Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Nihat Genç`i Anlamak ... (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Nihat Genç`i Anlamak ...
#4407
admin (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 13
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Nihat Genç`i Anlamak ... 30/04/2006 02:03 Karma: 5  
Mizah dergilerinde ve televizyon kanallarında sıkça karşılaştığım bir yazar Nihat Genç. Sol ve sağ siyasi yelpazeden oldukça eleştiri almakta olmasına karşın önemli bir okuyucu ve izleyici kesimi toplaması açısından önemli bir şahsiyet. Genel olarak siyasi ve kültür alanına getirdiği kendine özgü bir bakış açısıyla da dikkatleri üzerine çektiğini düşünüyorum.


Türk siyasetinde belirleyici olarak liberaller, sosyalistler, İslamcılar, Kemalistler, Kürtler ortada durmaktadırlar. Türk aydını bu siyasi yaklaşımların içinde dağınık olarak durmaktadırlar. Ancak küreselleşme süreci Türk siyaseti ve aydınını temel olarak ikiye bölmüş gözüküyor. Avrupa birliği ve Türkiye tartışmalarında bu süreç daha da netleşmiştir. Ortaya çıkan iki cephe bu süreçte oldukça güçlü cebelleşmeye açık pozisyon almaktadırlar. Cephelerden biri; kızıl-elma cephesidir. Milliyetçi ve yerel tutumu siyasetlerinin merkezine koymaktadır. Bu cephede; Kemalistler, solun bir bölümü, milliyetçiler ve İslamcıların bir bölümü yer almaktadırlar. Diğer cephedeyse; liberaller, solun bir bölümü, Kürtler ve İslamcılar (muhafazakâr demek daha doğru sanırım) yer almaktadır.

Bu iki cephe içinde yer almadığını düşünüyorum Nihat Genç’in. Küreselleşme ve Avrupa birliği karşıtlığı aslında modernleşmeye karşı bir itirazı içerdiğini düşünüyorum. Batı medeniyeti ve doğu medeniyeti ayrımı ekseninde ileri sürdüğü tezler aslında modernleşmeyle ilgilidir. Genç, bu eleştiri biçimini kendi retoriği ekseninde yapmaktadır.

Genç, batı modernleşmesinin dini (Hıristiyanlığı ) kamusal alanın dışına taşımasıyla toplumun manevi hissiyatını yitirdiğini vurgulamaktadır. Batının göçmen topluluklara ve doğuya bakış açısının anti-demokratik sekülerizm olduğunu belirtir ve bu bakış açısının tarihsel nedeni olarak ta batının sömürgeci tarihini gösterir.

Genç, batı uygarlığı eleştirisini estetik alana kaydırmaktan da geri durmaz. Geliştirdiği eleştiriler için verdiği örnekler dikkat çekicidir. Afrodit, İsa peygamber ve Meryemana resimlerinin ortaya serdiği, ortak estetik algının batıda geliştiği vurgusudur. Buna karşın doğuda bu algı çok daha bireysel olduğunu öne sürmektedir. Batının birey temelinde geliştirdiği felsefe aslında Anadolu topraklarında çok daha önce var olduğunu iddiasını destekleyen örnekler vermektedir. Bu bağlamda Bektaşiliğin Mevleviliğe getirdiği eleştiri ve buna karşı birlikte binlerce bir arada yaşamalarını örnek olarak göstermektedir. Bektaşi ozanlarının şiirlerini de nedenli bireysel olduklarını söylemektedir.

Buraya kadar Nihat Genç’in batıya dönük tezlerini kabaca anlatmaya çalıştım. Burada çıkarılan sonuç şudur; Genç ateş edeceği hedefi doğru tespit ediyor ama yanlış silah kullanıyor. Genç batı aydının düştüğü tuzağa neyazak ki kendi de düşüyor. Batı aydını modernleşme projesinin tıkanmasının nedeni olarak doğuyu görüyor. Genç buna şiddetle karşı çıkıyor haklı olarak. Batı aydını sömürgeci mantıkla doğuyu modernleştirmeye çalışması ne kadar yanlışsa modernleşmenin doğunun kendi düşünsel ve yaşamsal olanaklarıyla tamamlamasını beklemekte o kadar yanlıştır. Modernleşme tıkanmışsa bunun nedeni batının kendisidir. Ve bu eleştirinin öne çıkarıldığı yerde yine batıdır. Modernleşme kendi içinde eleştirileri de barındırmış ancak bugün modernleşmenin bayraktarlığı batıda hâkim sınıfların sözcüsünü yapan aydınların elindedir. Modernleşme batının burjuva ideolojisi olarak sunuluyor. Doğudan bu sürece itahat beklenmektedir. Oysa süreç hep tersi işliyor ve batının her yaklaşımana karşı doğu kendi tavrını geliştirmektedir.

