Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
kazim koyuncu (1 inceleyen)
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: kazim koyuncu
#5338
dina kaki (Kullanıcı)
Gönderiler: 0
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
kazim koyuncu 09/06/2006 13:32 Karma: 0  
Turkiye'deki azinliklardan biri olan Lazlarin sanat ve kulturu, yillardir Karadeniz siveli muziklerle yipratiliyor. Medya hala Karadeniz sivesini Laz dili olarak yansitiyor. Kurtler gibi bir kac kisiyle kendi sanatlarini ve kulturlerini yasatmak ve layik oldugu yere getirmek icin mucadele eden sayili Laz sanatci var. Birol Topaloglu ve Fuat Saka bunlardan taninmis olanlari. Yillardir yaptigi Laz muzigu ile Laz dilini ve muziginin renklerini Turkiye ve dunya halklarina sunan bir sanatci daha var; Kazim Koyuncu. Artvin, Hopa dogumlu olan Koyuncu 25 yasinda, yaptigi sanatin buyuklugunun ve oneminin farkinda.

-Muzige nasil basladiniz?

Muzige cocukken, ortaokul birinci sinifta, Mandolin calarak basladim. Sonra biraz gitara merak sardim. Istanbul'da universiteye geldikten sonra muzikle yogun olarak ugrasmaya basladim. Profesyonel olarak 1992 yilindan bu yana muzikle ugrasiyorum. Ilk muzik grubunu 92'de kurduk. "Dinmeyen" isminde Turkce muzik yapan politik bir gruptu bu. ( 96'da "Sisler Bulvari" adli bir album yaptiktan sonra grubumuz dagildi.) Dinmeyen'i kurduktan hemen sonra 93 yilinda "Zugasi Berepe (Denizin Cocuklari)" isimli yeni bir grup kurduk. Yani hem "Dinmeyen" devam ederken hem de bu grup devam etti. "Zugasi Berepe" ile 95'de "Va Miskunan" (Bilmiyoruz), 98'de "Igsaz" (Gidiyor) isimli albumleri yaptik. Sonra 98'in sonunda "Zugasi Berepe" de dagildi. Ben o tarihten itibaren tek basima muzik yapmaya devam ettim. "Salkim Sogut" isimli bir proje vardi. Su ana kadar 4 tane cikti. "Salkim Sogut" projelerinin ikincisinde, 3 sarkiyla yer aldim. Ondan sonra 2001 yilinda ilk solo albumum "Viya"yi cikardim.

-Sizde farkli ayrismalar da var. Lazlari anlatabilir misiniz?

Karadeniz halklari Lazlar olarak adlandiriliyor, Bu yanlis. Lazlar, sadece yerel yerlesik olarak Hoppa tarafinda, yani Gurcistan siniri ile Rize'nin Pazar ilcesi arasinda yaklasik 60 km sahil seridinde yerlesik olarak yasarlar. Lazlar'in esas yasadigi yer orasidir. Bunun disinda Sapanca'da, Istanbul-Yalova'da Laz yerlesim yerleri var. Bu da Son 70-80 yilda meydana gelen gocler sonucu olustu. Lazlar Guney Kafkasya halklarindandir. Turkiye'de 1,5 milyon civarinda Laz yasadigi dusunuluyor. Yerlesik olan bolgede 300 bine yakin insan var. O insanlarin cok buyuk bir bolumu Lazca konusuyor. Bir de Gurcistan'da yasayan Lazlar var. Onlar da ikiye ayriliyor. Biri, Turkiye'deki Lazlar gibi Musluman, digeri hala Ortadoks olan Lazlar. Gurcistan'dakilerin adi, "Megreller" olarak geciyor. Dilde Turkce'yle Azerice arasindaki kadar ayrim var. Ama anlasiliyor. Sonuc itibariyle Turkiye'nin ve dunyanin bircok yerine goc edilmis.

-Turkiye'de son yapilan Anayasa degisikligi, Laz kulturu ve dili konusunda neleri iceriyor?

