Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cevapla:Yol Almaliyiz...
#4417
admin (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 13
graphgraph
Şu An Sitede Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Yol Almaliyiz... 30/04/2006 02:18 Karma: 6  
Gündemde olan önerilerle kaynaştırılıp Lazların en azından yakın dönemde neler yapmaları gerektiği konusunda strateji belirlenmelidir.

Lazların bir yakın bir uzun vadeli stratejileri olmalıdır. Yakın dönemde Laz Dili ve kültürünü korumak, geliştirmek için asgari yapılanmaları yaratmak; uzun vadede ise etnik kültürler ve özellikle megrel kardeşlerimizle ilişkiler oluşturmak, kültür dünyasinda lazcayi ve laz kültürünü en üst düzeye yükseltmek gelecek kuşaklara bu sorumlulugu ve bilinci aktarabilmek olmalidir...


Laz kültürünün araştırılması, var olan değerlerinin korunup geliştirilmesi acil-kaçinilmaz görevlerimizdir. Bu görev, kisisel sorumluluk ve kimlik bilinciyle birlikte algilanmalidir. Bunu bir enstitüde yapmak ( Laz Dili ve Kültürü Enstitüsü) bize bir çok avantaj sağlayacaktır. Geniş bir kütüphane, akademik eğitim veren bir okul, kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü bir mekan olacaktır burası. Burada kendi kadrolarımızı yetiştirebiliriz. Kisisel bazda zapilan bölük pörçük çalışmalar bir çatı altında toplanabilir.

Bugün Lazlarla ilgili araştırma yapan onlarca insan var... ( Bana çok yetersiz) Ancak bu çalışmalar birbirinden kopuk yapiliyor.Herkes bir şekilde kendi çalismasini kabul ettirme derdinde gibi. Bundan dolayı araştırmalar ağır yürüyor. Birbirinden kopuk çalışmalar verimsizliği de beraberinde getiriyor

Hangi alanda çalışırsa çalışsın, herkes dikey birikime ihtiyaç duymaktadır. Yani bir halkı tanımlayabilmek için gereken bütün bilgi sistemlerine ihtiyaç duymaktadır; tarih, mimarî, dilbilim, müzik, edebiyat, sosyoloji, teoloji, kültürel antropoloji, arkeoloji vb....

Anlaşılacağı üzere bu denli geniş bilgi donanımını bir kişinin üzerinde toplaması imkânsız. Bir halkı geçmişi, bugünü, geleceği ile incelemek, tanımlamak kişisel çabayı aşan karmasik bir faaliyeti gerektirir. Lazlar, aydınlama çalışması için en uygun araçları yaratmak gibi bir görevle karşı karşıyadırlar. Bu araçlar, okul, gazete, dergi, tv, radyo, sinema vb. Bütün bunlar bir enstitü çatısı altında toplanabilir. Su an bu görevlerin bir cogunu Laz Siteleri ( Lazebura.net ve Lazuri.com) üstleniyor, bu agir bir yük Enstitünün temellerini atmak acil görevdir. Bir çatı altın yürütülecek çalışmalar bilgi akışını kolaylaştıracağı için verimli olacaktır. İçinde, yukarıda bahsettigmiz bilimlere vakıf insanların bulunduğu bir araştırma kurumu, azami dayanışma sağlayacaktır. Mesela, mimari alanda araştırma yapan bir arkadaş mimarlıkla ilgili terimler konusunda dilbilimci arkadaşın bilgisine başvurma şansı olacak; dilbilim alanında araştırma yapan bir arkadaş da bütün alanlardaki kişilerden yararlanabilecektir.Aynis ey tabiki Laz Dili icinde gecerli..

Laz kaynakçası Ansiklopedisi oluşturulmalıdır. Enstitüde, Lazları ilgilendiren her konuda kitabın, belgenin toplanması sağlanmalıdır.Bu konuda yakin zamanda başlanan-planlanan Online Lazca dergi projesi buna iyi bir örnek teskil edebilir.