Batı kendi eleştirisini kendi içinde yapmakta ve bizim bu eleştiriyi görmemiz gerekir. Batının modernleşmesi sürecinde muhalif düşünce akımlarını ve sınıf mücadelelerini anmak anımsamak gerekir. Modernleşme sürecinin tıkanıklığı aşılması ancak batıda ve doğuda emekçi sınıfların insiyatifinde gerçekleşecektir.Genç batının kendi içindeki çatışma ve ayrışmayı ıskalamaktadır. Dolaysıyla Genç batı aydının düştüğü pozisyona istemese de düşmektedir. Hatta doğu hayranlığı ve Trabzonlu olmak gibi mikro milliyetçi refleksler geliştirmek zorunda kalıyor. Modernleşme ve batı eleştirisi eğer medeniyetler ekseninde yapılırsa bu savrulma kaçınılmazdır. Modernleşme eleştiri Sınıflar ekseninde yapılması gerçek bir tarih felsefesine ve modernleşme sürecin yeryüzünde aşılmasını da getirecektir. Kimse modernşelmeden memnun değil ve herkes bu süreci aşmak istiyor doğal olarak da genç bu sürecin aşılması yönünde söz alıyor. Batı ne kadar kirliyse (İki Dünya savaşı ve soykırımları biran için anımsarsak) doğu da o kadar kirlidir. Roxa Lüksenburg, Alman askerlerinin dipciği altında başının ezilişi sanırım kıyasıya modernzim eleştiricisi olmasının hüzünlü sonu olmuştu.

Batı medeniyeti aydınlanma felsefesinin temel dayanaklarından İbni Rüştü’yü görmüştür. Dolaysıyla batı medeniyeti ve modernleşme bölgesel veya dinsel temellere dayandırılamaz. Bütün modernleşme süreci insanlığın ortak değeridir. Batı da ortak bir estetik anlayışın geliştiği tezi tamamen uydurmadır. Modernleşme içindeki tüm estetik arayışlar batı merkezlidir. Ortak bir estetik algı gelişseydi sanat akımlarından bugün söz edemezdik. Doğunun ilahi estetik anlayışından başka bir estetik anlayışı var mı? Bırakın Bektaşilik bile Anadolu topraklarında yaşayan Helen düşünürlerinden etkilenmediğini kim yadsıyabilir. Birlikte yaşama kültürüyle övünenler orta doğuda binlerce yıl önce dinlerin bir arada yaşamalarını örnek olarak gösteriyorlar ve Müslümanlığın sağladığını iddia ediyorlar. Hiç mi diğer dinlerin rolü yok. Osmanlı’nın yaptığı ayrımcılık, kurumsallaşmış ırkçılık değildi ama bir ayrımcılık değil de ne idi? Ya yarı yamalak batı örneğini alıp ulus-devlet kurulması süreci kurumsallaşmış ırkçılık değil de nedir? Çok yakın bir zaman da Ruhban okulu üzerine koparılan yaygaraya ne demeli.


Velhasıl Nihat Genç Kızıl-elma koalisyoncusu olarak değerlendirmiyorum. Bu nedenle de modernleşme eleştirisini zaman zaman pedagojik temele kaymasının nedeni de siyaseten net olmamasına bağlıyorum. Benim Nihat Genç’ten istediğim empati kurmaya daha da önem göstermesini dilemektir. Sanırım buna batı aydının da ihtiyacı var.

Yazi aktarim: Zate Zatturi(Mehmet Akay)
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Birol Topaloglu Konseri

Son Yorumlar

2.Lazebura İstanbul Buluşması
Lazebura on yıldır taşıdığı misyonu sürdürmelidir görüşünü hep taşırım. Bu bağlamd...
Nizamettin Alkumru Hocamizi kaybettik!
Nizamettini P’ap’uli k’ala En son 3 ay kadar önce telefon ile görüşmüştüm. Uzun bir soh...
2.Lazebura İstanbul Buluşması
2006 yılında Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde ilki gerçekleştirilen, “Lazebura İstanbul B...
ÜNLÜ DİLBİLİMCİ GOİCİHE KOJİMA'YA TÜRKİY...
bu adamı duymuştum ama tanışma şansım olmadı ve biz lazların bilmediği unuttuğu birçok ke...
Topal Osman'dan Ergenekona
bu mevzuulara ne gerek var anlayamıyorum. hemde ortada kesin delililer yokken. kurtlar vadisi senar...
M3`k`o-Karayemiş
.... Yeni betimlemeler kesfediyorum izelerimde Karayemis bakisli karayemis tadinda ! ...bu en cok...

Üye Girişi

Kimler Online

8 Misafir ve 1 Üye Online

Interaktif Köşe

Generated in 0.30660 Seconds
Generated in 0.309024095535 Seconds