Olumlu bir etkisi var suphesiz. Lazlarin kendilerine uyguladiklari oto-kontrol veya bilincaltina attiklari korku, belki bir miktarda da olsa kirilabilir. Cunku daha mesru ve yasal bir zemin olacak o insanlar icin. Fakat Lazlar bu Anayasal sureci olumlu bir sekilde degerlendirebilecek bir orgutlenmeye sahip olmadiklarindan dolayi kisa vadede Lazlik ile ilgili cok olumlu ve onemli gelismelerin olacagini dusunmuyorum. Bu Lazlarin kendi ic dinamikleri ile ilgli bir sorun. Lazlar cok ilginc kisiliklere sahip bir topluluk. Tarihin hicbir doneminde yuzde yuz bagimli olmamislardir. Kendi bireysel ozgurlugune cok duskundur. Toplumsal bir davranistan ziyade kendi bireysel davranisini one cikarma, onun karekteridir. Bu noktada Lazlarin asimilasyon sureci ile ilgli tarihte yasadigi en onemli baski, Lazistan'in 1500'lu yillarda Osmanli tarafindan isgal edilmesiyle baslamistir. O isgal din degisikligine sebeb olmustur. Ortadoks olan Lazlar, 1500'lu yillarda din degisikligi ile birlikte esas asimilasyon surecine basladi. Lazlarin 500 yillik bir muslumanligi vardir. Fakat din ve kultur konusunda Lazlar, 12 Eylul'den hemen sonra cok daha hizli bir sekilde dilini ve kulturunu unutma surecine girmistir. Bu da 12 Eylul'den sonra ozellikle televizyonun ve sistemin butun koylere, evlere, insanlarin akillarina ve okullara girmesiyle baslamistir. Lazlar tarihinin en buyuk iki asimilasyon surecini, bir muslumanlasmaya baslayarak ikincisi de 12 Eylul'den sonra yasanan toplumsal surecte gecirmistir.

-Laz muziginin gelismesinden bahsedersek, cok az insan olmasina ragmen belirli bir kademeye gelindi mi sizce?

Laz muzigi ile ugrasan cok az insan var. Bunlarin basinda Birol Topaloglu geliyor. Zugasi Berepe ve biz bir seyler yapmaya calisiyoruz. Fakat cok az insan olmamiza ragmen cok ciddi calismalar yapildigini dusunuyorum. Ama yetersiz buluyorum yine de. Biz bile bu ise baslarken Laz muzigi ne kadar dar ve kisitliymis diye dusunuyorduk. Oysa isin icine girdikten sonra bunun bir derya oldugunu, arastirilmasi ve bulunulmasi gereken seyler oldugunu tespit ettik. Yapilmasi gereken cok sey oldugunu fark ettik. Mesela Birol Topaloglu, otantik Laz muzigini en gercek haliyle yansitmaya calisiyor. Ben biraz daha katkida bulunarak, daha modernlestirerek ama dogru duzgun yapmaya calisiyorum. Benimki daha populer kulture yakin gibi gorunuyor, ama buna da ihtiyac oldugunu dusunuyorum. Zamanla baska muzisyenlerin, arastirmacilarin Laz muzigiyle ilgilenecegine ve gelisecegini dusunuyorum. Son 12 yildir Laz dili ve kulturu ile ilgili ciddi calismalar basladi. Lazlarin bu isi sahiplenmemeleri durumunda Laz kulturunun yok olma ihtimali her zaman onumuzde duracak.

-Turkiye'de yasayan halklara Laz sarkilari, bozuk bir Turkce'yle dile getirilerek yansitilmaya calisiliyor...