Bir çeviri kurulu oluşturulmalıdır. Lazlarla ilgili Ermenice, İngilize, Helence, Rusça, Farsça, Arapça, Türkçe, Gürcüce, Almanca, Fransızca vb. belgeler bulunup çıkarılmalı ve çeviri kurulunca çevrilmelidir.Bu is icin Dil bilen arkadaslardan yararlanilabilir.Bu konuda istekli zaman ayiracak arkadaslarin olduguna eminim.

Bütün bunlar çok yönlü bilgi birikimini zorunlu kılmaktadır. Bütün bunların bir kişi tarafından yapılaması imkansız. El ele vermemiz gerekiyor. Söz yerine üretmenin gerekliligine inanmamiz bu yolda caba harcamamiz gerekiyor.

Bütün bunlari bünyesinde taşiyacak bir Platform dahada geniş ismi ile Kültürevi-Enstitü gerekli..

Bizim iş için (Bilimsel kültürel çalışma) en uygun kurum enstitüdür. Binlerce kitabı, onlarca bilim-kültür adamının bulunduğu bir kurumda neler yapılmaz. Bu kurumu oluşturmak için başta Avrupa olmak üzere girişimlerde bulunmak gerek diye düşünüyorum. Dünyada Lazlarla ilgili yazılmış, çizilmiş kitap, dergi; çekilmiş film, doldurlmuş kaset bu kültürevinde bulunabilmelidir. Özellikle Gürcistan'da bulunan Megrel-Lazlarla ilgli bütün gerek yazili gerekse sesli-görüntülü eserlerin kopyaları, bir biçimde bu kuruma kazandırılmalıdır. Enstitüde ( içinde kültür merkezini ve ilerde bir müzeyi ( neden olmasin) de barındırmalı) bilimsel çalışmalar, kültürel faaliyetler yapılabilecektir.

Enstitünün kurulması, finasmanı vb ile ilgili konularda, çeşitli yardım kurumlarından katkılar sağlanabilir. Bunun nasil yapılacağına ilişkin önerisi olan arkadaşlar varsa lütfen bize bilgi sunsunlar, tartisalim, konusalim.
Bir Enstitü kurma - gerçekleştirilme şansı nedir, getirileri ***ürüleri neler olabilir?

Bu konuda sizlerin görüşlerini bekliyorum.


Kaite do Surite!
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4420
otanusi (Ziyaretçi)
Gönderiler: 22
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevapla:Yol Almaliyiz... 30/04/2006 02:21 Karma: 9  
Sahiplenmek gerek...

Küçük yerleşim yerlerinde kendine, kültürüne, inançlarına sahip çıkmak daha kolaydır. Zamanı, kültürü, inaçları, örf ve adetleri bire bir yaşama şansı daha yüksek olduğu için sahip çıkma kavramı daha fazla olmalıdır.

İstanbul büyük bir metropol. İnsanı tanımak, güvenmek çok zor. Çok çeşit insanla karşılaşıyorsun yüzünde binbir renk maskelerle. Sokağa çıkmanın en az otuz milyona mal olduğu İstanbul'da maddi sıkıntı, hayat şartları, zamansızlık insanların bir araya gelememesinin en büyük etkenleri. İstanbul'un hayat şartları insanımızı çok kurnaz olmaya itiyor, kazanç sağlayabilmek için bir çok şey hiçe sayılabiliyor. Eğer bir çıkarı yoksa elini uzatmıyor. Haklı olduğu konular da yok değil, elini uzatsa kolunu kaptırabiliyor.

İnsan olarak iki sorunumuz var.

1- Sahip çıkma eksikliği
2- Çıkar peşinde olma sevdası.

Her ikisi de herhangi bir kültürü, bırakın kültürü küçücük bir "amacı" bile yaşatmaya düşman. Sahip çıkmayı öğrenmek, istemek ve bilmek gerekiyor. Lazca okuma gününe katılmak yerine arkasından "fiyasko olmuş ha!, hiç katılım olmamış" dendi. Keşke diyen arkadaşlarda katılsaydı da daha güçlü olsaydı. Acil "sahip olduklarımızın" farkına varıp "sahiplenmemiz" gerek, çıkar gözetmeksizin. Amaçlarımıza çıkar ve kişisel porblemler girmemeli. Ölmekte olan bir İstanbul'da bunu başarmak çok zor. Bunun için birlik beraberlik gerekiyor.

