Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Cevapla:YILMAZ ODABAŞI Tek veya birçok kelimeyle (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cevapla:YILMAZ ODABAŞI Tek veya birçok kelimeyle
#4415
bybere (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
YILMAZ ODABAŞI Tek veya birçok kelimeyle 30/04/2006 02:14 Karma: 6  
kapattım ucu kıvrılı yerinden bir defteri
bir defter adınla hükümlü şimdi

Diye başlayan şiirlerle tanıdım onu. Sevgili Yılmaz ağbim onu tanıdıktan sonra belkide hayata bakış açımı biraz olsun değiştirdi. Çünkü o kelimeleri çok iyi kullanıyordu ve bende buna hayrandım. 1961'de Diyarbakır'da başlayan hayatı ta ki günümüze kadar bir çok kitabına konu olacak serüvenlerle doldu taştı. Daha ortaokul öğrencisiyken okulun kalorifer kazanını patlatmakla başlayan gözaltı serüvenleri yıllar yılı hep gerçekleşti durdu.

(önce dünyayı keşfettik,sonra mahalleleri;dünyayı keşfetmek
için yola çıktık,ama unuttuk bir sokağın ucundaki soluk per-
deli evlerimizi,bahçelerimi,öpüşlerimizi ve d(erken) kurtaramadık
da birbirimizi...)

Belkide hayata atılma serüveni hiç sevmediği babasının onu bir tekmeyle kapı dışarı atmasıyla oldu. Çünkü o evde eşitlik vardı ve babası annesine ayaklarını yıkatamazdı ne vardı ki bunda sadece eşitlikten yanaydı ama bu ilk eşitlik kavgasında annesi bile yanında olmamıştı..
Onun tek dostu daktilosuydu ve tabi ki şiirleri, onlarla nasıl dost olduğunu ve kader birliği yaptığını bir çok kitabını okuduğunuzda anlıyacaksınız vede aynen benim gibi çok kıskanacaksınız. Az gömmedi şiirlerini bahçeye, az yakmadı ne emekler vererek yazdığı şiirlerini ve az aç kalmadı daktilosu için. Ama o hep konuştu hiç susturamadılar..

/konuşuyorum işte artanını al
susuyorsun
susuyorsun artanını ver artık!/

Çok sevdi çook, ne hikayeler yazdı sevdiği kadınlara sonra çok da şahit oldu sevgilere ne dağlar ayırdı ne ağalar ayırdı sevenleri hep onları yazdı. Asef ile Asiya'nın hikayesini okuduğumda nasılda hüzünlendim sonra Kül Aşklar sonra Altın Koza Film Festivali ödülünü almış Şafak Keya'da Çıplaktı nasıl da etkiledi beni. Bir çok ödül geldi sonra hem jürilerden hem okuyucularından..

seni bir çığlık gibi sevdim
uzanıp sesimin avlularına sen de her sabah
sabah...sevince bir sevgiyle gideriz
sonra durur vitrinlerden çiçekleri seyrederiz
puştluklar bizi seyreder
biz çiçekleri

Sevgili Yılmaz ağbi bir şiirler girdin hayatıma şimdi ise usumda yüzlerce şiirin var, şiddetle tavsiye ederim arkadaşlar benim 1996'da başlayan tanışıklığıma yanarken sizde geç kaldığınız için çok yanacaksınız. Aşk Bize Küstü, Kuşlar Uzaktı Sonra, Konuşsam Sessizlik Gitsem Ayrılık, Eylül Defterleri, Hayat Bilgisi Notları ve daha bir çok kitabı hepsini tavsiye ederim gittim korsancılara inat bandrollü kitaplarını aldım hemde yemeğimden kısırak. Belki hala daha hatırlamıyanlarınız vardır, bilirsiniz Onur Akın'ı, Adı Nevin, Ey Hayat, Bana Bir Gül Ver, Sonra Edip Akbayram sonra Kızılırmak'ın Abdülselam'ını duymuşsunuzdur hep Yılmaz Ağbi'nin eserleri..
Dediğim gibi şiddetle tavsiye ederim...

yaşam bir ıstaka
gelir vurur ömrünün coşkusuna
hani tutulur dilin
konuşamazsın!

tırmandıkça yücelir dağlar
sen mağlupsun sen ıssız
ve kalbinde kuşların gömütlüğü
tutunamazsın…

eloğlu sevdalardan dem tutar
aşk büyütür yıldızlardan
yasak senin düşlerin
dokunamazsın...

birini sevmişsindir geçen yıllarda
açık bir yara gibidir hâlâ
hâlâ ne çok özlersin onu
ağlayamazsın...

yolunda köprüler çürür
sesin, sessizlik sanki bir uğultuda
savurur hayat kül eyler seni
doğrulamazsın!

yapayalnız bir ünlemsin
dünyayı ıslatan şu yağmurlarda
herşey çeker ve iter
anlatamazsın...

(ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında yokum ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın…
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4666
bybere (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:YILMAZ ODABAŞI Tek veya birçok kelimeyle 11/05/2006 18:22 Karma: 6  
götürür
uykulu atları onları
çarmıhlar çıkmazına"
-Lorca-

(artıktık artık):

uğultuların artığıyız be çocuk
spermlerin, rahim kanlarının, eski dolunayların
kesilip yakılmış yapanıl ağaçların, susan dağların
aldatılmış avuntuların, kirli lavaboların, anlaşılır günahların
ezberlerin, "ilk"lerin, dinmeyen şehvetlerin
ve kimsesiz özlemlerin, tanıdık kederlerin, zalim yenilgilerin
apansız sevinçlerin, gündelik zaferlerin;

-zaferler tiner gibi uçucu, yenilgiler kalıcıdır...-
*
bayat yenilgilerle
tükürülmüş hayatların gündüzlerinde
ve miyop gözlerinde, yorgun gölgelerinde
artık
artıkların da artığıyız biz
geceleri bir yıldız ansızın kayarken gökte
düşün ki milatların tortusuyuz biz...
*
daha yorulur günler, güller anısı, dikeni kalplerimizde
hasretim tabutunu da taşır
kaç bahar vurulur hırslı, telaşlı günlerimizde?

bakabilsek utanacak, duyabilsek ağlayacaktık
ne upuzun yaşayacak cesaretimiz
ne an'lara, günlere iz bırakacak sabrımız kaldı
herkes geldi ve gitti
vicdanlarımızda yalan yanlış nice iz kaldı...
*
çok inançlar: kutsayıp tapınışlar
yok! yok inançlar: tükenerek, savrularak kalışlar!
çok aşklar : yok aşklar...
*
yüzde yüz/süzlük yeni bir yüz
artık
tükürülmüş
hayatların
gündüzlerinde
böyle
savrulacaktık!

karaya
vurmuş
yaralı
martılar
gibi
yalnız
yaşayacaktık!
*
yaşayıp
yaşamdan
çok
şey
umarak
yetişkinler ormanında kaybolacaktık!

kaybolacaktık
kaybolmakta yeni bir yol var sanarak...
*
iradesiz iştahlarımızla
vicdanlar emzirip günleri avutacaktık
sanal aşklar, nankör şehvetler arasında
ağrıyarak körleşen duyularımızla
buruşturup yılları anısız kalacaktık...

hayatlarımıza hükmeden dişliler arasında
günlerimizi ihanetle kutsayıp
özgürlüklerimizi domates gibi satacaktık

artıktık
artık
satacaktık... satacaktık!
*
saman balyaları gibi oturup yılların sofrasında
ağrılarla uyuyup çağrılarla uyanarak
zaaflarımızla kol kola dolaşacaktık
1+1+1=0
artık
yeni artıklar olacaktık
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Birol Topaloglu Konseri

Son Yorumlar

Nizamettin Alkumru Hocamizi kaybettik!
Nizamettini P’ap’uli k’ala En son 3 ay kadar önce telefon ile görüşmüştüm. Uzun bir soh...
2.Lazebura İstanbul Buluşması
2006 yılında Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde ilki gerçekleştirilen, “Lazebura İstanbul B...
ÜNLÜ DİLBİLİMCİ GOİCİHE KOJİMA'YA TÜRKİY...
bu adamı duymuştum ama tanışma şansım olmadı ve biz lazların bilmediği unuttuğu birçok ke...
Topal Osman'dan Ergenekona
bu mevzuulara ne gerek var anlayamıyorum. hemde ortada kesin delililer yokken. kurtlar vadisi senar...
M3`k`o-Karayemiş
.... Yeni betimlemeler kesfediyorum izelerimde Karayemis bakisli karayemis tadinda ! ...bu en cok...
Laz Kültüründe Değirmenler
Şiir için çok teşekkürler usta... Okan Nail NUHOĞLU

Üye Girişi

Kimler Online

8 Misafir ve 7 Üye Online

Interaktif Köşe

Generated in 0.28389 Seconds
Generated in 0.290567159653 Seconds