Turkiye'deki kotu dedigimiz, hatta arabesk dedigimiz ama arabesk dili olmayan, gundelik tuketilen muzigi besleyen en onemli unsurlardan biri Kurt muzigiydi. Turkiye'de Turk Halk Muzigi diye sunulan 'daha kaliteli' gibi gosterilen muzikleri de besleyen Kurt muzigi idi. Kurtce ezgilerin ustune, Turkce sozler yazilarak arsivler kuruldu. Son on yildir Turkiye'de kotu muzigi ve sesleri besleyen unsur da Karadeniz muzigi oldu. Bu bir tesaduf degil. Esasinda Lazlarla Kurtlerin bu konuda da benzerlikleri var. Karadeniz muzigi cok farkli bir sey. Fakat bunu yozlastirarak, bozarak halka sundugunuz zaman para etme ihtimali var. Sonucta Kurtler kendi muziklerine sahip cikmaya basladiklari andan itibaren ozellikle MKM'de uretilen sanat yaklasimalari ciddi bir guc olmaya basladi. Lazlar ile ilgili gelisim ise tamamen bizlere bagli.

-Yaptiginiz muzigi Laz kulturunun neresinde goruyorsunuz?

Laz kulturunun ve muziginin benim yaptigim muzikte ciddi bir yeri var. Fakat Laz kulturu ve muzigi cok bakir bir alan. Ben biraz daha teknik olarak yaptigim modern katkilarla biraz da kendi kisiligimle Laz muzigine ve kulturune baska bir acidan bir seyler katabilecegini dusunuyorum. Benim gorevim Laz muzigini sadece tasimak degil, Laz kulturune benim bir seyler tasimam onemli. Hakikaten Lazlarin muzikal ve kulturel degerleri benim muzigimde var. Laz muzigine yeni kattigim cok seyin oldugunu da dusunuyorum.

-Muzik genelde halkin yasadigi acilari, sevincleri yansitiyor. Politik muzik deyince ne anliyorsunuz?

Politik muzik diye bir seye inanmiyorum. Bir melodi, bir nota nasil politik olabilir? Ben politik bir insanam soyledigim sarkilar belki o zaman politik olur. Ama politik bir insan degilsem soyledigim sarkinin siyaseti de olamaz. Biz Turkiye'de bircok insanda maalesef bircok muzikal faaliyette boyle bir sureci yasadigimizi dusunuyorum. Eger devrimciler bir seyler yapiyorsa onun en iyisini yapmak zorundadir. Bir devrimci insan muzik yapiyorsa, o muzigin tartisilacak hicbir seyi olmamalidir. Ben bu konuda Turkiye'de ciddi bir eksiklik oldugunu, emekten yoksunluk, algi sorunu oldugunu dusunuyorum. Devrimcilerin yapmaya calistigi muzik ve genel sanat faaliyetleri icin, bu konunun direk Turkiye'deki politik ortama da paralel gittigini, genel olarak Turkiye'de politikanin basarisizliginin politik insanlarin yaptigi muzikteki basarisizlikla da paralel gittigine inaniyorum.

-Muzik yaparken kendi dinleyicilerinize hangi mesaji, iletiyi sunuyorsunuz?

Benim muzik ile kurdugum iliski yalansizlik ustune, sahicilik ve mutluluk ustunedir. Ozellikle sahnede yasadigim sey, ilk once benim ve benimle birlikte calan insanlarin mutlulugudur. Cunku ben ve calan arkadaslarim mutlu oldugumuz taktirde, beni dinleyen insanlara cok daha fazla sey verebildigimi dusunuyorum. Benim sarkimin sozlerini bir cok insan anlamiyor. Mesela '93 yilinda Istanbul'da DEP'in bir gecesi vardi. Bize orada gosterilen tepki cok ilgincti. Biz uzun saclarimizla, kupelerimizle, yirtik pantolanlarimizla, postallarimizla ve sert muzigimizle bir de ustelik hic anlamadiklari bir dilde onlarin karsisina cikmistik. Orada "Denizin cocuklarindan, daglarin cocuklarina selam getirdik" dedigimizde yer yerinden oynadi. Bize cok sahiplendiler. Ne dili anladilar, ne yaptigimiz muzigin tarzini anladilar. Orada bir butunluk yasadik. Hani dedim ya; muzik politik olamaz, insanlar politik olur. Bunun en guzel ornegiydi.

-Bir sanatci nasil yasamali sizce?