Genellemeden çıkarsak lazlarda şöyle birlik beraberlik kavramı var. Bir kişi yıllar önce İstanbul'a gelip çalışıp didinip bir şirket kuruyor, büyütüyor. Şirketine aile ve akraba yada köyünden çalışmaya gelen tanıdıklarını alıyor. İstanbul'da birbirlerini buluyorlar, varsa sürekli derneklerin eğlencelerine gidiyorlar. Ama bu tür bir birlik-beraberlik kültüre bir katkı sağlamıyor ne yazık ki. Lazca okuma günü gibi bir toplantıya kimse katılmıyor yada site adına yapılan bir etkinliğe, ortak yapılan toplantılarda kimse olmuyor.

Hepsi de çok güzel fikirler. Çok yaşlı bir ağaç düşününün. Bunları gerçekleştirmek için bilgi sahibi insanlar var. Onların hepsi bu ağacın farklı bir kolunda ve hepsinin onlarca dalı var, her biri başka yöne bakan. Bunlar tek bir kişiyle ve belli bir zaman içinde yapılabilecek şeyler değil. Birleşebilmek için, bir şeyler kazandırabilmek için gönüllü insanların bir daldan öbürüne atlayıp birbirlerine bilgileri ulaştırabilmesi lazım. İstenince, sahip çıkmayı bilince, çıkar gözetmeyince ve inanınca olmayacak hiç bir şey yok. Bu kocaman denizde su boyumuzu aşmaya başlasa da el ele verebilirsek kimse boğulmadan katkı sağlamış olabiliriz.

Lazca bilmediğim için katkım ona göre de kısıtlı oluyor ama böyle çalışmalar da bilinçli çok insana ihtiyaç var. Lazca bilmek ya da bilmemek çok önemli değil çünkü herkese bir görev düşecektir bu tür çalışmalarda. Elimden geldiğince, maddi-manevi gücüm yettikçe, önüme aşılamayacak engeller çıkmadığı sürece bana verilecek her türlü görevi yapmaya hazırım. En azından sahiplenmek gerektiğinin bilincindeyim. Ve herkesin imkanları doğrultusunda mutlaka bir katkıları olacağına inanıyorum, istedikçe....
__________________
mskva ndğalepe purkepe do çerepe tkvanişkala ortas
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

10.11.2008 I 20:48 | Lazebura©

article thumbnail Karadeniz ve Laz müziği üzerine yaptığı çalışmaları ile tanınan Birol Topaloğlu, birikimini siz dinleyicileri ile paylaşmaya hazırlanıyor.Yaşam Radyo (89.4) Topaloğlu,...
Makelenin Devamı...

08.11.2008 I 22:51 | Lazebura©

article thumbnailDoğu Karadeniz'den türküler 16 Kasım'da Boğaziçi Üniversitesi'nde söylenecek. Çok dilli çok kültürlü türkülerin yer alacağı...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazonada Kadınlar (1)
Bu çok güzel bir söz. Ellerin beynin dert görmesin Kamil abi...
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
canım benim...çok üzüldüm...Allah rahmet etsin..mekanı cennet olsun...
Lazonada Kadınlar (1)
xolo kodolobidoren. tebrikler
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce tanışma fırsatı bulduğum ve hastalığı süresince de...

Google Reklamları

Güncel Ropörtajlar

25.05.2008 I 12:18 | Nejla Aytemiz

Bir haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler,...
Devamı...

24.03.2008 I 12:35 |

Onlar kendilerini ; "Karadeniz'in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler" olarak tanımlıyor Laz müziği adına gelmiş geçmiş en...
Devamı...

14.09.2007 I 22:17 |

Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık...
Devamı...

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

11 Misafir ve 3 Üye Online
Generated in 0.32477 Seconds
Generated in 0.327475070953 Seconds