından olsa gerek oysa böyle yapmazdı, belki de kızdı bana onca zaman yoktum diye neyse tadımızı bozmayalım ben onu herzaman seviyorum. İşte bu, güneş batıyor yine kırmızıya boyandı uçazuğaçkmi, ve ben üzerimde kırmızı güneşin batışı onun kollarında bir güne veda ediyoruz. Bende sabırsızlanıyorum çünkü akşama ziyafet var, ben yeni geldim diye gurbetten bana öyle ziyafet hazırlamışki uçazuğaçkmi, hiç bu kadar taze görmemiştim istavritleri. Bu akşam uçazuğaçkmi'yle dertleşme sohbet etme zamanı, neler oldu neler bitti memlekette, kimlere kızdı o yine, kimleri bastı bağrına. Gece ilerliyor, sanırım biraz onu dolduranlara kızmış ve vermiş ağızlarının paylarını öyle vurmuş ki karaya korkutmuş gözlerini, ve onu kirletenlere ne yazık ki elinden birşey gelmiyor onlara o yüzden bizlerden yardım istedi. Ve herzamanki gibi yine balıkçıları basmış bağrına, çok seviyor onları çünkü süslüyorlar onu, çünkü kardeşleri babaları uçazuğaçkmi onların. Sabah oluyor ee uyuyalım artık zaten uçazuğaçkmi de yorgun duruldu biraz ama yok öyle ben yatarken dalga sesini vermeli hafiften ki ninni olsun bana zaten bana yok demez, ninni gibi geldi bana o sesler. Bugün günlerden Salı, normalde hep uçazuğaçkmi ile buluşmamız sabah güneş doğarken olur ama bugün ilk gün olsun. Çoktan kalkmış o çoktan açmış kollarını herkese, o kadar mutlu ki herkes onun kollarında gerçi biraz kıskandım ama neyse herkes uçazuğa'sı o. Bugün sohbet edemiyecez anlaşılan kalabalık buralar neyse gece nasıl olsa bizim.
Bu gece anlatma sırası bende, çok güzel dinleyicidir uçazuğaçkmi, sabah kadar anlat herzaman karşılık verir sana, aşklarımı anlattım ona, nasılda parasız kaldığımı bi aralar, sonra gurbeti anlattım, onu nasıl özlediğimi anlattım ona ki onun da beklediği oydu zaten bunu duymak çok hoşuna gidiyordu onun, ben anlattım o dinledi ben anlattım o dinledi..
Bugün günlerden çarşamba, o da ne bugün çok durgun uçazuğaçkmi, hiç dalgalanmıyor, hiçte esmiyor bana doğru. Bizim oralarda meşhurdur fırtına öncesi sessizlik, sanırım öyle birşey. Havada çok kapalı sanırım bozucak. Hemen atıldım kollarına sonra yağmur yağdığında kimse tutamıyor onu aynen anlattıkları gibi asi ve çılgın oluyor o zaman beni bile tanımıyor. Gece saat 22:00 ve artık benim çadırıma kadar geliyor uçazuğaçkmi, yetmiyor ona dar geliyor durduğu yer, sanki biyerlere ulaşmaya çalışıyor, sanki gitmek istiyor, çıkmak istiyor yerinden. Ben ise herzaman ki gibi onun sesinle uykudayım çünkü farketmiyor her sesi güzel onun dünyada eşi benzeri yok.
Günlerden Perşembe, son günüm uçazuğaçkmi ile, onunda kafası karışık olsa gerek ki bi dalgalı bi esintili bi durgun, gerçi neden şaşırdım ki herzamanki hali, bende çok benziyorum ona tüm karadeniz insanı gibi, bazen esintili bazen çılgın bazen de durgun, ama en önemlisi onun gibi sonsuz hürriyetine düşkün, haksıza kızan hakkını arayan, ihtiyacını olanı doyuran kimseyi aç bırakmayan ve sevecen sıcakkanlı herkesi kapaısı açık olan..
Bu gece her veda da yaptığım gibi karşılıklı içecem uçazuğaçkmi ile, kadeh kaldıracam ona şarkı söyleyecez onunla, müzik ondan sözler benden efkar ise dağlardan arkamızdaki dağlardan. Ateşimi yaktım, rakı mı aldım, istavritlerde pişiyor bana güle güle hediyesi onun daha bugün verdi, uzattım oltamı oda hayır demedi verdi hediyesini, Rakı, balık birde uçazuğaçkmi daha ne olsun, acaba para ile satın alınabilir mi bu o yüzden dünyanın en şanslı insanı ben olsam gerek. Kadehimi sana kaldırıyorum uçazuğaçkmi senin şerefine, yine sessizlik sadece onun sesi, o zaman kayhan durmaz ki, " denizde kararti var bu gelen kayikmi dur, ben ozledum yarumi ağlasam ayipmi dur " heralde önünde ağlamaktan tek çekinmeyeceğim uçazuğaçkmi'dir. Bu geceyide bitirdik içtik, şarkılar söyledik, dertleştik..
Sabahın erken saatleri birazdan ayrılık var, cidden de zor iş be ayrılmak ama ne yaparsın hepimizin derdi değil mi ayrılık, memleketinden, ailesinden, dağlarından, tulumundan en önemliside uçazuğaçkmi'den. Ve yine yağmur yağıyor sanırım ağlıyor uçazuğaçkmi, gidenin ardından ağlıyor tıpkı Kazım'ın ardından ağladığı gibi, tıpkı çernobilden sonra bugünkü halimizi düşünüpte ağladığı gibi tıpkı biz gibi karadeniz insanı gibi, ne kadarda çılgın ve asi olsa yüreği bambaşka.
Eyvallah uçazuğaçkmi guri kaite..
|