Nasil sarki soyluyorsaniz, nasil beste yapiyorsaniz veya resim yapiyorsaniz oyle yasamak gerekiyor. Ben yaptigim sarki gibi yasamak zorunda hissederim kendimi. Benim hayranlarim olur. Onlar bir sorumluluktur. Insanin ustune bir sorumluluk yukler. Siyasal dusuncelerin cok disinda insani bir surectir bu. Guzel bir sarki yaptiysam ve onu soyluyorsam hayatimi da o sarki gibi yasayabilmek zorundayim. Bir cok insan yaptigi muzikle, sanatla, yasami konusunda cok paralellik kuramiyor.

Kurtler bizi etkiliyor

Lazlarin evleri cok ayridir. Biraz cografi sebeplerden oturudur. Komsuluk cok onemli degildir. Her evin arasinda bir kac yuz metre mesafe var. Hatta evin icerisindeki kardesler arasinda da mesafe var. Bu arazinin cok degerli olmasiyla aciklanabilecek bir sebep. Dogu Karadeniz'de doganin ve yasanilan butun tarihin insanlar ustunde getirdigi bireysel olusumla ilgilidir. Lazlar toplumsal davranmayi becerememistir. Kurtler ile Lazlari ayiran noktalarin basinda da boyle bir kisilik farkliligi geliyor. Kurtler tarihin her doneminde mucadele etmek zorunda olduklari bir sureci yasadilar. Do gal olarak onlarin uzerindeki baski cok daha farkli ve daha agir oldu. Bu noktada baktigimizda tarihsel bir benzerlik soz konusu degil. Ama sesler konusunda birtakim benzerlikler var. Turkiye'de yasandigi muddetce dogal olarak birbirini etkileyecektir. Ozellikle siyasal sureclerde Kurtlerin kazanacagi her turden hak, bir sekilde diger unsurlara katkida bulunacaktir.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın

Güncel Etkinlikler

10.11.2008 I 20:48 | Lazebura©

article thumbnail Karadeniz ve Laz müziği üzerine yaptığı çalışmaları ile tanınan Birol Topaloğlu, birikimini siz dinleyicileri ile paylaşmaya hazırlanıyor.Yaşam Radyo (89.4) Topaloğlu,...
Makelenin Devamı...

08.11.2008 I 22:51 | Lazebura©

article thumbnailDoğu Karadeniz'den türküler 16 Kasım'da Boğaziçi Üniversitesi'nde söylenecek. Çok dilli çok kültürlü türkülerin yer alacağı...
Makelenin Devamı...

Son Yorumlar

Lazonada Kadınlar (1)
Bu çok güzel bir söz. Ellerin beynin dert görmesin Kamil abi...
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
canım benim...çok üzüldüm...Allah rahmet etsin..mekanı cennet olsun...
Lazonada Kadınlar (1)
xolo kodolobidoren. tebrikler
Erkan Ocaklı da kansere yenik düştü!...
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce tanışma fırsatı bulduğum ve hastalığı süresince de...

Google Reklamları

Güncel Ropörtajlar

25.05.2008 I 12:18 | Nejla Aytemiz

Bir haykırış diyerek yola çıktılar, müzik denen uzun soluklu,yorucu bir o kadarda keyifli yolculuğa. Onlar müziği haykırış olarak dile getirdiler,...
Devamı...

24.03.2008 I 12:35 |

Onlar kendilerini ; "Karadeniz'in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler" olarak tanımlıyor Laz müziği adına gelmiş geçmiş en...
Devamı...

14.09.2007 I 22:17 |

Gerçek müziğin ve duyguların kaybolduğu günümüzde yaptığı müzik ile, özgün  çalışmalarıyla kaybolan değerler ve insanlık...
Devamı...

Yeni Üyeler


hakii

didituti

sidelya

koray

Mircan OUTIM

Mircan OUTIM

Üye Girişi

Kimler Online

12 Misafir ve 4 Üye Online
Generated in 0.30606 Seconds
Generated in 0.308819770813 Seconds